Osmaniye’de özel eğitim ve pediatrik fizyoterapi alanında görev yapan uzman fizyoterapist, çocukların gelişim yolculuğuna dokunan çalışmalarıyla dikkat çekiyor.
Dokuz Eylül Üniversitesi mezuniyeti sonrası meslek hayatına pediatri alanında devam eden uzman, çocuklarla kurduğu güçlü iletişim ve her bir çocuğun bağımsız adımına tanıklık etmenin kendisi için en büyük motivasyon olduğunu ifade ediyor.
Osmaniye’de Yeni Umut Evim Özel Eğitim Merkezi’nde görev yapan uzman, pediatrik fizyoterapinin kapsamından duyu bütünleme terapisine, erken müdahalenin öneminden ailelerin terapi sürecindeki rolüne kadar birçok kritik konuda önemli değerlendirmelerde bulundu.
Ekran bağımlılığının çocuk gelişimi üzerindeki etkilerinden, su terapisi ve DIR Floortime gibi modern yaklaşımlara kadar geniş bir çerçevede görüşlerini paylaşan uzman, özellikle aile katılımının tedavi sürecindeki belirleyici rolüne dikkat çekiyor.
Çocukların gelişiminde sabır, doğru yönlendirme ve uzman desteğinin önemini vurgulayan bu röportajda, hem ailelere hem de topluma önemli mesajlar yer alıyor.
1- Sizi pediatrik fizyoterapi alanına yönlendiren motivasyon neydi? Bu mesleği seçme hikâyenizi bizimle paylaşır mısınız?
Cevap: Ben Dokuz Eylül Üniversitesi mezunuyum. Üniversitede hocamız her alana yönelmeyin, bir alanda kendinizi geliştirin o alanda tecrübe kazanın ve uzmanlaşın demişti. Ben de çocuklarla iyi anlaştığım için pediatriyi seçtim. Ama en büyük motivasyonum mesleğe başladığımda oldu. Bağımsız yürüyen çocuklarımı gördükçe onlara fayda sağlamanın verdiği haz ve mutluluk kendim için en doğru mesleği yaptığıma emin olmamı sağladı. O yüzden mesleğe başladığımdan beri çocuklarla çalışıyorum ve şuan da Osmaniye'de Yeni Umut Evim Özel Eğitim Merkezi'nde çalışıyorum.
2- Pediatrik fizyoterapiyi hiç bilmeyen birine nasıl anlatırsınız? Hangi çocuklar bu terapiye ihtiyaç duyar?
Cevap: Pediatrik fizyoterapi, bebeklikten ergenliğe kadar çocukların motor gelişimini destekleyen, hareket kabiliyetlerini iyileştiren, doğuştan veya sonradan oluşan nörolojik, ortopedik, genetik ve gelişimsel sorunların tedavisini sağlayan özel bir fizik tedavi alt dalıdır.
Serebral Palsi, Spina Bifida, kas hastalıkları, tortikollis, doğuştan anomaliler, ortopedik veya nörolojik bozukluklar, gelişim geriliği, yürüme ve denge sorunları yaşayan çocukların uygun değerlendirmeyle pediatrik rehabilitasyona başlamalarını tavsiye ederiz.
3- Günümüzde çocuklarda en sık karşılaştığınız gelişimsel veya fiziksel sorunlar nelerdir? Bu sorunların artış sebepleri sizce neler?
Cevap: Günümüzde daha çok çocuklarımızda duyusal sorunlarla karşılaşıyoruz. Ekran bağımlılığının artması, çocukların akranlarıyla doğal ortamlarda oynayamaması, iple veya topla oynanan oyunlar yerine artık bilgisayar oyunlarına yönelmeleri gibi nedenler etkili oluyor.
4-Duyu bütünleme terapisi son yıllarda çok konuşuluyor. Bu terapi tam olarak nedir ve hangi durumlarda uygulanır?
