İSTANBUL (AA) - Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Bahadır Gökçen, çocukluk çağındaki skolyozun çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için yalnızca dış görünümdeki küçük değişikliklerle kendini gösterebildiğini, bu nedenle erken tanının tedavi için büyük önem taşıdığını belirtti.

Medicana Sağlık Grubundan yapılan açıklamaya göre, çocuklarda, deniz veya havuzda omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksek görünmesi, kürek kemiğinin belirginleşmesi ya da bel kıvrımlarındaki asimetri skolyozun ilk işaretleri arasında yer alabiliyor.

Açıklamada görüşlerine yer verilen Medicana Sağlık Grubu Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Gökçen, çocukluk çağında çoğu zaman ağrıya neden olmayan skolyozun erken dönemde fark edilmesinin tedavi başarısını artırdığını belirtti.

Gökçen, omurganın sağa veya sola doğru eğrilmesiyle ortaya çıkan skolyozun farklı derecelerde görülebileceğini vurgulayarak, hafif eğriliklerin günlük yaşamda fark edilmeyebildiğini ancak yaz aylarında çocukların havuz veya denizde daha fazla vakit geçirmesi sayesinde omurga asimetrilerinin daha kolay görülebildiğini ifade etti.

Her omuz eşitsizliğinin skolyoz anlamına gelmediğini aktaran Gökçen, şüpheli durumlarda omurga konusunda deneyimli bir uzman tarafından yapılacak muayenenin erken tanı açısından büyük önem taşıdığını anlattı.

Skolyozun omurganın sağa ve sola doğru rotasyonel eğriliği olarak tanımlandığına işaret eden Gökçen, şu bilgileri verdi:

'Bazı omurga eğrilikleri 20 derecenin altında seyredebilirken bazı hastalarda eğrilik 40 derecenin üzerine çıkarak tedavi gerektirebilir. Hafif dereceli skolyozlar özellikle kış aylarında kalın kıyafetler nedeniyle aileler tarafından fark edilmeyebilir ancak yaz aylarında çocukların sırt bölgesinin daha fazla görünür olması, omuz ve bel seviyesindeki asimetrilerin dikkat çekmesini sağlayabilir. Bu nedenle yaz dönemi skolyozun erken fark edilmesi açısından önemli bir fırsat oluşturabilir.'

- 'Skolyozu olan çocuklarda omuzlardan biri diğerine göre daha yüksek görünebiliyor'

Skolyozu olan çocuklarda omuzlardan birinin diğerine göre daha yüksek görünebildiğinin altını çizen Gökçen, 'Kürek kemiğinin belirginleşmesi, bel kıvrımlarında eşitsizlik ve gövdenin yana doğru eğik görünmesi de dikkat edilmesi gereken bulgular arasında yer alır. Çocukluk çağındaki skolyoz çoğu zaman ağrıya neden olmadığı için hastalık yalnızca dış görünümdeki küçük değişikliklerle kendini gösterebilir.' ifadelerini kullandı.

Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kapsamlı Denetim
Osmaniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Kapsamlı Denetim
İçeriği Görüntüle

Gökçen, skolyoz belirtilerinin hastanın yaşına, omurga eğriliğinin derecesine ve tipine göre değişebildiğini, omuz seviyesinde farklılık, bel asimetrisi, dik durmakta zorlanma ve gövdenin eğik görünmesinin en sık karşılaşılan bulgular arasında yer aldığını aktardı.

Doç. Dr. Gökçen, 'Yürüme güçlüğü, bacak ağrısı, halsizlik ve çabuk yorulma gibi şikayetler ise daha çok ileri yaş skolyozlarında görülmektedir. Çocukluk çağındaki skolyoz hastalarında ağrı beklenen bir bulgu değildir. Bu nedenle yalnızca ağrı olmadığı için omurga eğriliklerinin göz ardı edilmemesi gerekir.' ifadelerini kullandı.

- 'Tedavi yaşa ve eğriliğin derecesine göre planlanıyor'

Gökçen, skolyoz tedavisinde en önemli iki kriterin hastanın yaşıyla omurga eğriliğinin derecesi olduğunu, 20 derecenin altındaki eğriliklerde çoğu zaman düzenli takibin yeterli olduğunu vurguladı.

Kemik gelişimi devam eden ve eğrilik derecesi artan çocuklarda ise korseler veya uygun görülen durumlarda manyetik rod sistemleriyle eğriliğin ilerlemesinin kontrol altına alınmaya çalışıldığını belirten Gökçen, 'Kemik gelişimi tamamlandıktan sonra eğriliğin derecesine göre cerrahi gerekip gerekmediği değerlendirilir. İleri derecede skolyozu bulunan ve kemik gelişimini tamamlamış genç hastalarda ise doğrudan cerrahi tedavi planlanabilir.' ifadelerini kullandı.

Skolyoz tedavisinde başarılı sonuçlar elde edildiğine dikkati çeken Gökçen, şu değerlendirmelerde bulundu:

'Skolyoz ameliyatlarında omurgaya yerleştirilen cerrahi sistemlerle eğrilik düzeltilerek omurga dengeli hale getirilmektedir. Uygun zamanda yapılan tedavi sayesinde çocuklar ve gençler akranlarıyla birlikte aktif, sağlıklı ve hareketli yaşamlarını sürdürebilmektedir. Bu nedenle ailelerin özellikle yaz aylarında çocuklarının omuz, sırt ve bel bölgelerindeki farklılıkları dikkatle gözlemlemeleri ve şüpheli durumlarda zaman kaybetmeden uzman değerlendirmesine başvurmaları erken tanı açısından büyük önem taşımaktadır.'

Kaynak: AA