Aksaray şehir merkezinde bulunan Ulu Camii, tarihî geçmişi, mimari özellikleri ve özellikle göz alıcı ahşap minberiyle kentin dikkat çeken kültür varlıkları arasında yer alıyor. Osmanlı kayıtlarında Karamanoğlu Mehmed Bey Camii adıyla geçen yapı, Selçuklu döneminden başlayan geçmişi ve Karamanoğulları döneminde gerçekleştirilen genişletme ve onarımlarıyla yüzyıllardır ayakta duruyor.

Kentin tarihî dokusu içerisinde önemli bir yere sahip olan cami, günümüzde hem ibadet hem de kültür turizmi açısından dikkat çeken yapılardan biri olarak öne çıkıyor.

Karamanoğlu döneminden önemli bir miras

Ulu Camii'nin geçmişi, yalnızca Karamanoğulları Beyliği dönemine dayanmıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı'nda yer alan bilgilere göre cami, Anadolu Selçuklu hükümdarı II. Kılıçarslan'ın oğlu Rükneddin Mesud tarafından yaptırıldı.

Yapı, daha sonraki dönemlerde Karamanoğulları tarafından genişletildi ve onarıldı. Caminin kitabesinde, Karamanoğlu Alaeddin Bey'in oğlu Sultan Mehmed'in 811 yılında yapının yapılmasını ve yenilenmesini emrettiği belirtiliyor. Aynı kitabede yapının mimarı olarak Mimar Firuz'un adı da yer alıyor.

Bu nedenle Aksaray Ulu Camii, farklı tarihî dönemlerin mimari ve sanatsal izlerini aynı yapı içerisinde buluşturan önemli eserlerden biri olarak değerlendiriliyor.

Aksaray Ulu Camii Tarihi ve Ahşap Minberiyle BüyülüyorMimarisi geçmişin izlerini taşıyor

Kareye yakın planıyla dikkat çeken cami, düzgün kesme taştan inşa edilmiş. Batı cephesinde yer alan taç kapı, yapının mimari açıdan dikkat çeken bölümlerinden biri.

Caminin içerisinde kemerlerle birbirine bağlanan ayaklar bulunuyor. Taç kapının sol tarafındaki merdivenlerle kadınlar mahfiline ulaşılırken, yapının genel planı Anadolu Selçuklu ve beylikler dönemi mimari anlayışının izlerini taşıyor.

Dışarıdan bakıldığında sade ve anıtsal bir görünüm sergileyen yapı, iç mekânda ise özellikle ahşap işçiliğiyle dikkat çekiyor.

Asıl dikkat çeken eser caminin ahşap minberi

Aksaray Ulu Camii'ni özel kılan en önemli ayrıntılardan biri, içerisindeki tarihî ahşap minber.

Kültür Portalı'ndaki bilgilere göre minber, Selçuklu dönemi ahşap işçiliğinin seçkin örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Dönemin önemli ağaç oyma, sedef kakma ve kalem işi ustalarından Nüştekin'ül Cemali tarafından yapılan minberde çok ince ahşap işçiliği kullanılmış.

Abanoz ağacından yapılan minberde ağaç oyma, sedef kakma, yazı ve süsleme sanatlarının bir arada kullanılması, eserin sanatsal değerini daha da artırıyor.

Yüzyıllar önce yapılan ince işçilik bugün hâlâ görülebiliyor

Minberin üzerinde Kur'an-ı Kerim'den ayetlerin yanı sıra Selçuklu sultanlarına ithaf edilen methiyelerin bulunduğu belirtiliyor. Çeşitli motiflerle zenginleştirilen eser, döneminin sanat anlayışını günümüze taşıyan önemli örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

Özellikle ahşap yüzeylerdeki ince detaylar, dönemin ustalarının el işçiliğindeki seviyesini ortaya koyuyor. Bu yönüyle Ulu Camii yalnızca mimarisiyle değil, içerisindeki sanat eserleriyle de dikkat çekiyor.

Selçuklu ve Osmanlı izleri bir arada

Caminin tarihî değerini artıran unsurlardan biri de yapının farklı dönemlere ait kültürel izleri bünyesinde barındırması.

Kültür Portalı'na göre Ulu Camii'nde bulunan Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait çok sayıda halı, kilim ve seccade de koruma altına alınmış durumda. Bu eserlerin bir bölümü Aksaray Müzesi'nde sergileniyor.

Böylece cami, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde Aksaray'ın geçmişine ilişkin önemli sanat ve kültür unsurlarını da bünyesinde barındırıyor.

Aksaray Ulu Camii Tarihi ve Ahşap Minberiyle Büyülüyor-1Aksaray'ın tarihî merkezinde ziyaretçilerini karşılıyor

Aksaray'ın merkezinde bulunan Ulu Camii, şehrin tarihî dokusunu keşfetmek isteyenlerin dikkatini çeken yapılardan biri.

Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın Kültür Portalı'nda yapı, inanç ve kültür turizmi kapsamında değerlendiriliyor. Şehir merkezindeki konumu sayesinde ulaşımı da oldukça kolay olan cami, Aksaray'ın geçmişine tanıklık etmek isteyen ziyaretçiler için önemli duraklardan biri olarak gösteriliyor.

Aksaray'ın geçmişinden günümüze uzanan bir miras

Yüzyıllar boyunca farklı dönemlere tanıklık eden Ulu Camii, taş mimarisi, tarihî kitabesi ve özellikle ahşap minberiyle Aksaray'ın kültürel kimliğinde önemli bir yer tutuyor.

Selçuklu döneminden başlayan geçmişi, Karamanoğulları dönemindeki müdahaleleri ve Osmanlı kayıtlarında yer alan adıyla yapı, Anadolu'nun zengin tarihî mirasının dikkat çekici örneklerinden biri olmayı sürdürüyor.

Bugün caminin duvarları ve mimari unsurları kadar, ustalarının yüzyıllar önce büyük emekle ortaya koyduğu ahşap minber de geçmiş ile bugün arasında önemli bir bağ kuruyor.

Osmaniye’nin demiryolu hafızası Mamure Tren İstasyonu
Osmaniye’nin demiryolu hafızası Mamure Tren İstasyonu
İçeriği Görüntüle

Aksaray'ın merkezinde yükselen Ulu Camii, tarihî atmosferi ve sanat değeriyle şehri ziyaret edenlerin mutlaka görmesi gereken yapılardan biri olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Enes şimşek