Cevap: Duyu Bütünleme, Jean Ayres tarafından geliştirilen, vücudun ve çevrenin duyusal bilgilerini (dokunma, denge, hareket vb.) beynin organize edip anlamlandırmasını sağlayan nörolojik bir süreçtir. Temel amacımız çocuğun çevresiyle etkili bir şekilde etkileşime girmesini, duyusal bilgileri işlemesini ve uygun tepkiler vermesini sağlamaktır.
Duyu bütünleme bozuklukları temel olarak 3 ana grupta uygulanır. Bunlar duyusal tepkisellik (aşırı/az tepki), duyusal ayırt etme bozukluğu ve duyusal merkezli motor bozukluklardır (postural bozukluklar, dispraksi). Otizm spektrum bozukluğu,Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu gibi durumlarda daha çok uygulanır.
5-DIRFloortime yaklaşımını diğer terapi yöntemlerinden ayıran en önemli özellik nedir? Aileler bu yöntemi nasıl anlamalı?
Cevap: DIR Floortime, çocuğun doğal ilgi alanlarına dayalı olarak terapist veya ebeveynin çocuğun dünyasına girmesini ve çocuğun duygusal ve bilişsel gelişimini desteklemesini vurgulamaktadır.
Terapi oturumları genellikle zemine (floor) yayılarak, çocuğun ilgi duyduğu aktivitelere katılarak, oyun yoluyla gerçekleştirilmektedir. Bu yaklaşımın temel amacı, çocuğun iletişim, duygusal bağ ve problem çözme becerilerini güçlendirmektir.
Ebeveynler ve çocuğun yakın bakım verenleri de DIR Floortime yaklaşımını öğrenip uygulayabilirler. Bu, çocuğun gelişimini günlük yaşam aktiviteleri içinde desteklemek anlamına gelir. Ebeveynlerin terapiye katılımı, çocuğun günlük yaşam deneyimlerini terapiye entegre ederek sürekli bir etkileşim ve öğrenme fırsatı sunabilir.
6-Aquaterapi (su terapisi) çocuklar üzerinde nasıl bir etki yaratıyor? Hangi durumlarda tercih ediyorsunuz?
Cevap: Aquaterapi, sıcak veya soğuk suyun fiziksel özelliklerini (kaldırma kuvveti, basınç, sıcaklık) kullanarak yapılan, su içi özel egzersizleri ve rehabilitasyonu kapsayan bir tedavi yöntemidir. Kas hastalıkları(DMD, BMD gibi), nörolojik hastalıklar (inme, serebral palsi) ve ağrı yönetiminde suyun rahatlatıcı ve direnç oluşturan etkisiyle fonksiyonel kayıpların iyileştirilmesini sağlar.
7-Ailelerin en sık yaptığı hatalar neler? Çocuklarının gelişimini desteklemek isterken farkında olmadan nelere zarar verebiliyorlar?
Cevap: Terapilerimiz haftada 2 seans ve seanslar 40 dakika sürüyor. Yani biz çocukları haftada 80 dakika görüyoruz. Bu da yeterli olmuyor. Evde ailenin doğru yönlendirilmeyle çocuklarla çalışması çok önemli. Aileler işin uzmanlarıyla çalışmazsa ve doğru yönlendirilmezse, çocuklara faydadan çok zarar verebilirler ve en verimli zamanları boşa geçer. Aileler mucize beklememeli, çocukları hemen tedavi etme vaadiyle kandırmak isteyen bir takım umut tacirlerine fırsat vermemeli. Araştırmadan sadece duyumlarla birtakım insanların peşine düşmek yerine işin uzmanlarıyla işbirliği içinde çalışmalılar.
8-Erken tanı ve erken müdahale neden bu kadar kritik? Birkaç ay gecikmenin bile etkisi olur mu?
Cevap: Erken tanı ve müdahale; özellikle 0-3 yaş aralığında beyin gelişiminin ve öğrenmenin en hızlı olduğu dönemde, gelişimsel farklılıkları veya hastalıkları erkenden tespit edip, çocuğun potansiyelini maksimuma çıkarmak, sorunların derinleşmesini önlemek ve yaşam kalitesini artırmak için kritiktir.
