Herkes hayatının bazı dönemlerinde kendini mutsuz, kaygılı veya tükenmiş hissedebilir. Yaşanan kayıplar, ilişki sorunları, iş ve okul stresi ya da yaşamın getirdiği diğer zorluklar ruh halini geçici olarak etkileyebilir.
Ancak bu durumların uzun süre devam etmesi ve kişinin günlük yaşamını, sosyal ilişkilerini veya iş hayatını belirgin şekilde etkilemesi, daha yakından değerlendirilmesi gereken bir durum olabilir.
Alman Psikiyatri, Psikoterapi ve Psikosomatik Derneği’ne (DGPPN) göre yetişkinlerin dörtte birinden fazlası her yıl en az bir ruhsal hastalık kriterini karşılıyor. Buna rağmen ruhsal sorun yaşayan kişilerin yalnızca bir bölümü profesyonel destek alıyor.
Erken dönemde yardım almak, kişinin yaşadığı sıkıntılarla daha etkili şekilde başa çıkmasına yardımcı olabilir. Peki terapi veya uzman desteğinin faydalı olabileceğini gösteren belirtiler neler?
1. UZUN SÜREDİR MUTSUZ VE İSTEKSİZ HİSSEDİYORSANIZ
Herkes zaman zaman moral bozukluğu yaşayabilir. Ancak haftalar veya aylar boyunca mutsuz, çökkün ya da enerjisiz hissetmek göz ardı edilmemesi gereken bir durum olabilir.
Daha önce keyif aldığınız aktiviteler artık size zevk vermiyorsa, günlük işlerinizi yapmak zorlaşıyorsa veya sürekli yorgun hissediyorsanız bir ruh sağlığı uzmanıyla görüşmek faydalı olabilir.
İnsanlardan uzaklaşmak ve sosyal ortamlara katılmak istememek de dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında yer alıyor. Bu durum yaşam kalitenizi belirgin şekilde etkiliyorsa profesyonel destek değerlendirilebilir.
2. KAYGINIZ GÜNLÜK HAYATINIZI ETKİLEMEYE BAŞLADIYSA
Belirsizlikler karşısında kaygı hissetmek yaşamın doğal bir parçası. Ancak endişeler sürekli zihninizi meşgul ediyor ve günlük işlerinizi sürdürmenizi zorlaştırıyorsa durum farklı değerlendirilebilir.
Yoğun kaygı nedeniyle işe, okula veya sosyal ortamlara gitmekten kaçınmak, sürekli korku yaşamak ya da panik atak benzeri yoğun fiziksel belirtiler yaşamak profesyonel destek ihtiyacına işaret edebilir.
Terapi sürecinde kaygıyı tetikleyen düşünceler ve durumlar ele alınarak kişinin bu duygularla daha sağlıklı başa çıkabilmesine yönelik yöntemler geliştirilebilir.
3. NEDENİ AÇIKLANAMAYAN FİZİKSEL BELİRTİLER YAŞIYORSANIZ
Ruhsal sıkıntılar yalnızca düşünce ve duygular üzerinde etkili olmayabilir. Bazı kişilerde baş ağrısı, kas ağrıları, uyku sorunları, iştah değişiklikleri veya sindirim sistemi şikâyetleri gibi fiziksel belirtiler de görülebilir.
Ancak bu belirtilerin doğrudan psikolojik bir nedenden kaynaklandığı düşünülmemeli. Öncelikle olası fiziksel nedenlerin bir doktor tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
Tıbbi bir neden bulunmadığında ise belirtilerin psikolojik veya psikosomatik bir bağlantısı olup olmadığı bir uzman eşliğinde değerlendirilebilir.
4. KENDİNİZDE BELİRGİN BİR DEĞİŞİKLİK FARK EDİYORSANIZ
Son dönemde davranışlarınızda, düşüncelerinizde veya duygularınızda belirgin değişiklikler meydana geldiyse bu durumu da göz ardı etmemek gerekiyor.
Eskiden sizi mutlu eden şeylere ilginizi kaybetmek, çevrenizden uzaklaşmak, normalden daha öfkeli veya hassas olmak ve günlük sorumlulukları yerine getirmekte zorlanmak üzerinde durulması gereken değişiklikler arasında bulunuyor.
