Osmaniye İl Genel Meclisi Başkanlığına, AK Parti’den istifa eden bağımsız aday Ahmet Cavit seçildi. Cavit 13 oy alırken Cumhur İttifakı’nın adayı Mehmet Ali Gizlice 10 oyda kaldı. İki oy da geçersiz sayıldı.

1 Nisan’da yapılan ilk seçimi Gizlice 13 oyla kazanmıştı. CHP’li meclis üyesi Mehmet Amanvermez’in gizlilik kurallarının ihlal edildiği gerekçesiyle açtığı davada mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verince seçim yenilendi. Bu defa başkanlığı Cavit kazandı. Geçersiz oyların da Cavit lehine olduğu söyleniyor.

AK Parti il yönetimi bu sonucu nasıl değerlendiriyor, açıkçası merak ediyorum. Partiden ayrılan bir isim bağımsız olarak 13 oy alıyor, Cumhur İttifakı’nın adayı 10 oyda kalıyor. Meclis üyeleriyle görüşülüyor mu, ne düşündükleri biliniyor mu?

İlçe başkanlıkları konusunda da bazı şikâyetler dile getiriliyor. Özellikle bazı ilçe başkanlarının telefonlara bakmadığı, kendilerine ulaşılamadığı ifade ediliyor. Vatandaşın ilçesinde ilk arayacağı kişilerden biri ilçe başkanıdır. Herkes milletvekilini tanımıyor, il başkanıyla görüşemiyor. Kendi ilçesinde bildiği insanı arıyor. Ona da ulaşamıyorsa ne yapacak? İlçe başkanıyla görüşmek için de bir tanıdık mı bulması gerekiyor?

Elbette her an telefona bakılamaz. Toplantı olur, iş olur, insanın kendisine ayıracağı vakti olur. Fakat sonrasında dönülebilir. Başkan müsait değilse yönetimden birisi ilgilenir. Her talep yerine getirilecek diye bir şey yok ama önce ne istendiğini dinlemek lazım. İnsan bazen yalnızca bir şey soracak. Daha konuşamadan, ne için aradığını anlatamadan vazgeçiyorsa o ilçe başkanlığında bir eksiklik var. Bunun il yönetimi tarafından da bilinmesi gerekir.

Bütün ilçe başkanlarını kastetmiyorum. Vatandaşla ilgilenen, işini takip edenleri ayırıyorum. Ama bu görevlerde insanlarla görüşmek işin önemli bir kısmı. İlçelerde birbirimizi tanıyoruz, yarın yine aynı çarşıda karşılaşacağız. Seçim zamanı gidip destek isteyeceğiniz insanın bugün aramasına dönmek bu kadar zor olmamalı. İnsanların kırılması için her zaman büyük bir olay yaşanması gerekmiyor. Önemsenmediğini düşünmesi de yeterli.

Bugün de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın programını takip etmek için AK Parti Osmaniye İl Başkanlığına gittik.

12 Eylül 2026 Cumartesi günü saat 13.00’te basın toplantısı düzenlenecekti. Saat 12.20 gibi partiye geldik. Aşağıdaki toplantı odasına indiğimde bazı gazeteci arkadaşlarım oradaydı. Ekip arkadaşım Erdem’i sordum. Dışarıda Cevdet Bey’in gelişini ve halka yapacağı açıklamayı çekeceğini söylediler. Ben de tekrar parti binasının önüne çıktım.

Cebelibereket Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ali Cihangir, gazeteci arkadaşlarımız Şükrü Tozluklu, Murat Deniz Demirci, Sedat Kaan Erat, Bekir Burak Canpolat, Ali İmran ve Erdem Şimşek ile bir aradaydık.

Cevdet Yılmaz’ın konuşması bittikten sonra vatandaşların da bulunduğu kalabalık içeriye girmek için kapıya neredeyse hücum etti. Aslında haber o fotoğraftı ama neyse, alışık olduğumuz için pek önemsemedim.

Biraz sakinleşince Şükrü Tozluklu kapıya gitti. Önce alınamayacağı söylendi, sonrasında içeriden çağrıldı. Ardından Ali Başkan’la biz de kapıya yöneldik. İçeriden izin verilmesine rağmen kapıdaki koruma basın kartımı sordu.

Kartın arabada kaldığını, aceleyle almayı unuttuğumu söylesem de “Alamam.” diyerek eliyle beni itekledi. Aramızda tartışma çıkınca arkamızdaki basın mensubu arkadaşlarımız içeri girmedi. Ali Cihangir ve Şükrü Tozluklu da toplantının başladığı söylenerek içeri alınmadı. İçeride yardımcı olmaya çalışan yöneticiler elbette vardı ancak Osmaniye’de bu tür organizasyonlarda basınla yaşanan protokol krizleri maalesef alışkanlık hâline geldi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Ocak 2025’te Rize İl Kongresi’nde teşkilatına seslenirken vatandaşın talebinin takip edilmesini istemiş, kendisine çok sayıda şikâyet geldiğini söylemişti.

“Bunu yaptığınız sürece, ben Genel Başkanınız olarak varsa sizlere hakkımı helal etmiyorum.” demişti.

Erdoğan’ın bu konuşmasını Osmaniye’deki il ve ilçe yöneticilerinin yeniden dinlemesinde fayda var. Vatandaşla birebir görüşülmesini isteyen bir genel başkanın teşkilatında, bazı ilçe başkanlarına ulaşılamamasını konuşuyoruz. Ben bunun üzerinde durulması gerektiğini düşünüyorum. İnsanların ne söylediğini öğrenmek için önce telefonlarına bakmakla başlanabilir.

Sağlıcakla kalın.

Ben Gazeteci Ersin Şimşek