“Hep elinde telefon.”
“Bir şey söylüyoruz, kavga çıkıyor.”
“Bizim zamanımızda böyle değildi…”
Türkiye’de neredeyse her evde aynı cümleler dolaşıyor.
Anne-baba yorgun, genç savunmada, ortam gergin.
Peki gerçekten sorun ergenlik mi,
yoksa biz yetişkinler farkında olmadan bu süreci daha mı zor hale getiriyoruz?
Gelin, bunu hepimizin yaşadığı çok net bir örnekle ele alalım:
telefon kullanımı.
Ergenlik: Beynin Şantiye Alanı
Ergenlik, bir “şımarıklık dönemi” değil;
beynin ciddi bir yeniden yapılanma sürecidir.
Duyguları yöneten bölüm çok aktiftir,
mantık ve sonuç düşünme merkezi ise hâlâ gelişmektedir.
Bu yüzden genç:
Zamanı yönetmekte zorlanır
Uyarıyı eleştiri gibi algılar
Küçük bir sözle büyük tepki verebilir
Bu bir kişilik sorunu değil, biyolojik bir gerçekliktir.
Telefon Tartışmaları Neden Büyüyor?
Klasik bir sahne:
“Bütün gün telefondasın, ders çalışmıyorsun!”
Bu cümleyle aslında telefon değil, gencin kimliği hedef alınır.
Ve yetişkin genellikle iki uçtan birine savrulur:
1️⃣ “Kanka” Olmaya Çalışan Yetişkin
“Aman üzülmesin”
“Zaten ergen, karışmayayım”
“Sonra tartışırız”
Sonuç:
Sınır yok → belirsizlik var → güven zayıflar.
Genç sınırları denemeye devam eder çünkü tutunacak bir çerçeve yoktur.
2️⃣ “Ayna” Olup Çatışan Yetişkin
Genç bağırır → yetişkin bağırır
Genç kapıyı çarpar → yetişkin arkasından kırıcı sözler söyler
Bu noktada evde bir yetişkin ve bir ergen yoktur.
İki ergen vardır.
Asıl Mesele: Yanlış Aynalama
Bir gencin fazla telefon kullanması 3 birimlik bir sorundur.
Ama yetişkin:
“Sorumsuzsun”
“Biz senin yaşındayken…”
“Bu evde benim dediğim olur”
dediğinde sorun 10 birime çıkar.
Çünkü genç artık telefonu değil,
değerini ve anlaşılma ihtiyacını savunur.
Peki Ne Yapmalı? (Eğitim Koçu Perspektifiyle)
✔️ Davranışı değil zamanı konuşun
“Telefonu bırak” yerine
“Akşam 8–9 ders, 9’dan sonra telefon” gibi netlik
✔️ Duyguyu kabul edip sınırı koruyun
“Şu an sinirlisin, anlıyorum. Ama bu şekilde konuşamayız.”
✔️ Sakinlik, otoritenin en güçlü hâlidir
Bağırmak değil, tutarlılık güven verir.
Son Söz
Ergenlik bir hastalık değildir.
Ama yetişkinlerin yanlış tepkileriyle kronik bir yaraya dönüşebilir.
Gençlerin dürtüselliği doğaldır.
Bu dürtüselliği “kriz” haline getiren şey,
yetişkinlerin ya aşırı esnek ya da aşırı sert tutumudur.
Biz yetişkin olmayı başarabilirsek,
onlar da ergen olmayı güvenle tamamlar.
Ergenlik mi Zor, Yoksa Yetişkinler mi Süreci Zorlaştırıyor?
Mehmet Maraşanlı
Yorumlar