Türkiye genelinde konut piyasası Nisan ayında dikkat çeken bir hareketlilik yaşadı. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, yüksek faiz oranları ve krediye erişimde yaşanan zorluklara rağmen konut satışlarında artış görüldü. Özellikle ipotekli satışlardaki yükseliş, piyasada beklenmeyen bir tablo ortaya çıkardı.

Nisan ayında ilk el konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,6 artarak 40 bin 306’ya ulaştı. Böylece sıfır konutların toplam satışlar içerisindeki payı yüzde 31,8 oldu. Yeni deprem yönetmeliklerine uygun yapılar ve modern yaşam alanları, vatandaşların yeni konutlara yönelmesinde etkili oldu.

Verilerin en dikkat çeken kısmı ise ipotekli satışlar oldu. Konut kredisi faizlerinin yüksek seyrettiği dönemde krediyle yapılan satışlar yüzde 40,5 artış göstererek 25 bin 771’e yükseldi. Uzmanlar bu artışı, bazı bankaların sunduğu kampanyalar ve vatandaşların “fiyatlar daha fazla düşmeyecek” düşüncesiyle harekete geçmesine bağlıyor.
İkinci el konut satışlarında ise sınırlı bir düşüş yaşandı. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 0,3 gerileyen ikinci el satışları yaklaşık 86 bin seviyesinde gerçekleşti. Buna rağmen ikinci el piyasası toplam satışlardaki ağırlığını korumayı sürdürdü.

Yabancılara yapılan konut satışlarında ise hafif gerileme görüldü. Nisan ayında yabancılara yapılan satışlar yüzde 1,1 azalarak bin 516 oldu. En fazla konut alan yabancılar arasında Rusya Federasyonu vatandaşları ilk sırada yer alırken, Çin ve İran vatandaşları da listenin üst sıralarında bulundu.
Öte yandan ticari gayrimenkul satışlarında da dikkat çekici artış yaşandı. İlk el iş yeri satışları yüzde 14,3 yükselirken, ipotekli iş yeri satışlarında yüzde 102,1’lik artış kaydedildi. Uzmanlar, yatırımcıların enflasyona karşı güvenli liman olarak gayrimenkule yönelmeye devam ettiğini belirtiyor.

Osmaniye’de de son dönemde konut ve arsa piyasasında hareketlilik yaşandığı gözlenirken, özellikle yeni yapılaşma bölgelerinde satışların sürdüğü ifade ediliyor. Emlak sektörü temsilcileri, yaz aylarına doğru piyasadaki hareketliliğin daha da artabileceğini değerlendiriyor.





