Kadirli ve yakın çevresi 3. ve 4. jeolojik zamanda oluşmuş kayalarla örtülüdür. Bu örtünün altında, Torosların iskeletini teşkil eden muhtelif kırıklı, kıvrımlı kayalar vardır. Günümüzde yaklaşık 25 milyon yıl önce Kadirli ilçe merkezinin 10 km. kuzeyine kadar deniz vardı.
15 milyon yıl kadar devam eden bu durum sonucunda, Kadirli ile Düziçi arasında kuzeye kıvrık yay gibi uzanan beyaz renkli, bol fosilli kireçtaşları teşekkül etmiştir. Denizin çekilmesinden sonra yerinde geniş bir göl kalmış ve bu gölün ürünleri olarak ilçe merkezinden Arslantaş Barajına kadar uzanan arazi meydana gelmişti.
Yaklaşık 2 milyon yıl kadar önce göl de kurumuş ve geride bıraktığı düzlük, Toroslardan gelen büyük sellerle dolmaya başlamıştır. Bugünkü Seyhan ve Ceyhan nehirlerinin ataları, Toroslardan getirdiği malzemeyi düzlüğe sererken bir taraftan da denizi doldurmuş ve mevcut Çukurova düzlüğünün meydana gelmesine katkıda bulunmuştur.
Çukurova; deniz üstüne gölün, gölün üstüne nehirlerin meydana geldiği bir alüvyon düzlük olup, denizin dolmasıyla genişlemiş ve genişlemeye de halen devam etmekte olan mümbit bir ovadır. Kadirli de bu ovanın kuzeydoğusunda, Toros Dağları'nın eteğine yerleşmiş güzel bir yerleşim birimidir. Kadirli'nin doğusunda Keşiş (Mahalli ağızla Keğiş) Irmağı, batısında Sumbas Irmağı, kuzeyinde Mazgaç Beli ve Toklu Dağı, güneyinde ise Ceyhan Nehri bulunmaktadır.
Bol güneşi, temiz havası, gür ormanları, kademeli iklimi ve mübit arazisi ile Çukurova ile birlikte Kadirli de tarih boyunca kuvvetli devletlerin istilasına maruz kalmıştır.
Bu sebeple de, yer altı ve yer üstü tarihi eserleri ile tabii bir müze gibidir.
Bu eserlerden bazıları şunlardır: Ceyhan Vadisinde Hemite, Bodrum, Babaoğlan, Karatepe, Arslantaş, Asitavanda ve Kum Kaleleri; Keşiş Vadisinde Asılı Değirmen Dere Kaleleri; Savrun Vadisinde Mazgaç, Çürük, Arpacık, Hiçgeven, Kale altı Çol, Helgincik Kaleleri; Kesik Vadisinde Eserli, Kalkan, Hörcün, Çem Akdere Kaleleri; Sunbas tarafında ise Kırık, Bucak, Anavarza Kaleleri.
Bu kalelerin yanı sıra; köprü, hamam, taş örme kuyu, Roma mezar kalıntıları, mermer sütun ve kaideleri ile başlıkları, iri kiremit küpler, Bizans heykelleri ve bol miktarda sikkeler mevcuttur.
Kadirli'nin İ.Ö. 4000-6000 yüzyıllar arasında yerleşim birimi olduğu mevcut kalıntılardan anlaşılmaktadır. Bu dönemde sırasıyla; Kozvatanlılar, Asurlular, Kilikyalılar, İranlılar, Makedonyalılar, Selevkoslar ve İ.Ö. 103'de de Akdeniz'e hakim olan Korsanların hakimiyeti altında kalmıştır. İ.S. 69 ve 1071 yılları arasında Roma ve Bizans hakimiyeti altında kalan Kadirli, 1071'den günümüze kadar devam etmekte olan Türk hakimiyetine geçmiştir. Bizans hakimiyeti döneminde Kadirli, Çukurova ile birlikte bir süre Ermeniler ve Abbasilerin de işgali altında kalmıştır.
Bu dönemlerin üzerinde kısaca durulursa, Kadirli'nin tarih içindeki önemi daha iyi anlaşılacaktır.
