Yurtsever, “7 Mart, Kadirli'nin hafızasıdır. O gün sadece bir işgal sona ermedi; bir şehir yeniden ayağa kalktı” ifadelerini kullandı.
“ANDIRIN CADDESİ'NDE TARİH YENİDEN YAZILIR”
Her yıl 7 Mart sabahı Andırın Caddesi'nde toplanan kalabalığın aslında bir anmayı değil, bir dirilişi yaşadığını belirten Yurtsever şunları söyledi:
“Kuvay-i Milliye birliklerinin Kadirli'ye girişini anlatan o tarihi kareye her baktığımda aynı heyecanı yaşarım. Tozlu yollar… Ellerinde bayrak… Çamur içindeki çizmeler… Damların üzerinde bekleyen insanlar… O gün Kadirli sadece kurtulmadı; yeniden doğdu.”
Son yayımladığı “Kadirli'nin Tarih Sevgisi” adlı eserinin kapağında da bu tarihi anı ölümsüzleştirdiğini belirten Yurtsever, üst bölümde kurtuluş fotoğrafını, alt bölümde ise Sülemiş Tepesi eteğindeki tarihi Taşköprü'yü kullandığını söyledi.
“Üstte bağımsızlık, altta köklerimiz var. Bir şehir hem geçmişi hem mücadelesiyle ayakta kalır.”
50 KİTAPLIK BİR HAFIZA ARŞİVİ
1980'li yılların başında başladığı tarih araştırmalarını aralıksız sürdürdüğünü belirten Yurtsever, ilk kitabı Kadirli Tarihi'nin ayrı bir yere sahip olduğunu dile getirdi.
Bugüne kadar yaklaşık 50 kitap kaleme alan Yurtsever'in eserleri arasında:
· “Osmanlı Tarihi”
· “Anaların Gözyaşları”
· “Muhteşem Yalanlar”
· “Çanakkale'yi Hatırlamak”
· “Haçin”
· “Kozan Tarihi”
· “Adana Tarihi”
· “Kara Fatma Hatun'un Hayatı”
· “Andırın Tarihi”
· “Çukurova Valileri, Eşkıyaları ve Derebeyleri”
· “Çukurova Türkmenleri”
· “Payas Tarihi” yer alıyor.
Yurtsever, “Her kitap bir arşiv çalışmasının, saha araştırmasının ve sabrın ürünüdür” dedi.

SAVRUN SUYU: SADECE BİR NEHİR DEĞİL
Kadirli'nin coğrafyasının tarihini şekillendirdiğini vurgulayan Yurtsever, Savrun Suyu'nun bölge için taşıdığı anlamı şöyle anlattı:
“Savrun sadece akan bir su değildir. O, hayatın kendisidir. Akıp giden su değil; hayallerimiz, umutlarımız ve kaderimizdir.”
1909 yılında dönemin Adana Valisi Cemal Paşa tarafından yaptırılan tarihi Taşköprü'nün şehrin sembolü haline geldiğini söyleyen Yurtsever, 1954 sel felaketinde köprünün dört ayağının yıkıldığını ve zamanla tamamen ortadan kalktığını belirtti.
“Taşköprü, Kadirli'nin geçmişle kurduğu bağın simgesiydi. Bugün yerinde beton köprü var ama hafızalardaki taş köprü hâlâ ayakta.”
700 YILLIK TÜRKMEN YURDU
Kadirli'nin Yörük ve Türkmen kimliği taşıdığını ifade eden Yurtsever, yaklaşık 700 yıl önce bölgeye yerleşen Dulkadir Türkmenlerinin izlerinin hâlâ yaşadığını belirtti.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde tutulan tahrir defterlerinde Kadirli çevresindeki mahallelerin, üretim faaliyetlerinin ve aile kayıtlarının ayrıntılı biçimde yer aldığını vurguladı.
“Arşiv belgeleri bize gösteriyor ki bu topraklar sadece savaşların değil, üretimin, emeğin ve kültürün de merkezidir.”
ALA CAMİ: MEDENİYETLERİN TANIĞI
Kadirli'nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ala Cami'nin Roma döneminde tapınak, Bizans döneminde kilise, Dulkadiroğulları döneminde ise cami olarak kullanıldığını belirten Yurtsever:
“Ala Cami'nin taşlarına dokunduğunuzda Roma'yı da hissedersiniz, Bizans'ı da, Osmanlı'yı da…
Bu yapı Kadirli'nin medeniyetler arası geçişinin canlı şahididir.”
1905 yılında İngiliz gezgin ve istihbaratçı Gertrude Bell'in Kadirli'ye gelerek bu yapının fotoğraflarını çektiğini hatırlatan Yurtsever, bölgenin tarih boyunca uluslararası ilgi gördüğünü söyledi.

OSMANLI HANEDANI İLE KADİRLİ BAĞI
Fatih Sultan Mehmet'in eşi Sitti Mükrime Hatun'un Dulkadiroğulları Beyliği'nden olması nedeniyle Osmanlı hanedanı ile Kadirli arasında tarihî bağ bulunduğunu ifade eden Yurtsever, Yavuz Sultan Selim'in 1515 yılında bölgeye geldiğine dair rivayetlerin de önemli olduğunu belirtti.
1865 yılında Ahmet Cevdet Paşa ve Derviş Paşa öncülüğünde kurulan Fırka-i Islahiyye hareketiyle Çukurova'da yeni bir idari düzen sağlandığını, göçebe aşiretlerin yerleşik hayata geçirildiğini ve Kadirli'nin yeniden yapılandırıldığını söyledi.
“GENÇLER TARİHİNİ BİLMEZSE GELECEĞİNİ İNŞA EDEMEZ”
I. Dünya Savaşı'nda cepheye giden Adanalı ve Kadirlili gençlerin büyük bölümünün geri dönemediğini belirten Yurtsever, işgal yıllarının bölge halkı üzerinde derin izler bıraktığını ifade etti.
Sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Tarih sadece geçmiş değildir. Tarih, geleceğe bırakılan bir emanettir. Eğer gençler 7 Mart'ın ne anlama geldiğini bilmezse, o ruh zayıflar. Ama biz anlatmaya devam edersek, Kadirli'nin hafızası asla silinmez.”
HABER ANALİZ
7 Mart, Kadirli için yalnızca bir takvim günü değil; hafıza, kimlik ve direniş sembolüdür. Savrun'un akışı, Sülemiş Tepesi'nin gölgesi, Ala Cami'nin taşları ve Andırın Caddesi'nde yankılanan alkışlar… Hepsi bir bütünün parçalarıdır.
Sabır Gazetesi'ne konuşan Cezmi Yurtsever'in sözleriyle:
“Bir şehir geçmişini unutursa yönünü kaybeder. Kadirli yönünü 7 Mart'ta bulmuştur.”


