1865 yılında, göçebe aşiretlerin iskânıyla kurulan Osmaniye, mütevazı bir ilçeydi. Mektep ve medrese olmadığı için halk eğitimsizdi.
İki asırdan beri imar edilmeyen ova sazlık ve bataklık haldeydi. Sivrisineklerin yuvalandığı, sıtma hastalığının can aldığı Osmaniye’de halk iskâna tepkiliydi.
Sultan 2.Abdülhamit, 1878’de Payas sancağını Yarpuz köyüne “Cebel-i Bereket sancağı” adı ile naklettikten sonra Osmaniye’nin kaderi değişti.
Cebel-i Bereket sancağı ileri gelenlerinin, 5 Ekim 1888 tarihinde Adana Valiliğine gönderdiği dilekçe ile “Cebel-i Bereket sancağı ahalisinin ilim ve maariften mahrum oldukları gibi İslam dininin gerçeklerinden dahi habersiz olmaları sebebiyle hallerinin ıslahı ve istikballerinin temini için Sancak ahalisinden toplanan Maarif ianesiyle mektepler” açılması istendi. (1)
Osmaniye Merkez’de Zükûr ve İnâs Mektebi, Osmaniye /Cevdetiye, Osmaniye/Dervişiye, Osmaniye/Çardak köylerinde, Bahçe İlçe merkezinde ve Bahçe/Kızlaç köyünde, Hassa/Söğüt köyünde, İptidaî Mektebi adı ile açılan ilkokullar hizmete girdi.
Osmanlı usulü Sıbyan Mekteplerinin yerine, Avrupa usulü açılan bu okullara “Sultan Abdülhamit mektepleri” dendi. (2)
Cebel-i Bereket sancak merkezi 23 Ekim 1906’da Yarpuz’dan Erzin köyüne nakledildi.
İstanbul’da 13 Nisan 1909’da, “31 Mart Vakası” adıyla çıkan isyandan bir gün sonra, Adana’da “iğtişaş” adıyla çıkan Ermeni isyanı Cebel-i Bereket sancağına da sirayet etti.
Ermeni isyanını önleyemediği için görevden alınan Adana Valisi Cevat Bey’in yerine Cemal Paşa, Cebel-i Bereket Mutasarrıfı Mehmet Asaf Beyin yerine de Kani Bey tayin edildi.
İsyanın ardından 22 Aralık 1909 tarihinde Cebel-i Bereket sancağının merkezi Osmaniye ilçesine nakledildi.
Hacıosmanlı Mahallesinde, değirmen civarındaki Kaymakamlık binası uygun olmadığı için Cebel-i Bereket Mutasarrıflığı, çarşı merkezinde kiralanan Ermeni Hırlakyan’ın hanında hizmete girdi.
Cebel-i Bereket Mutasarrıflığı tarafından Adana Valiliğine gönderilen 4 Mayıs 1912 tarihli mazbata ile Hırlakyan Hanı’nın “dar ve bazı odalarının havasız, ışıksız, alt katı Jandarma Ahırı ve avlusu Hapishane olması, birkaç defa kiremitleri aktarıldığı halde akması, kirasının da üç misline çıkarılması sebepleriyle bu handa bir an bile durmanın caiz olmadığı” belirtilerek yeni bir Hükümet Konağı yapılması istendi. Ama “Maliye Bakanlığı bütçesinin ihtiyaca nispetle son derece dar” olduğu belirtilerek izin verilmeyince Mutasarrıflık Mehmet Eminler Hanı’na nakledildi. (3)
Bütçenin yetersiz olması, muhtemelen Bağdat Demiryolu projesine bütçe aktarılması sebebiyle 1912’lere kadar Osmaniye’de devletin yeni bir bina yapması, hem bürokratik hem de ekonomik yönden çok kolay değildi.
OSMANİYE NUMUNE MEKTEB-İ İBTİDAİSİ
Yedi Ocak İlkokulu arşivindeki Osmaniye Numune Mekteb-i İbtidâîsi’ne ait 3 adet defteri inceledim.
Bunlardan 1 Numaralı Defter, Rumi takvime göre 1331-1339 (1915-1923) yılları arasına, 2 Numaralı Defter 1925-1931 yılları arasına aitti. 2 Numaralı defterde Ağyar Karyesi Mektebi hakkında da bilgiler verilmekteydi.
3 Numaralı Defter ise 1926-1928 yılları arasında okuyan öğrencilere aitti. Bu defterde okulun adının Yedi Kânunusani Mektebi olarak değiştiği görülmekteydi.
1 Numaralı Deftere göre, Osmaniye’den 4 öğrenci Mekteb-i İbtidâî’ye gitmekteydi.
Arif Turgut Efendi, 1324 doğumlu idi ve birinci sınıfa 1331/1915 tarihinde kaydedilmişti.
Mehmet Ertuğrul Efendi 1324 doğumlu, 3 numaralı öğrenci Turan Temuçin Efendi 1320 doğumlu, 4 numaralı öğrenci Abdurrazzak Kayaalp 1326 doğumlu idi.
Osmanlı Devletinde, resmi ve mali işlerde kullanılmak üzere, 1840’tan beri Rumi takvim yürürlükteydi.
Osmaniye Numune Mekteb-i İbtidâîsi, 1331/1915 tarihinde 4 öğrencinin kaydı ile hizmete girmişti. Bu hesaba göre Numune Mekteb-i İbtidâîsi’nin, yani Yedi Ocak İlkokulunun yapılış ve açılış tarihi de 1915 yılı olmalı idi.
