Her Cuma günü gibi ibadet yapmak, camiden çıkınca da cami önü sabiti siyasetle dini birbirine karıştıran kafa bulandıran bank mukimlerinden uzaklaşıp, bi çay içmek alışkanlığım var.

Bazen okuduğunuz gazetenin çalışma ofisine uğradığım da olur fakat çay olmazsa olmaz. Bu döngümü bilen esnaf arkadaşlarım denk gelmezse Zafer camiinden Atatürk caddesine geçen arada açık havada çay keyfini tavsiye ederim.

13 Ağustos 2026 günü bir mübarek Cuma günü birkaç arkadaşla birlikte cami çıkışında işten çalışmaktan konuşurken bu defa bitişiğindeki sokakta çay içmek için oturduk. Genelde tavla oynarken gürültülü bulduğumdan pek tercih etmediğim bir yerdir fakat açık hava olmasından dolayı pek de sorun olmaz. Yanımızdaki arkadaşlarımızdan birinin iş yeri de orada olduğundan selamlaşmalar şakalaşmalar derken diğer masalardan da sesler yükselmeye başladı. Fakat ilk defa tavla olmadığı halde sesler yükseliyordu.

Kalkayım diyeceğim tavla oynayanlar gürültü yapıyor da diyemiyorum, rahatsız olduğum da fark edilince izah etmeye çalışanlar oldu. Konu; otomobil, traktör, tarım, yakıt, zam v.b velhasıl benim hiç ilgi alanım değil. Aslında otomobilim traktörüm tarlam yok diye ilgim yok diye düşünmüyorum, tam tersine içtiğim çayın içindeki şekerin ve bakalit çay tabağından çay bardağının fiyatına sonuçta içtiğimiz çaya kadar etkileyen kalemlerdi tüm bu konuştukları.

Fakat hep bir ağızdan ve birbirlerinin harf hatalarını deşmekten, ne sorunu anlatabiliyor ne de aynı meseleye aynı değerlendirmeyi yapmakta bir ve beraber oldukları halde kargaşa görüntüsü tas tamam skeç sahnesi. Arada net duyduğum ilk ifade Perşembeyi cumaya bağlayan gece mazot fiyatından ÖTV denen maktu verginin sıfırlanmış olduğuydu. İçten içe sevinmedim desem yalan olur. Fakat biri diyor indirdiler fiyatı biri diyor yeniden geri koyucular zammı! Nasıl indirdiler nasıl koyucular kim indirdi kim geri koyucu zammı, vergiyi diye kafamda düşünüyorum çünkü pek çok ağızdan aynı anda konuşuluyor. Beddua eden de var, daha ne olsun diyen de. Baktım olacak gibi değil gazete çalışma ofisi de Cumhuriyet meydanında ve yakın da kalkıp ofise gittim.

Ortalık sakin ve dış ortam haberleri için ekip şehre dağılmış klima mis derken çay da var, daha ne?! Sayın Resul Özdil beyefendi haberleri düzenlerken arada sohbette yukardaki olanları anlattım. İnterneti ya da haberleri takip etmediğimi hatırlatacak bir sohbete girdik. Olay ÖTV denen sabit (maktu) verginin Sayın Cumhurbaşkanımızın kararnamesinin resmi gazetede yayınlanarak Mazot v.b petrol ürünlerinin iptali imiş. ÖTV sıfırlanınca 12 Ağustos tarihinde 81TL. sını bulan fiyatlar bir gün sonra 72 TL. sı civarına gerilemiş ve çok da iyi olmuş demeden duramadım. Tekrar zam gelme meselesinin komplo teorisi olduğuna kanaat ettim gelen telefon çağrısı sonucunda selamlaşıp ayrıldım.

Bir gün sonra 14 Ağustos Cumartesi günü taksi çağırıp hastaneye giderken akaryakıt istasyonundaki fiyatlara gözüm takıldı. Bir gün önce konuştuğumuz 72 TL. fiyatı yerine tabelada 81 TL civarı fiyatı görünce şoföre sordum. Taksi şoförü arkadaş; Hasan abi bir indirdiler bir kaldırdılar olan senin taksimetreye oldu, bana da bu taksimetre fiyatlarıyla masrafları nasıl karşılayacağımın derdi kaldı deyince, hastaneye kadar konuşmadık.

Bunun üzerine “yaşlı adama sor” dedikleri için sordum; Resmi gazeteyi, Hazine ve maliye bakanlığının ÖTV ile elde edilen yıllık vergi miktarını, fiyatların ne zaman kim tarafından nasıl indirtildiğini ve kaldırtıldığını… Tek tek rakamları yüzdeleri burada yazıp kafa karıştırmaya gerek duymuyorum. Çünkü elinde binlerce liralık kaydırmalı “akıllı” cep telefonu olmayan yok gibi, “yaşlı adama sorun” veya istediğinize. Burada yazmayı gerekli gördüğüm bir bilgi ise şu: ÖTV sıfırlaması 2026 Ağustos ayı sonuna kadar geçerli ve sonrasında peyder pey yani kademeli olarak tekrar fiyatlara eklenecek 2027 yılı Ocak ayında ise sıfırlanan ÖTV bedeline, nerde o eski ÖTV fiyatları denecek gibi!

Bir umutla yaşamak bir gıdım rahatlık beklentisi ile 13 Ağustos 2026 günü bir mübarek Cuma günü mazot pompa fiyatı 81,88 TL. den 72,63 TL. ye inmiş olması her türlü tebriği hak etmişti. Pekala bir gün sonra ne oldu da indirim sevinci gursağımızda kaldı benin için sorunun sebebi tam da bu. ÖTV Sıfırlaması bir aldatmaca mıydı, gereklilik mi, zorunluluk mu yoksa yine mi bilmediğimiz şeyler var? Tüm bunların ötesinde sayın cumhurbaşkanının ÖTV denen vergiyi sıfırlayıp piyasayı rahatlatmasından rahatsız olan mı oldu yada kimler ne murad etmekte diye de düşünmüyor değilim.

ÖTV sıfırlama, mazotta fiyat indirimi yok efendim geri zamla sonuçta neyi nereye koyacağına şaşırmış vatandaşların yaşadıkları, ÖTV fotoromanı adıyla best seller olacak türden. Hatırlayanlar fotoromanlara konu olan olaylara niçin benzettiğimi anlamışlardır. Bir örnekle kısa anlatayım.

Yakışıklı bir beyefendi ile alımlı bir hanımefendi arasındaki sohbet koyulaşır, duygular coşar ve beyefendi aşk sarhoşluğuyla hanımefendiyle ciddi olduğunu söyleyince, cevap vermeden sessizce ortamdan uzaklaşıp gidenin arkasında bir enkaz olarak kalan delikanlının hali ne ise, ÖTV fotoromanı da sonuçta akıl dünyasını aynı zamanda ekonomik durumu enkaza dönüştürmüş 85 milyonun rol aldığı bölümlerinden mini bir bölüm olarak hatırlanabilir