Aile danışmanlığında sağlıklı bir evliliğin en önemli unsuru, eşlerin kök ailelerinden duygusal ve sistemik ayrışabilmesi olarak tanımlanmaktadır.

Bu ayrışma onlarla olan bağlarını koparmak Değildir. Eski sistemdeki “çocuk” rolünden çıkıp “yetişkin bir eş” rolüne geçiş yapmaktır. Sınırların esnek tutulamadığı ve kök ailelerin evin işleyişine aşırı dahil olduğu durumlarda, eşler kendi içlerinde o çok ihtiyaç duydukları güvenli “ biz” alanını inşa edemezler. Sistemik aile yaklaşımına göre sınırların korunamamasının ilişkiye yansıması şöyledir.
Üçgenleme tehlikesi: Eşler kendi aralarındaki problemleri çözmek yerine, anne babaları hakem olarak sisteme dahil olduklarında kriz azalmaz, aksine dahada büyür. İki kişilik krizler üçüncü kişilerin dahil olmasıyla içten çıkılmaz hale gelebilmektedir.
İç içe geçme ve otonomi kaybı: “Biz sizin iyiliğinini istiyoruz” sözleriyle yapılan devamlı müdahaleler, çiftin kendi kararlarını alma ve kriz yönetme becerilerinin körelmesine yol açmaktadır. Zaman geçtikçe eşlerden biri kendi evinde yetkisiz, yalnız ve misafir gibi hissetmesine yol açabilmektedir.
Koruyucu kalkanın delinmesi: Evliliğin duygusal, ilişkisel ve finansal kararları bir mahremiyet içinde kalmalıdır. Bu çemberin dışarıya karşı korunaklı olması evliliğin dış stres faktörlerine karşı dayanıklılığını sağlayan en önemli unsurlardan biridir. Sınır çizmek vefasızlık veya saygısızlık olarak görülsede aslında her iki ailenin uzun vadeli huzurunu koruyan en sağlıklı iletişim aracıdır. Eşinizle birlikte kendi “Yeni aile kültürünüzü” inşa etmek, günlük sıradan telaşları ve sevinçleri kök ailelerle paylaşırken, temel kararları ve anlaşmazlıkları sadece iki kişi arasında tutabilme ustalığıdır. Ferd ve toplumların muhtaç olduğu ideâl hayatın bütün güzel örnekleri, Server-i Âlem sallallâhu aleyhi ve Sellem Efendimiz’de toplanmıştı. “Beni Rabbim terbiye etti ve en güzel bir şekilde terbiye etti” buyuran Seyyid-i Kâinat -sallallâhu aleyhi ve sellem- rabbanî, azîm bir ahlâkın emsalsiz bir örneği idi. Hayatının her safhası bizler için uyulması gereken güzelliklerle süslenmiş nebevi hayatın en önemli alanlarından biri olan Hz. Peygamberimiz (SAV)’in aile hayatıdır. Sevgi ve saygı mutlu ve huzurlu bir aile için olmazsa olmazlardan biridir. Bu esaslara dayanmayan aile varlığını sürdüremez. Peygamber efendimiz eşlerini çok severdi ve sevgisini açıkça dile de getirirdi. Eşleri de Peygamberimiz (SAV)'i çok severlerdi.
Ailenin mutlu ve huzurlu olabilmesi için erkeklerin sorumlulukları olduğu gibi kadınlarında sorumlulukları vardır. Ailenin huzuru için uyulması gereken sorumluluklar hadisi şeriflerde açıkça belirtilmiştir.
Unutmayınız ki siz onları anne ve babalarından değil Allah (CC)’dan emanet olarak aldınız. Peygamberimiz(SAV)’in hadislerinde “ Kadınların haklarını yerine getirmek hususunda Allah’an korkunuz. Zira siz onları Allah’ın bir emaneti olarak aldınız.”(Müslim, Hac, 147; Ebu Davut, Menasik, 56) buyurulmaktadır.
Eşimizle sohbet etmeyi ihmal etmemeliyiz. Daima eşinizi takdir ve taltif etmemiz gerekmektedir. Ev işi ve çocukların bakımında mutlaka yardımcı olmamız güzel olacağının bilincinde olmamız gerekmektedir. İşle alakalı hiçbir problemi eve yansıtmak doğru olmamaktadır.
Sünnet üzere mütebessim olmamızın aile saadetine katkısı büyük olmaktadır. Şefkatle, merhametle ve güzel sözlerle eşimizin gönlünü hoş etmemiz gerekmektedir. Arada sırada küçükte olsa hediyelerle süprizler yapmayı alışkanlık edinelim. Bir gül dahi olsa sizden gelen eşinizi mutlu edecektir. Hayatımızın mütemmim cüz’ü olan gönül bahçemizin bahçıvanı eşimizle birlikte yetiştirdiğimiz güllerden bir çiçek alalım. Eşimize gülemseyerek bahçemizden derlediğimiz gülü verelim. Eğer bahçemizde yetiştirdiğimiz o gülü koparmaya kıyamadıysak aşkımız dediğimiz gönlümüzün sultanına gülüverelim….