Birinci sınıfa 4 öğrenci kaydolduğuna göre, gösterişli bir bina olan Yedi Ocak İlkokulu muhtemelen sadece eğitime değil Osmaniye Maarif Müdürlüğü hizmetlerine de tahsis edilmişti.
19 Aralık 1918’de, Osmaniye Fransız kuvvetleri tarafından işgal edildiğinde şehir merkezi, Yedi Ocak İlkokulunun önünden itibaren tel örgü ile çevrilmişti. Yedi Ocak İlkokulu, Fransız jandarmasının kontrolünde, Osmaniye halkı ile Fransız işgal kuvvetleri komutanlığı arasında iletişim merkezi haline gelmişti.
Osmaniyeli Kuvâ-yı Milliyecilerden Mahmut Avdan diyor ki; “Yedi Ocak İlkokulu önünden geçen cadde, doğudan batıya kadar çok kuvvetli tel örgü ile Müslüman mahallâtı bölünmüştü. Yolda açılır kapanır bir kapı ve asker nöbetçi vardı.
Bilumum muhaberat Yedi Ocak’tan yapılır, konuşmayı hangi taraf istiyorsa bir beyaz flama sallar, karşıdan cevap alınınca her iki taraf ateşi keser, orta mesafede taraflar birleşir, ya konuşulur veya evraksa teslimi yapılır. Herkes yerli yerine vardıktan sonra ateş başlar.”(4)
YEDİOCAK İLKOKULU BİNASI
Yedi Ocak İlkokulu binası; şehir merkezinde, aynı adla anılan mahallede, mülkiyeti Milli Eğitim Bakanlığına ait, tek katlı, kırma çatılı kargir bir yapıdır. Simetrik planı, yuvarlak kemerli kapısı ve pencereleri ile Geç Osmanlı/Neoklasik devir, milli mimarlık akımı örneklerindendir.
Yedi Ocak İlkokulu inşaatının; Envâr-ül Hamit Camii gibi yerel ustalar tarafından yapıldığı zannedilmektedir.
Osmaniye’deki Neoklasik yapılardan; Osmaniye Gar binası ve Cebel-i Bereket Memleket Hastanesi binasında sivri kemerler hâkim iken, Yedi Ocak ilkokulu binasında ve yerel ustalar tarafından yapılan Envâr-ül Hamit Camiinde yuvarlak kemerler olması dikkat çekmektedir.
Osmaniye’de, zaten sayısı az olan tescilli kültür varlıklarının korunmasına ve kullanılmasına yönelik ihmal ve ilgisizlik maalesef çok ciddi bir hadisedir. Osmaniye’de, 2006’da Belediye Başkanı Davut Çuhadar zamanında ve 2015’te Belediye Başkanı Kadir Kara zamanında olmak üzere 2 ev restore edilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığınca restore edilmekte olan Cebel-i Bereket Memleket Hastanesi binası ile Vakıflar Genel Müdürlüğünce restore edilen, yakında ibadete açılacak olan Envâr-ül Hamit Camii ve Milli Eğitim Müdürlüğünce restore edilen Yedi Ocak İlkokulu binası Osmaniye’nin restorasyon çalışmalarına örnek olması bakımından önemlidir.
SONUÇ
Elimizdeki bilgi ve belgelere göre 1915 yılında yapıldığını ve açıldığını sandığımız Yedi Ocak İlkokulu binası , “ilim ve maariften mahrum” Osmaniyeli gençlerin “ıslahı ve istikballerinin temini için” yapılan ve ayakta kalan en eski maarif yapılarından biridir.
Yedi Ocak İlkokulu, Milli Mücadele tarihine tanıklık etmiş müstesna bir abidedir.
Açıldığı tarihten itibaren yetiştirdiği öğrencileri ve Osmaniye’nin toplum hafızasındaki yeri ile bir eğitim mabedidir.
“Korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı” olarak tescilli yapıların “harabe” diye ihmal edildiği kısır anlayışa rağmen, 6 Şubat 2023'te meydana gelen "asrın felaketi" depremde hasar gören Yedi Ocak İlkokulunun restorasyonu Osmaniye’de tarihe saygının asil bir örneğidir.
Osmaniye maarifinin ve tarihinin tanığı olan Yedi Ocak İlkokulunun yaşatılması için restorasyonuna sahip çıkılması, aslında tek katlı olan okula, 1974 yılında ilave edilen betonarme ikinci katın yıktırılarak restorasyon ahlakına uygun davranılması, 8 yıldan beri görevini başarıyla yürüten Milli Eğitim Müdürümüzün ilkeli duruşuna örnektir.
Teşekkürler Milli Eğitim Müdürümüz Aydın Albak Bey!
Yeni eğitim ve öğretim yılı hayırlı olsun!
------------------------------
1-M. Akif Terzi-Ahmet Ergün, Kınık’tan Kıyı’ya Osmanlı Belgelerinde Osmaniye Bel. Yy. Osmaniye-2013, s.226
2-Sultan İkinci Abdülhamit Han Devri Osmanlı Mektepleri, Editör Ömer Faruk Yılmaz, Çamlıca Basım ve yayın AŞ, İstanbul–2007
3- M. Akif Terzi-Ahmet Ergün, age, s.507, 568
4- Mahmut Avdan, Osmaniye’de Fransızlara Karşı Çete Harbi Nasıl Başladı?, Doğuş Matbaası, Osmaniye-1975, s.28 ve 31