Osmaniye’nin Sözlü Kültür Mirası ve Bir "Ozanlar ve Şairler Evi" acil ihtiyacı vardır
Çukurova’nın bereketli toprakları, sadece tarımsal ürünüyle değil, asırlardır bu topraklardan fışkıran köklü edebiyatı ve ozanlık geleneğiyle de Anadolu’nun en özel kültür merkezlerinden biridir.
Aşıklık ve ozanlık geleneğinin adeta kalbi sayılan Osmaniye, Karacaoğlan’dan Aşık Feymani’ye, Dadaloğlu’nun nefesinden günümüz halk şairlerine kadar uzanan devasa bir sözel mirasın üstünde yükselmektedir. Ne var ki; bu zengin mirasın geleceğe taşınması, genç kuşaklara aktarılması ve bu sanatı yaşatan ustaların hak ettiği değeri görmesi için somut adımlara ihtiyaç vardır.
Bu adımların en başında ise yerel yönetimlerimizin öncülüğünde hayata geçirilecek modern ve kapsayıcı bir "Ozanlar ve Şairler Kültür Mekânı" gelmektedir.
Çukurova’nın İlham Deposu: Osmaniye
Osmaniye toprakları, doğası, insanı, ağıtları ve türküleriyle şiire son derece elverişli bir iklime sahiptir. İlimizde yetişen ya da bu topraklardan ilham alan sayısız aşık, ozan ve şair, Anadolu halk kültürünün mihenk taşlarını oluşturmuştur.
Düğünlerde, şenliklerde veya bir sazın telinde mırıldanılan türkülerde Osmaniye insanının hüznü, sevinci ve direnişi saklıdır. Bu durum gösteriyor ki; ozanlık Osmaniye için geçmişte kalmış bir anı değil, hâlen yaşayan, nefes alan canlı bir sanattır.
Neden Bir Kültür Mekânına İhtiyaç Var?
Günümüzde bu sanatı icra eden ustalarımız ve bu geleneğe gönül vermiş genç yetenekler, eserlerini paylaşabilecekleri, meşk edebilecekleri ve bir araya gelip fikir alışverişinde bulunabilecekleri kurumsal ve özel bir mekândan yoksundur. Sanatın kahvehanelere ya da geçici organizasyonlara sıkışması, geleneğin niteliğini kaybetme riskini beraberinde getirmektedir.
Belediyemiz tarafından hizmete açılacak müstakil bir "Ozanlar ve Şairler Evi" veya "Aşıklar Kahvesi / Kültür Merkezi", şu temel işlevleri üstlenecektir:
Usta-Çırak Geleneğinin Yaşatılması: Aşıklık geleneğinin en temel unsuru olan usta-çırak ilişkisi, bu mekânda açılacak bağlama, atışma ve şiir yazımı atölyeleriyle yeniden canlandırılabilir.
Kültürel Arşiv ve Hafıza: Osmaniye yetiştirdiği şairlerin, aşıkların eserlerinin, taş plaklarının, el yazmalarının ve fotoğraflarının sergilendiği yaşayan bir müze/kütüphane işlevi görebilir.
Sosyal ve Turistik Çekim Merkezi: Düzenlenecek haftalık "Aşık Atışmaları", "Şiir Dinletileri" ve "Saz Meşkleri", hem Osmaniyeliler hem de şehri ziyaret eden yerli ve yabancı turistler için eşsiz bir kültürel durak haline gelir.
Gençlerin Kültürel Kimlikle Buluşması: Dijital çağın getirdiği yozlaşmaya karşı gençleri kendi öz kültürüyle, edebiyatıyla ve sazıyla buluşturan koruyucu bir çatı görevi görür.
Arzuhalim şudur.
Yerel yönetimlerin asli görevi sadece yol, su ve alt yapı hizmetleri sunmak değil; kentin ruhunu, kimliğini ve hafızasını da koruyup geliştirmektir. Osmaniye Belediyesi’nin bu haklı beklentiye kulak vererek ilimize kazandıracağı bir Ozanlar ve Şairler Kültür Mekânı, sadece sanata yapılmış bir yatırım değil, Osmaniye’nin geleceğine ve köklerine bırakılacak en kıymetli miraslardan biri olacaktır.
Sazın teline vuran elin, söze yön veren dilin ve bu topraklara sevdalı yüreklerin buluşacağı bir kültür yuvası, Osmaniye’ye yakışan en güzel imza olacaktır.
Bu konu ile ilgili yetkililerin ilgisine ve bilgisine arzediyorum.