Eşimizle istişare etmeden evle ilgili konularda karar vermediğimiz müddetçe kazançlı olan biz olacacağız. Kimsenin yanında eşimize sesimizi yükseltmeyelim. Eşimizin hatalarını araştırmayalım, Unutmayalım ki biz insanız kusursuz değiliz. Sevgide cömert, savurganlıkta cimri olalım. Kişinin ailesine yaptığı en güzel şey cömert olmaktır. Çocuklarımızın bizleri örnek alacağını unutmamamız iyi bir ale olmamız için olmazsa olmazlarımızdandır.

Çocuklar Allah(CC)’ın büyük nimetlerindendir. Onları ihmal etmekten kaçınalım. İslami terbiye ile onları bezeyelim. Çocuk terbiyesiyle ilgili doğru ve sağlıklı bilgiler edinerek onların geleceği için yatırım yapmamız zaruridir. Dünya ve ahirette mutlu olmamızın asıl kaynağının bu olduğunu düşünmekteyim. Eşler olarak dünyadaki mutluluğu tesis için uğraşırken ahiret yurduna da hazırlık yapmamız gerektiğini unutmamalıyız. Dünya nimetlerinden faydalanırken bunların asıl menbaları için de eşler olarak birbirimizi hayra çağırmamız en güzel amellerden biridir. Savurganlık evdeki bereketi yok eder. Allah savurganlığı sevmez. Tutumlu olmak bizi her zaman güçlü kılar. Yoksulluk belasına düşmemize engel olur. Bazen size iyilik yapacağını düşündüğümüz kimselere dahi evimizin sırrını vermemeliyiz. Hayırhahlık bahanesiyle de olsa arkadaşlarımızın aile meselelerimize karışmalarına izin vermeyelim. Bu minvalde aklıma Hz. İbrahim (AS)’ın oğlu Hz.İsmail(AS)’ı ziyaret için gittiğinde oğlunun evinin kapısını çalıyor. Kapıyı açan gelinine bazı sorular soruyor.Evle ve eşiyle alakalı cevapları hiç düşünmeden evinin eksiklerini anlatıyor. Hz.İbrahim (AS) daha önce görmediği gelinine cevaben şu cümleleri söylüyor:” Eşine söyle kapının eşiğini değiştirsin.” diyor. Akşam olup Hz.İsmail(AS) eve gelince eşi olan biteni O’na anlatıyor. Bunu üzerine babasının ne demek istediğini anlayan oğul eşini boşuyor.….

Hep düşünürdüm dualarda “ Ya Rabbim bizlere göz aydınlığı eşler nasip eyle” derken arzu ettiğim aslında neydi?

Rabbim ailemizdeki fertler arasındaki ülfeti daha da arttırsın. Habibinin ahlakıyla bizleri süslesin. Göz aydınlığı eşler nasip etsin…..
Mürvet Yazıcı Kazgı
İlahiyatçı/Sosyolog
-Aile Danışmanı-