Zatürre; akciğerlerdeki hava keseciklerinin (alveoller) iltihaplanması ve içlerinin sıvı veya irinle dolması sonucu gelişiyor. Bu durum oksijenin kana geçmesini zorlaştırıyor ve hastada nefes darlığı, yüksek ateş ve öksürük gibi ciddi belirtilere yol açıyor.

En riskli gruplar kimler?

Sağlık verilerine göre zatürre özellikle;

  • 2 yaş altı çocuklar

  • 65 yaş üstü bireyler

  • Kronik hastalığı olanlar

  • Bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler

için hayati risk taşıyor. Uzmanlar, bu gruplarda zatürrenin çok daha hızlı ağırlaşabildiğini vurguluyor.

Zatüre1

En yaygın neden: Bakteriler

Zatürrenin en sık nedeni, üst solunum yollarında yaşayan Streptococcus pneumoniae adlı bakteri. Grip, COVID-19 veya RSV gibi bir virüs sonrası bağışıklık düşerse, bu bakteriler akciğere inerek zatürreye yol açabiliyor.

Bunun yanında influenza virüsü, SARS-CoV-2, RSV ve bazı mantar türleri de zatürreye neden olabiliyor.

Soğuk hava tek başına suçlu değil

Toplumda yaygın olan inanışın aksine, zatürre doğrudan soğuktan kaynaklanmıyor. Ancak soğuk ve nemli ortamlar, burunda aşırı mukus üretimine neden oluyor. Bu da bakteri ve virüslerin çoğalmasını kolaylaştırarak hastalık riskini artırıyor.

Uzmanlar özellikle havalandırılmayan, kalabalık ve nemli ortamlarda bulaşın hızlandığını belirtiyor.

Zatüre3

Belirtiler hafife alınmamalı

Zatürrede en sık görülen belirtiler:

Yaşlılarda ise kafa karışıklığı da görülebiliyor. Dudaklarda morarma, hızlı nefes alma ve şiddetli öksürük durumunda acil müdahale gerekiyor.

Zatüre4

Tedavi gecikirse ölümcül olabilir

Bakteriyel zatürre antibiyotikle, viral zatürre ise antiviral ilaçlarla tedavi ediliyor. Ancak tedavi yarım bırakılırsa hastalık yeniden ağırlaşabiliyor. Ağır vakalarda hastaneye yatış, oksijen ve damar yoluyla ilaç verilmesi gerekebiliyor.

Zatürre bulaşıcı mı?

Zatürre doğrudan bulaşmıyor ancak ona neden olan virüs ve bakteriler kişiden kişiye damlacık yoluyla yayılabiliyor. Bu nedenle öksürük, hapşırık ve yakın temas büyük risk oluşturuyor.

Uzmanlar, grip ve zatürre aşılarının özellikle risk grupları için hayati öneme sahip olduğunu vurguluyor.

Muhabir: Suğra İrem Yıldız