Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 6 Şubat 2023 depremlerinin konut piyasası üzerindeki etkilerini ele alan kapsamlı bir analiz yayımladı. "Konut Piyasası Baskıları ve Deprem Sonrası Yerinden Edilme: 2023 Türkiye Depremlerinden Bulgular" başlıklı çalışmada, depremlerin ardından yaşanan kitlesel göç hareketlerinin özellikle kiralık konut piyasasında önemli değişimlere yol açtığı ortaya konuldu. Analiz, Osmaniye gibi depremden doğrudan etkilenen iller başta olmak üzere birçok bölgede kira piyasasının yeniden şekillendiğini gösterdi.
Göç Hareketleri Konut Talebini Artırdı
TCMB’nin çalışmasında, deprem sonrasında yüz binlerce vatandaşın farklı şehirlerde geçici veya kalıcı olarak yaşamaya başlamasının konut talebinde ani artış yarattığı belirtildi. Bu durumun özellikle kiralık konut piyasasında güçlü bir talep baskısı oluşturduğu ifade edildi.
Osmaniye, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen iller arasında yer alırken, kentte hem deprem nedeniyle evlerini kaybeden vatandaşların konut arayışı hem de çevre illerden gelen hareketlilik konut piyasasını doğrudan etkiledi. Uzmanlar, deprem sonrasında yaşanan nüfus hareketlerinin kira fiyatlarında yükselişi beraberinde getirdiğini belirtiyor.
En Fazla Artış Büyük ve Yeni Konutlarda Görüldü
Analizde dikkat çeken bulgulardan biri de kira artışlarının tüm konutlarda aynı seviyede gerçekleşmemesi oldu. Araştırmaya göre özellikle çok odalı ve yeni yapılmış konutlarda kira baskısı daha yüksek seviyelerde hissedildi.
Bu durumun temel nedenlerinden biri olarak depremzede ailelerin geniş aile yapısına sahip olması gösterildi. Daha fazla yaşam alanı sunan konutlara yönelen ailelerin talebi, büyük dairelerde fiyatların daha hızlı yükselmesine neden oldu.
Ayrıca vatandaşların deprem sonrası güvenli yapı arayışına yönelmesi nedeniyle yeni binalara olan ilginin arttığı ve bunun da yeni konut segmentindeki kira fiyatlarını yukarı çektiği değerlendirildi.
Osmaniye’de Güvenli Konut Talebi Öne Çıktı
Deprem sonrası süreçte Osmaniye’de vatandaşların en çok dikkat ettiği konuların başında bina güvenliği geldi. Özellikle yeni yönetmeliklere uygun inşa edilen yapılar, kiracılar ve ev almak isteyenler tarafından daha fazla tercih edilmeye başladı.
Emlak sektöründe faaliyet gösteren uzmanlar, son yıllarda yeni yapılmış konutların eski yapılara göre daha hızlı kiralandığını ve talep yoğunluğunun bu segmentte arttığını ifade ediyor. Bu durumun kira seviyelerine de doğrudan yansıdığı belirtiliyor.
Ticari Gayrimenkullerde Belirgin Etki Görülmedi
TCMB analizinde yalnızca konut piyasası değil, ticari gayrimenkul piyasası da incelendi. Çalışmanın sonuçlarına göre deprem sonrasında yaşanan göç hareketlerinin iş yeri ve ticari gayrimenkul fiyatları üzerinde belirgin bir etki oluşturmadığı görüldü.
Uzmanlar, bunun temel nedeninin göç eden vatandaşların öncelikli ihtiyacının barınma olması olduğunu ifade ediyor. Konut talebindeki hızlı yükselişe rağmen ticari alanlarda aynı ölçüde bir hareketlilik yaşanmadığı değerlendiriliyor.
Kira Baskısını Belirleyen İki Temel Faktör
Araştırmada kira baskısını artıran iki önemli unsur da ortaya konuldu. Bunlardan ilki, deprem bölgesinden farklı şehirlere göç eden vatandaşların daha önce akraba veya tanıdıklarının bulunduğu bölgeleri tercih etmesi oldu. Mevcut göç ağlarının bulunduğu şehirlerde konut talebinin daha hızlı arttığı tespit edildi.
İkinci önemli unsur ise deprem bölgesine coğrafi yakınlık olarak öne çıktı. Osmaniye gibi afet bölgesinde yer alan veya bölgeye yakın konumdaki şehirlerde konut talebinin daha yoğun hissedildiği ve kira artışlarının daha belirgin yaşandığı belirtildi.
Konut Piyasasında Yeni Dönem
TCMB’nin çalışması, deprem sonrası yaşanan nüfus hareketlerinin konut piyasası üzerindeki etkilerini somut verilerle ortaya koyarken, özellikle kiralık konut piyasasında oluşan baskının uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğine işaret ediyor.
Osmaniye’de de deprem sonrası dönemde konut talebindeki değişim, kira fiyatları ve güvenli yapı tercihleri emlak piyasasının en önemli gündem maddeleri arasında yer almayı sürdürüyor. Uzmanlar, yeni konut üretiminin artırılması ve güvenli yapı stokunun genişletilmesinin hem kira baskısını azaltabileceğini hem de vatandaşların barınma ihtiyacına daha sağlıklı çözümler sunabileceğini değerlendiriyor.