Bazen bu farklılıkları kişinin kendisinden önce yakın çevresi fark edebiliyor. Böyle bir durumda uzmanla görüşmek, yaşanan değişimin altında yatan nedenleri anlamaya yardımcı olabilir.
5. KENDİNİZE ZARAR VEREN DAVRANIŞLARA YÖNELİYORSANIZ
Duygusal sıkıntılarla başa çıkmak için giderek daha fazla alkol veya madde kullanımına yönelmek ya da kendine zarar veren davranışlarda bulunmak, profesyonel yardım alınması gerektiğini gösteren önemli işaretlerden olabilir.
Bu davranışlar yaşanan sıkıntıyı çözmek yerine zaman içerisinde fiziksel ve psikolojik sorunların daha da ağırlaşmasına neden olabilir.
Özellikle kendinize zarar verme düşünceleriniz varsa bunu tek başınıza taşımamanız ve mümkün olan en kısa sürede bir ruh sağlığı uzmanına veya acil destek hizmetlerine başvurmanız önemlidir.
TERAPİYE İHTİYACINIZ OLUP OLMADIĞINI NASIL ANLAYABİLİRSİNİZ?
Bu belirtilerden birini veya birkaçını yaşamak tek başına bir ruhsal hastalığınız olduğu anlamına gelmez. Aynı şekilde terapi desteği almak için mutlaka ciddi bir psikolojik sorun yaşamanız da gerekmez.
Bazen kişiler yalnızca zor bir dönemi daha sağlıklı şekilde atlatmak, kendilerini daha iyi tanımak veya belirli bir problemle başa çıkma becerilerini geliştirmek amacıyla da profesyonel destek alabilir.
Emin olmadığınız durumlarda aile hekiminiz, psikiyatrist, psikolog veya psikoterapist ile görüşerek durumunuzu değerlendirebilirsiniz.
DOĞRU TERAPİST NASIL BULUNUR?
Kişinin kendisine uygun uzmanı bulması zaman alabilir. Öncelikle hangi konuda destek almak istediğinizi belirlemek faydalı olacaktır. Kaygı, depresif duygular, ilişki sorunları veya travma gibi farklı konularda çalışan uzmanlar bulunuyor.
Bilişsel davranışçı terapi, psikodinamik terapi ve sistemik terapi gibi farklı terapi yaklaşımları mevcut. Hangi yöntemin uygun olduğuna mümkün olduğunca bir uzmanla birlikte karar verilmesi daha sağlıklı olabilir.
Uzmanların eğitimlerini, çalışma alanlarını ve deneyimlerini araştırmak da seçim yapmayı kolaylaştırabilir. Aile hekiminizden veya güvendiğiniz bir sağlık profesyonelinden yönlendirme istemek de seçenekler arasında bulunuyor.
İLK GÖRÜŞME ÖNEMLİ
Uygun olduğunu düşündüğünüz birkaç uzmanla iletişime geçerek ilk görüşme için randevu alabilirsiniz. İlk görüşme, hem yaşadığınız sorunları anlatmak hem de uzmanla kendinizi rahat hissedip hissetmediğinizi anlamak açısından önem taşıyor.
Bu aşamada terapinin yöntemi, görüşme sıklığı, ücret ve varsa sigorta kapsamı gibi konuların da önceden konuşulması faydalı olabilir.
İlk görüştüğünüz terapistin sizin için doğru kişi olmaması da mümkün. Uzmanın çalışma saatleri, yaklaşımı veya bekleme listesi size uygun olmayabilir. Bu nedenle ilk denemede istediğiniz sonucu alamadığınızda farklı seçenekleri değerlendirmek önem taşıyor.
Yüz yüze terapiye hemen başlayamayan kişiler, uygun koşullarda çevrim içi terapi seçeneklerini de değerlendirebilir.
Ruhsal sıkıntıların erken fark edilmesi, uygun desteğe daha hızlı ulaşmayı kolaylaştırabilir. Yaşadığınız sorunları tek başınıza taşımak zorunda olmadığınızı bilmek ve gerektiğinde profesyonel yardım istemekten çekinmemek önemlidir.









