Deprem sonrası mücbir sebep uygulamasının sona ermesi, narenciye sektöründeki gelir kaybı ve artan finansman maliyetlerinin bölge ekonomisini derinden etkilediğini belirten Özsoy, yeni bir vergi yapılandırması, üretime dayalı yatırımlar ve çiftçiye yönelik destek paketlerinin hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Hatay'ın Erzin ilçesinde ekonominin temel dinamiklerini oluşturan tarım sektörü, özellikle de narenciye üreticileri, son yılların en zor dönemlerinden birini geçiriyor. Bölgenin ekonomik yapısını yakından takip eden Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Oktay Vaysal Özsoy, yaptığı değerlendirmelerde yalnızca üreticinin değil, üreticiye bağlı olarak tüm ticaret hayatının ciddi bir daralma yaşadığını ifade etti.
Özsoy, Erzin ekonomisinin büyük ölçüde narenciye üretimine dayandığını belirterek, üreticinin yaşadığı gelir kaybının domino etkisi oluşturarak esnaftan sanayiciye kadar herkesi olumsuz etkilediğini söyledi.
"NARENCİYE ÜRETİCİSİ MALİYETİNİ KARŞILAYAMADI"
Son hasat sezonunun üretici açısından beklentilerin çok altında geçtiğini belirten Özsoy, ürünlerin maliyetinin altında satılması nedeniyle çiftçilerin yeni üretim sezonuna büyük bir ekonomik yükle girdiğini ifade etti.
"Erzin, Türkiye'nin kaliteli narenciye üretim merkezlerinden biri. Ancak geçtiğimiz sezonda üreticimiz emeğinin karşılığını alamadı. Ürünler maliyet fiyatlarının altında satıldı. Çiftçimiz üretmekten vazgeçmiyor ancak artık ürettiği ürünün kendisine ekonomik olarak geri dönüş sağlamasını istiyor. Bugün geldiğimiz noktada birçok üretici gübresini, ilacını ve diğer tarımsal girdilerini temin etmekte ciddi güçlük çekiyor. Yeni sezona hazırlık yapmak isteyen çiftçilerimiz finansman bulmakta zorlanıyor."
Özsoy, üretim maliyetlerinin her geçen gün arttığını, buna karşılık satış fiyatlarının aynı oranda yükselmediğini belirterek tarım sektöründe sürdürülebilirliğin tehlike altında olduğunu söyledi.
"ÇİFTÇİNİN CEBİNE PARA GİRMEYİNCE ÇARŞI DA SESSİZLEŞİYOR"
Erzin ekonomisinin tamamen tarıma bağlı olduğuna dikkat çeken Özsoy, çiftçinin kazanamadığı bir ortamda esnafın da ayakta kalmasının mümkün olmadığını vurguladı.
"Narenciye Erzin'in lokomotif sektörüdür. Çiftçi para kazanırsa alışveriş yapar, esnaf satış yapar, piyasada para döner. Ancak üretici zarar ettiğinde bu sadece tarlada kalmıyor. Manavından nalburuna, oto tamircisinden tekstil esnafına kadar herkes bu durumdan etkileniyor. Çünkü Erzin ekonomisine giren en büyük kaynak narenciye geliridir."
Ekonomide yaşanan daralmanın her sektörde hissedildiğini belirten Özsoy, piyasalardaki nakit sıkışıklığının son aylarda daha da arttığını ifade etti.
DEPREM SONRASI EKONOMİK YÜK AĞIRLAŞTI
6 Şubat depremlerinin ardından bölge ekonomisinin toparlanmaya çalıştığını belirten Özsoy, mücbir sebep uygulamasının sona ermesiyle birlikte işletmelerin yeni mali yüklerle karşı karşıya kaldığını söyledi.
"Deprem sonrası uygulanan mücbir sebep kapsamında esnafımızın vergi yükümlülükleri ertelendi. Bu süreç işletmelerimize nefes aldırdı. Ancak 30 Kasım 2025 itibarıyla bu uygulama sona erdi. Ertelenen borçların ödeme zamanı geldiğinde ise ne çiftçinin ne de esnafın kasasında bu yükü karşılayacak bir gelir oluşmadı."
Özsoy, deprem bölgesindeki ekonomik toparlanmanın beklenenden daha yavaş ilerlediğini ifade ederek, mevcut şartların işletmeler üzerinde ciddi baskı oluşturduğunu söyledi.
