Prof. Dr. Fulya Öztaş ile Prof. Dr. Haydar Öztaş tarafından hazırlanan bilimsel değerlendirmeye göre, Avrupa ve Asya kökenli olan siğil otu; yara iyileşmesini hızlandırıcı, iltihap giderici, antioksidan ve antimikrobiyal özellikleriyle öne çıkıyor. Bitkinin yaprak ve tohumları yüzyıllardır çeşitli sağlık sorunlarının destekleyici tedavisinde kullanılıyor.
Yaraların İyileşmesine Destek Oluyor
Araştırmalara göre taze yapraklardan elde edilen öz suyu; yara, yanık, böcek ısırığı, apse ve egzama gibi cilt problemlerinde doku onarımını destekleyebiliyor. Bitkinin içerdiği allantoin, aucubin ve catalpol gibi doğal bileşenlerin hücre yenilenmesini hızlandırdığı ve iltihaplanmayı azalttığı belirtiliyor.
Güçlü Antioksidan ve Antimikrobiyal Etki
Siğil otu; flavonoidler, fenolik asitler ve iridoid glikozitler bakımından zengin yapısıyla serbest radikallere karşı koruyucu etki gösteriyor. Aynı zamanda bazı bakteri, mantar ve virüslere karşı doğal antimikrobiyal özellik taşıdığı ifade ediliyor.
Sindirim Sistemine de Katkı Sağlıyor
Bitkinin geleneksel olarak mide rahatsızlıkları, gastrit, peptik ülser ve ishal gibi sindirim sistemi sorunlarında da destekleyici amaçla kullanıldığı belirtiliyor. İçeriğindeki yüksek lif oranı bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine katkı sağlıyor.
Siğiller İçin Geleneksel Kullanım
Halk arasında en yaygın kullanım alanlarından biri ise siğiller. Geleneksel yöntemde taze yapraklar ezilerek elde edilen lapa doğrudan siğilin üzerine uygulanıyor. Bitkinin içerdiği doğal bileşenlerin siğil dokusunun kurumasına yardımcı olabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlardan Uyarı
Uzmanlar, bitkinin genel olarak düşük toksisiteye sahip olduğunu ancak her bitkisel üründe olduğu gibi bilinçsiz kullanımın sakıncalı olabileceğini vurguluyor. Özellikle hamile ve emziren kadınların, kronik hastalığı bulunanların ve düzenli ilaç kullanan kişilerin bitkiyi tüketmeden önce mutlaka hekim görüşü alması gerektiği belirtiliyor.
Ayrıca yüksek lif içeren tohumlarının bağırsak tıkanıklığı veya yutma güçlüğü yaşayan kişiler için risk oluşturabileceği, aşırı tüketimin ise mide-bağırsak rahatsızlıkları, tansiyon düşüklüğü ve alerjik reaksiyonlara yol açabileceği ifade ediliyor.




