Ülkücülüğün ne olduğunu, Bozkurt’un neyi temsil ettiğini, ülkücülüğe dair en temel değerleri dahi bilmeyenler;

bugün ülkücülük nidaları atıp “Lider, Teşkilat, Doktrin” diyorlar. Sahi, ağızlarından düşürmedikleri o doktrinin ne olduğunu sorsanız, ona da cevap veremezler.

Peki, Başbuğ Alparslan Türkeş’in hayatına, verdiği mücadeleye ve çekilen çilelere dair ne biliyorlar? Davanın en zor günlerinde liderin yanında duramayıp başka yerlerde fink atanlar, bugün kırk yıllık ülkücü edasıyla meydanlarda dolaşıyor. İnsan sormadan edemiyor: Kişisel hedefler davadan daha mı önemli? Eğer öyleyse, dillerinden düşürmedikleri dava sözünün onlar için ne anlamı var?

Rant uğruna geçmişi unutanlar olabilir; biz kimin nerede durduğunu unutmadık. Gün gelir devran döner, sözler susar, duruşlar konuşur. O gün de bugün de aynı inançla söyleyeceğiz: Ne mutlu Türk’üm diyene!