KADİRLİ MERKEZİNİN TARİHİ ÖZETİ
İ.S. 69. ROMALILAR: Roma Flavyen hanedanından VESPASİANUS (69-79), Titus (79-81), Domitianus (81-96) zamanında inşa ve iskan edilen Kadirli'ye Flavyonların şehri manasına gelen FLAVİOPOLİS (FLAVIOIOPOLIS) ismi verilmiştir. 74'te Flaviopolis adına mahalli sikke Roma müzesinde mevcuttur. 117-138 arası Roma İmparatoru HADRİANUS'un bir eşi Roma'da bulunan muhteşem bronz heykeli, 2. asır başlarında hariçten getirilerek sert yonulu taşlarla yapılan Alacami manastırına konmuştur. Bağtepe (Maarif çam ormanlığında) ve Sülemiş tepe sırtında yer altı kaya oymalı mezarlar, 30 civarında yumuşak yonulu taşla örülü su kuyuları vardır. Adana Arkeoloji Müzesi Katalog No. 1472 Kadirli menşeli Tunç kazan, keza Katalog No. 1308 üzeri cengaver kabartmalı Tunç levha bunlardandır.
395. BİZANSLILAR: Roma'nın batı ve doğu diye ikiye bölünmesinden sonra Çukurova ve Kadirli, Doğu Roma (Rum) Bizans hissesine düştü. 4. asır başlarında hariçten getirilen sert yontulu taşlarla Alacami manastırının doğu ortasına bir kilise ilave edilmiştir. Kadirli'nin kuzeydoğu 30 km. uzaklıktan yer altı taş örme gizli dehliz ile Kalealtı suyunu Kadirli'ye getirmişler; kiremit borularla şehir suyu tevzi edilmiştir. Yerleri belli üç hamam yapılmıştır. Saray, mabet ve zengin evlerinin tabanı süslü mozaik döşenmiştir. 1965'te Murtlu Tepede bulunan, belediye bina girişinde muhafaza edilen kiremit mezarlar maalesef 1993'te belediye reisi Mustafa Kara'nın zamanında zayi edilmiştir. Adana Arkeoloji Müzesinde Katalog No. 1471 Kadirli menşeli yunus balığı üzerine binmiş kanatlı Amor heykelciği mevcuttur. Mehmet Sarı İbrahim oğlu evi üstündeki iri kiremit küp de bu döneme aittir.
704. EMEVİLER: Halife Abdülmelik'in oğlu Abdullah, Çukurova'yı zapt etmiştir. Kösepınar köyünde Zahle'den dönen ZELHİ ve Ebülhasan kelimeleri bunlardan kalmıştır.
748. BİZANSLILAR: Emevi-Abbasi mücadelesinden istifade eden Bizans İmparatoru 3. Konstantin, Çukurova'ya tekrar hakim olmuştur.
758. ABBASİLER: Abbasi Halifesi Ebu Cafer el-Mansur'un emri ile Doğu Oğuz Kansu Türk ordusu ve kumandanı Yahya oğlu Cebrail, Çukurova ile birlikte Kadirli'yi de zapt etmiştir. Çukurova, Binboğa Dağı, Seyhan, Ceyhan nehir ve kollarının adı bunlardan kalmıştır. Harun Reşit adına Haruniye (Düziçi) inşa ve iskan edilmiş ve karargah yapılmıştır. Çukurova'yı idare eden Doğu Oğuz Kansu Türk ordu kumandanları şunlardır: 1. Yahya O. Cebrail, 2. Ebu Süleyman, 3. Vasıf, 4. Fazınbini Karin, 5. Ebulfereç, 6. Amaçor, 7. Yazmaz, 8. Doğan O. Ahmet, 9. Ebu Sait Türki, 10. Burdur O. Rüstem, 11. Munis, 12. Hakan, 13. Bilgeçor, 14. Tolon O. Ahmet, 15. Bursil, 16. Ebu Gazi, 17. İtah, 18. Ferganlı Hilas, 19. Seyfiddevla Ali, 20. Kay.
