Amanos Dağı ile Saim Bey Dağı arasındaki bu vadi “Osmaniye’nin boğazı” kabul edilir. Buradaki köylere “boğaz köyleri” denir.

Tarih boyunca doğuya giden yollar bu vadiden geçmiştir.

Millî Mücadele’de bu vadide savaşlar meydana gelmiştir.

Osmani̇ye Şehi̇tleri̇ne Yürüyor (5)Adana-Osmaniye-Mamure hattındaki demiryolu Fransız kuvvetlerinin elindedir. Kum torbaları ile siper edilmiş vagonlarında, makineli tüfek ve top taşıyan trenler düşmanın asker ve silah nakliyatına kolaylık getirmiştir.

Diyor ki Tufan Bey;

“Her gün raylar sökülüyor, Adana ve Osmaniye’den mukabil trenlerle hazır kurulmuş raylar getirilip, müdafaa altında Fransızlar tarafından yerlerine dağıtılıyordu. Bu hareket her iki tarafta her zaman devam etti.” (1)

Osmaniye Mıntıka Komutanı Yüzbaşı Salim Bey nam-ı diğer Yörük Selim Bey buradan geçen demiryolunu ve köprüleri tahrip ederek Fransız kuvvetlerinin asker ve silah nakliyatını engellemek istemiştir.

Osmani̇ye Şehi̇tleri̇ne Yürüyor (4)Yüzbaşı Salim Bey’in ve kahramanlarının adının unutulmaması gerekir.

Osmaniye Mıntıka Komutanı Binbaşı Recep Bey, Antep’e asker ve silah nakli için İskenderun’dan gelen Fransız kuvvetlerini 10 Ekim 1920 günü burada yapılan Kovanbaşı Savaşı’nda engellemiştir.

Kovanbaşı Savaşı, Osmaniye’de Milli Mücadelenin ilk zaferi olarak tarih geçmiştir.

Adana’dan gelen General Goubau yönetimindeki tümenin durdurulması için yapılan Kanlıgeçit Savaşı Osmaniye’deki Millî Mücadelenin en kanlı kahramanlık hikâyesidir.

Binbaşı Recep Bey’in ve kahramanların da adının unutulmaması gerekir.

Genel Kurmay Başkan Vekili Fevzi Paşa 2 Ekim 1920’de Güney Cephesi Komutanı Selahattin Adil Bey’e gönderdiği yazıda; “Fransızlar Osmaniye-Halep hattını ele geçirdikleri takdirde bütün cephede kuvvetlerini bir taraftan diğer bir tarafa kolaylıkla nakle ve bizim herhangi bir noktamıza üstün kuvvetlerle taarruza imkân bulurlar. Binaenaleyh demiryolunun tahribi bizim için hayati bir ehemmiyeti haiz” demiştir. (2)

İstanbul Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra Feke Kaymakamlığına tayin edilen Saim Bey, “Böyle kara günde millet kan ağlarken, ben kadife koltukta oturamam” deyip görev isteyince Üsteğmen rütbesi ile Kadirli-Ceyhan Grup komutanlığına tayin edilmiştir. (3)

Osmani̇ye Şehi̇tleri̇ne Yürüyor (3)“İnşallah Osmaniye topraklarından gavuru kovan ilk mühim amil biz olacağız” diyen Saim Bey, Fransız kuvvetlerinin elindeki Mamure Tren İstasyonunu almak için 18 Kasım 1920 sabahı baskın düzenlemiştir. (4)

Ancak İstasyon binasının “topsuz yıkılması” ve “içine girilmedikçe” alınması mümkün değildir.

Saim Bey, gönüllü olarak binaya kapıdan girecek, arkadaşları arkasından gelecektir.

Çatışma devam etmektedir. Demiryolunun meylini siper ederek kapıya yönelen Saim Bey’in sağından solundan kurşunlar geçmektedir.

Elinde mavzeri ile ateş eden Saim Bey, tabancasını yere düşürdüğünü fark edince yaveri Fikri’ye “Tabancamı bul!” diye seslenmiştir. Fikri de sabahın alaca karanlığında tabancayı bulmak için elindeki kibriti yakınca, bulundukları mevziiye düşman tarafından tesirli bir bomba gelmiştir. (5)

Vücudu paramparça olan Saim Bey, silahlardan bir sedye ile acilen karargâha getirilmiştir.

Çevre köylerin minarelerinden okunan sabah ezanı sesleri arasında kahraman Saim Bey ruhunu teslim etmiştir.

Saim Beyin na’şı ağaçlardan yapılan bir sedye ile Kozan’a getirilmiştir.

Osmani̇ye Şehi̇tleri̇ne Yürüyor (1)Sayın Valim!

Osmaniye Sevdalıları Platformu olarak her yıl burada yapılan tören bir sosyal faaliyet için değildir. Şehîd-i muhterem Saim Beyi ve kahramanları unutmamak içindir.

Onları dualarla anmak içindir.

Âmin sedalarımızın bu vadide yankılanması içindir.

Ruhları şad olsun!

1- General Osman Tufan, Kilikya Doğu Bölgesinde Millî Hareketler ve Kozan Sancağı İle Mülhakatının Kurtuluş Hatıraları, Bahar Matbaası, 1964 s.93

2-Ebru Güher, Osmaniye’de Fransız İşgali ve Milli Mücadele, Manas yy. Ankara-2019, s.87

3-Recep Dalkır, Yiğitlik Günleri, İstanbul TT Matbaası-1961 s.165

4-Recep Dalkır, age, s.165

5-A. Cevdet Çamurdan, Kurtuluş Savaşında Doğu Kilikya Olayları Adana-1969, s.125,

-Yusuf Delikoca, Saim Bey, Ekrem Matbaası yay. Adana-2009 s. 317