Desteksiz yürümeden örnek verelim. Ortalama desteksiz yürüme 12. Ayda tamamlanır. Bazı çocuklar 10. ayda bazıları 14. ayda da desteksiz yürüyebilir. Bu sıkıntılı bir durum değildir. Fakat 15. aydan sonra da hâlâ desteksiz yürüme yoksa bir sorun olabilir diyerek doktora yönlendiririz. 18. ayda hâlâ desteksiz yürüyemiyosa bir sorun vardır diyebiliriz.
9-Teknoloji kullanımının (tablet, telefon vs.) çocukların fiziksel ve duyusal gelişimi üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
Cevap: Kontrolsüz teknoloji kullanımı, çocuklarda duyusal işleme sorunlarını tetikleyebilir veya mevcut sorunları artırabilir.
Duyu bütünleme terapisi, otizm ve hiperaktivite gibi durumlarda, özel tasarlanmış teknolojik uygulamalarla bireylerin çevreye uyumunu artırabilir.
Teknoloji duyu bütünleme terapisinde doğru ve kısıtlı kullanıldığında, bireyin çevresel uyaranlara daha uygun tepkiler vermesini sağlayan güçlü bir destek mekanizmasıdır.
10- Bir çocuğun terapi sürecinde en çok ne belirleyici oluyor: çocuğun durumu mu, ailenin yaklaşımı mı, yoksa terapistin yöntemi mi?
Cevap: Öncelikle terapist tek bir yönteme bağlı kalmamalı. Çocuğun durumuna göre uygun yöntemleri entegre ederek, planlı egzersiz programlarıyla tedavi uygulaması en doğrusu olur. Buna uygun olarak aileyi bilgilendirmeli ve yönlendirmeliyiz. Yani çocuğun durumuna göre uygun terapi yöntemiyle aileyi doğru yaklaşıma yönlendirmeliyiz. Üçü de bizim meslekte çok önemli.
11- Sizi en çok etkileyen, “iyi ki bu işi yapıyorum” dediğiniz bir vaka veya anınızı paylaşır mısınız?
Cevap: Beni en çok etkileyen yürümeye başlayan çocuklarda ailenin özellikle annelerin mutluluk gözyaşları oluyor. O anları hiçbir zaman unutmuyorum. Beni en çok motive eden şey de bu diyebilirim.
12- Toplumda bu alana dair en büyük yanlış bilinen nedir? Bu röportaj aracılığıyla hangi algıyı değiştirmek istersiniz?
Cevap: Terapide ailelerin katılımının ve desteğinin çok daha fazla olması çocuğun gelişim hızında büyük avantaj sağlıyor. Ailelerin bu bilinçte olmasını ve çocukların tedavisinin haftada birkaç saatle sınırlı kalmamasını çok istiyorum. Bu konuda yanlış bilinen algı çocuğumu fizik tedaviye götürüyorum daha fazla bir şey yapamam algısı. Çok daha fazlasını yapabilirler.
13-Ailelere ve topluma vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir? Çocukların sağlıklı gelişimi için günlük hayatta nelere dikkat edilmeli?
Cevap: Her çocuk kendi hızında gelişir. Pes etmemeliyiz. Özel çocuklarımıza daha fazla güvenmeli onlardan vazgeçmemeliyiz. Sosyal hayata katılımlarına destek olmalı ve ev ortamını onlara göre dizayn etmeliyiz. Egzersizin gücüne inanmalıyız. Spor ve egzersizin çocuklarımızın gelişimine fiziksel ve zihinsel açıdan çok büyük faydaları var.
Öznur Hanım kıymetli köşenizde röportaj fırsatını bana sunduğunuz için teşekkür ederim. Umarım bu röportaj sayesinde insanlara faydamız dokunur. Bizim kurumumuzda Sma ile mücadele eden Ela bebeğimiz var. Valilik onaylı izinle tüm Türkiye'den desteklerini bekliyoruz. Ela'nın yaşam mücadelesinde en ufak desteğiniz bile çok önemli.