969. BİZANSLILAR: Abbasi halifelerinin zaafından istifade eden, önce kumandan sonra Bizans İmparatoru olan NİKOFARAS tekrar Çukurova'ya hakim olmuştur.
1064-1071: Alparslan, Anadolu'yu sondaj maksadı ile 12 Türk akıncı beyini gönderdi ve Bizans'ın zaafını öğrendi. Bu akıncı beyler: 1. Bekçi O. Afşin, 2. Çubuk, 3. Tayyip, 4. Çağrı, 5. Bozan, 6. Mansur, 7. Gümüştigin, 8. Artuk, 9. Sevliğin, 10. Tutak, 11. Porsuk, İnal Beylerdir. Bekçi O. Afşin Bey'in beyleri ise: 1. Ahmet Şah, 2. Uvak O. Adsız, 3. Çavlu, 4. Türkmen, 5. Sanduk, 6. Dilmaç, 7. Tavtav beylerdir. 4 sene Türk akıncı beyleri Anadolu'yu hallaç pamuğu gibi attılar.
26.08.1071 BÜYÜK SELÇUKLULAR: Bizans İmparatoriçesi Eudokia (Deksia), 12 Türk akıncı beyinden o kadar rahatsız oldu ki akınları durdurmak şartı ile Romen Diyojen ile evlenmek zorunda kaldı. Alparslan barış teklif ettiyse de reddedildi ve Malazgirt Ovası'nda 220.000 kişilik Roma ordusunu 54.000 kişilik Türk ordusu ile karşıladı. Türk casusu Erbasan, Roma ordusu içindeki Uz ve Peçenek Türklerini ikna etti. Alparslan "kurt kapanı" oyunuyla düşmanı bozguna uğrattı; Başkumandan Diyojen esir düştü. Malazgirt zaferine kadar Anadolu katıksız bir Rum memleketi iken, zaferden sonra Anadolu katıksız bir Oğuz Türk yurdu olmuştur.
1074: Konya Selçuklu Devleti'nin kurucusu Süleyman Şah, Çukurova'yı zapt ederek Kars'tan gelen Karsak (Farsak) Türklerini iskan etti. Bu iskan sonucu bölgedeki dağlara Bolgar Dağı, Aladağ, Kazan Dağı (zamanla Kozan), Karadağ gibi isimler verilmiştir. Kazan Farsak Türkleri idare merkezi olan Kadirli'ye memleketlerinin asıl ismi olan Kars ismini vermişlerdir.
1097. HAÇLI ORDUSU: Çukurova ve Kadirli Haçlı işgaline girdi. 1080'de Geben kalesinde Senyörlük kuran Ermeniler, 1090'da Haçlılar tarafından Anavarza kalesine indirilerek kukla bir Ermeni prensliği kurdular.
1129. DANIŞMENTLİLER: Melik Ahmet Gazi, Ermeni prensliğini yenerek Doğu Yukarı Çukurova'ya hakim oldu. "Akmezar", "Akeşhet", "Akmaşat", "Yağbasan" isimleri bu dönemden kalmıştır. 1133 büyük depreminde Alacami'nin batı kısmı hasar görünce Rumlar tarafından yumuşak yonu taş ile tamir edilmiştir. Anavarza kalesi çok hasar gördüğünden Ermeni prensliği merkezi Sis'e (Kozan) kaldırılmıştır.
1147. İKİNCİ HAÇLI ORDUSU: Çukurova tekrar işgal edildi.
1170. ZENGİOĞLU NURETTİN MAHMUT: Sis Ermeni prensliğini hakimiyeti altına aldı.
1180. SELAHATTİNİ EYYUBİ: Mahalli Türk aşiretlerinin şikayeti üzerine Çukurova'yı zapt etti.
1188. ÜÇÜNCÜ HAÇLI ORDUSU: Çukurova Haçlı istilasına uğradı.
1199. KİLİKYA KÜÇÜK ERMENİ KRALLIĞI: Haçlılara hizmetinden dolayı Alman Kralı Hanri, 2. Leon'a krallık tacı giydirdi.
1210. KONYA SELÇUKLULARI: İzzettin Keykavus, Sis Ermeni kralını biata mecbur bıraktı.
1243. MOĞOLLAR: Kösedağ Savaşı'ndan sonra Moğol kumandanı Bayçu, Sis Ermeni Krallığına hakim oldu. Sülemiş Bey kışın Kadirli Sülemiş tepesinde kışlar, yazın Feke'de yaylardı.