"ESNAF İLK İKİ TAKSİDE BİLE GÜÇ YETİREMİYOR"
Vergi borçlarının yeniden yapılandırılması kapsamında faiz oranlarında indirime gidildiğini ancak bunun yeterli olmadığını belirten Özsoy, uygulamanın sahadaki karşılığını şu sözlerle anlattı:
"Vergi borçlarında tecil faiz oranı yüzde 39'dan yüzde 29'a indirildi. Ayrıca 72 aya kadar taksitlendirme imkanı sunuldu. Ancak uygulamada görüyoruz ki birçok mükellef ilk ve ikinci taksitini dahi ödeyemiyor. Sürekli telefonlar alıyoruz. 'İlk taksiti yatırmadım, ikinciyi de ödeyemedim, yeniden yapılandırabilir miyiz?' diye soruyorlar. Bu tablo bize esnafın ödeme gücünü tamamen kaybettiğini gösteriyor."
"YENİ BİR YAPILANDIRMA ŞART"
Özsoy, geçmiş yıllarda uygulanan yapılandırmaların esnaf açısından daha cazip olduğunu belirterek benzer bir düzenlemenin yeniden hayata geçirilmesini istedi.
"Geçmiş yapılandırmalarda faizlerde ciddi indirimler uygulanıyor, gecikme cezalarının önemli kısmı siliniyor ve ödeme koşulları daha makul hale getiriliyordu. Bugün de benzer bir düzenleme yapılması hem devlet alacaklarının tahsilini kolaylaştıracak hem de esnafımıza yeniden nefes aldıracaktır."
VERGİ BLOKELERİ TİCARETİ DURDURUYOR
Vergi borçları nedeniyle banka hesaplarına uygulanan blokelerin ticari hayatı olumsuz etkilediğini ifade eden Özsoy, özellikle deprem bölgesinde daha esnek uygulamalara ihtiyaç bulunduğunu söyledi.
"Vergi daireleri tarafından banka hesaplarına konulan blokeler işletmelerin ticaret yapmasını neredeyse imkansız hale getiriyor. Ticaret yapamayan işletme zaten borcunu ödeyemez. Öncelikle işletmenin ayakta kalması gerekiyor."
"ESNAF GÜNÜ KURTARMAYA ÇALIŞIYOR"
Finansman maliyetlerinin yüksek olduğuna dikkat çeken Özsoy, birçok işletmenin kredi kartlarının sunduğu faizsiz taksit imkanlarını kullanarak ayakta kalmaya çalıştığını söyledi.
"Bugün bankaların kredi faizleri oldukça yüksek seviyelerde. Vergi yapılandırmasındaki yüzde 29'luk faiz de esnaf için ciddi bir yük oluşturuyor. Kredi kartında limiti olan işletmeler dört taksit gibi imkanlardan yararlanarak günü kurtarmaya çalışıyor. Ancak bu sürdürülebilir bir çözüm değil."
"ÇÖZÜM KATMA DEĞER ÜRETEN SANAYİ YATIRIMLARI"
Bölgenin sahip olduğu en büyük avantajın kaliteli narenciye üretimi olduğunu belirten Özsoy, ürünlerin işlenerek katma değer oluşturacak yatırımlara ihtiyaç duyulduğunu söyledi.
"Bizim hammaddemiz var. Türkiye'nin en kaliteli narenciyesini üretiyoruz. Ancak ürünü ham olarak satıyoruz. Bölgede meyve suyu fabrikaları, reçel ve marmelat üretim tesisleri, konserve fabrikaları, kurutma ve paketleme merkezleri kurulursa hem üretici daha fazla kazanır hem de binlerce kişiye yeni istihdam sağlanır."
Bu yatırımların yalnızca tarım sektörünü değil, lojistikten sanayiye kadar birçok alanı harekete geçireceğini ifade eden Özsoy, bölge ekonomisinin ancak üretim ve sanayiyle güçlenebileceğini dile getirdi.
"DEPREM BÖLGESİ İÇİN POZİTİF AYRIMCILIK DEVAM ETMELİ"
Açıklamasının sonunda deprem bölgesindeki işletmeler için özel desteklerin sürdürülmesi gerektiğini belirten Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Oktay Vaysal Özsoy, şu çağrıda bulundu:
"Deprem yaşamış bir bölgede ekonomik toparlanmanın kısa sürede gerçekleşmesini beklemek gerçekçi değildir. Çiftçimizin kredi faizleri ertelenmeli, esnafımız için yeni bir vergi yapılandırması hazırlanmalı, banka blokeleri konusunda daha esnek uygulamalar hayata geçirilmeli ve bölgemize katma değer üretecek entegre tarım sanayi tesisleri kazandırılmalıdır. Çiftçi kazanırsa esnaf kazanır, esnaf kazanırsa şehir kazanır. Erzin'in ve bölgemizin yeniden ayağa kalkmasının yolu üretimi ve ticareti desteklemekten geçmektedir."




