Çiçekler yalnızca bulundukları ortamı güzelleştirmez; kimi zaman insana huzur verir, kimi zaman da en güzel duyguların sessiz tercümanı olur. Bu nedenle çiçeğin tazesi, özenle yetiştirileni ve sevgiyle hazırlananı her zaman farklıdır.
Vitrinimizi süsleyen taze ortancalarımız da doğanın sunduğu bu güzelliğin en zarif örnekleri arasında yer alıyor. Dalından özenle kesilen ortancalar, gösterişli çiçekleri ve birbirinden güzel renkleriyle bulundukları her ortama canlılık katıyor.
Ortancaları diğer çiçeklerden ayıran en ilginç özelliklerden biri, bazı çeşitlerinin yetiştirildikleri toprağın yapısına göre renk değiştirebilmesidir. Özellikle büyük yapraklı ortanca olarak bilinen “Hydrangea macrophylla” çeşitlerinde bu değişim daha belirgin şekilde görülür.
Aynı Çiçek, Farklı Renkler
Ortancaların mavi, pembe veya mor tonlara dönüşmesinde toprağın pH değeri ile bitkinin topraktaki alüminyuma ulaşabilmesi önemli rol oynar.
Mavi ortancalar elde etmek için toprağın daha asidik olması gerekir. Asitli toprakta alüminyum bitki tarafından daha kolay alınabilir ve bu durum çiçeklerin mavi tonlara yönelmesini sağlar.
Pembe ortancalar için ise toprağın daha alkali olması gerekir. Kireç içeren uygun toprak düzenleyicileriyle pH değeri yükseltildiğinde çiçeklerde pembe tonlar görülebilir.
Toprağın asitlik ve alkalilik bakımından ara seviyelerde kalması hâlinde ortancalar mor veya mora yakın tonlara dönüşebilir. Böylece aynı bitkinin üzerinde bile birbirine yakın farklı renk tonları ortaya çıkabilir.
Beyaz ortancaların durumu biraz daha farklıdır. Bazı beyaz ortanca çeşitleri toprağın pH değerindeki değişimlerden etkilenmez ve doğal beyaz rengini korur. Bu nedenle her ortancanın mutlaka renk değiştireceğini düşünmemek gerekir.
Renk Değişimi Bir Günde Olmaz
Ortancaların rengini değiştirmek sabır isteyen bir süreçtir. Toprağa bilinçsizce ve fazla miktarda ürün uygulamak, bitkinin köklerine zarar verebilir. Toprağın pH değeri ölçülmeli, kullanılacak düzenleyici ürünler doğru miktarda ve zamana yayılarak uygulanmalıdır.
Sulamada kullanılan suyun yapısı, toprağın mineral içeriği, bitkinin çeşidi, yetiştiği ortam ve bakım şartları da ortaya çıkacak rengi etkiler. Bu nedenle aynı uygulama her ortancada aynı sonucu vermeyebilir.
Aslında ortancaların bize verdiği güzel bir mesaj vardır: Doğru ortam sağlandığında güzellik kendiliğinden ortaya çıkar. Fakat bu değişimin gerçekleşmesi için zamana, ilgiye ve doğru bakıma ihtiyaç vardır.
Çiçek Alırken Tazelik Önemlidir
Taze kesilmiş bir ortancanın çiçekleri canlı, dolgun ve güçlü görünür. Yapraklarının diri olması, çiçek başlarının ezilmemesi ve saplarının sağlamlığı tazeliğin önemli göstergeleridir.
Kesme ortancaların vazoda daha uzun süre dayanması için sapları eğik şekilde kesilmeli, temiz su kullanılmalı ve su düzenli olarak değiştirilmelidir. Çiçekler doğrudan güneş ışığından, yüksek sıcaklıktan ve güçlü hava akımından korunmalıdır.
Biz de çiçeklerimizi tazeliğini ve doğal güzelliğini koruyacak şekilde hazırlıyor, ortancalarımızı dalından özenle keserek vitrinimize yerleştiriyoruz. Çünkü çiçek yalnızca satılan bir ürün değil; sevinci, sevgiyi, özlemi ve hatırlanmayı anlatan özel bir armağandır.
Her rengin ayrı bir duyguyu temsil ettiği ortancalar, doğanın insana sunduğu en zarif sürprizlerden biridir. Mavisi huzuru, pembesi sevgiyi, moru asaleti, beyazı ise saflığı çağrıştırır.
Bazen bir demet çiçek, uzun cümlelerin anlatamadığını tek bakışta anlatır. Ortancalar da renkleri ve gösterişli duruşlarıyla bu güzel dili en iyi konuşan çiçeklerden biridir.