1375.04.13 MISIR TÜRK KÖLEMENLERİ (MEMLÜKLER): Mısır Sultanı Eşref Şaban'ın emri ile Halep Emiri Işıkbuğa, Sis Ermeni Krallığını yıktı. Sis idaresi önce valilere, 1389'da Ramazanoğulları'na bırakıldı. 1400'den sonra Kars (Kadirli) Dulkadiroğulları eline geçti.
1480-1490: Dulkadiroğlu Alaüddevle Bozkurt Bey'in oğlu Kasım Bey (Sarı Kaplan), Alacami kilisesini cami ve medreseye çevirmiş, adına "Alaüddevle Mescidi" demiştir; bu isim zamanla Alacami'ye dönüşmüştür.
1515. OSMANLILAR: Kadirli bakımından Osmanlı devri üçe ayrılır:
· A- 1515-1695: Maraş Beylerbeyliği'ne bağlı "Kars-ı Zülkadiriye" sancağı dönemi.
· B- 1695-1865: Rakkadan firar eden aşiretlerin tahribatı sonucu şehrin ıssızlaştığı "Kars Pazarı" dönemi.
· C- 1865 sonrası: Fırka-i İslahiye ile Kadirli'nin yeniden imar ve iskan edildiği dönem.
KARS-I ZÜLKADİRİYE VE MODERN DÖNEM
1515-1865: Yavuz Sultan Selim'in Dulkadiroğulları'nı ortadan kaldırmasından sonra Osmanlı'da üç "Kars" sancağı oluştu: Silifke havalisindeki Karataşlık Karsı, bugünkü Kars ili (Dutman Karsı) ve Kadirli'deki Kars-ı Dulkadirli. 1563 tarihli Tapu Tahrir Defteri'ne göre sancağın sınırları Amik Ovası'ndan Tomarza'ya, Amanoslardan Feke'ye kadar uzanıyordu. Defterde 14 kaza (ilçe) ve Kadirli merkezinde 24 mahalle kayıtlıdır.
1695-1865: Rakkadan firar eden Avşar ve Kürt taifelerinin saldırıları sonucu şehir halkı dağılmış, bölge harap olmuştur. Alacami civarında kervan bezirganlarının alışveriş yapmasından dolayı buraya "Kars Pazarı" denmiştir. Bu dönemde Çukurova'da Kozanoğlu ve Küçükalioğlu gibi küçük derebeylikler türemiştir.
1865. FIRKA-İ İSLAHİYE: Osmanlı Devleti asayişi sağlamak için Müşir Koca Derviş Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa komutasındaki orduyu bölgeye gönderdi. Karamüftüoğlu Mehmet Efendi'nin ricasıyla Kadirli harabeleri üzerine yeni kaza merkezi inşa edildi. Binbaşı Hüseyin Hüsnü Bey Kadirli'nin kurucu kaymakamı oldu; Alacami'yi restore ederek ibadete açtı.
KRONOLOJİ:
1867: Kadirli Adana vilayetine bağlandı.
1869: Kafkasya'dan gelen Çerkezler bölgeye iskan edildi.
1872: İlk tapu kayıtları tutulmaya başladı ve Belediye teşkilatı kuruldu (İlk Reis Osman Rifat Efendi).
1909: Ermeni olayları (İğtişaşı) yaşandı.
1911: İlk Selanik muhacirleri geldi.
14.03.1919: Mondros mütarekesi gereği Fransızlar Kadirli'yi işgal etti.
07.03.1920: Kadirli düşman işgalinden kurtarıldı.
30.08.1922: Büyük Zaferle Türkiye esaretten kurtuldu.
29.10.1923: Türkiye Cumhuriyeti Devleti kuruldu.
Kaynak : Sülemiş Dergisi Mayıs 1995 Sayı:1 – Yazar: İ. Sefa VAYISOĞLU


