Aşure, Türk mutfağının en köklü ve anlamı en güçlü tatlılarından biri olarak yüzyıllardır sofralarda yerini koruyor. İçerisinde birbirinden farklı bakliyat, tahıl, kuru meyve ve kuruyemişlerin buluştuğu bu geleneksel lezzet, yalnızca bir tatlı olmanın ötesinde paylaşmanın, dayanışmanın, bereketin ve komşuluğun simgesi olarak kabul ediliyor.

Osmaniye’de de özellikle Muharrem ayı döneminde hazırlanan aşure, evlerde pişirilerek komşulara, akrabalara ve yakınlara ikram ediliyor. Büyük tencerelerde hazırlanan aşurelerin kaplara doldurularak çevredeki insanlarla paylaşılması, geçmişten günümüze taşınan güzel gelenekler arasında bulunuyor. Bir evde pişen aşurenin birçok haneye ulaşması, toplumdaki birlik ve beraberlik duygusunu da güçlendiriyor.

Aşure1Osmaniye Mutfağında Aşurenin Yeri

Çukurova’nın bereketli topraklarının etkisini taşıyan Osmaniye mutfağında bakliyat, tahıl, kurutulmuş meyveler ve kuruyemişler önemli bir yere sahip. Aşure de farklı ürünlerin aynı tencerede buluşması bakımından bu zengin mutfak kültürünün güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Osmaniye’de hazırlanan geleneksel aşurede buğdayın yanı sıra nohut, kuru fasulye, pirinç, kuru kayısı, kuru incir ve kuru üzüm gibi malzemeler kullanılıyor. Ceviz ve fındık gibi kuruyemişlerle zenginleştirilen aşure, üzerine serpilen nar taneleri, tarçın ve Antep fıstığıyla hem lezzet hem de görünüm açısından sofraların dikkat çeken tatlılarından biri haline geliyor.

Bu geleneksel tatlının en güzel taraflarından biri ise kullanılan malzemelerin birbirinden farklı olmasına rağmen aynı tencerede uyum içinde buluşması. Bu yönüyle aşure, farklılıkların bir araya gelerek güzel bir bütün oluşturmasını anlatan kültürel bir sembol olarak da görülüyor.

Tam Ölçülü Geleneksel Aşure İçin Malzemeler

  • 2 su bardağı aşurelik buğday
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • 1 su bardağı haşlanmış kuru fasulye
  • 1 çay bardağı pirinç
  • 2 litre sıcak su
  • 2,5 su bardağı toz şeker
  • 10 adet kuru kayısı
  • 10 adet kuru incir
  • 1 çay bardağı kuru üzüm
  • 1 çay bardağı fındık içi
  • 1 çay bardağı iri doğranmış ceviz içi
  • 1 portakalın rendelenmiş kabuğu
  • 1 çay kaşığı tarçın

Üzeri İçin

  • Nar taneleri
  • Ceviz içi
  • Fındık
  • Kuş üzümü
  • Tarçın
  • İsteğe bağlı file Antep fıstığı

Tam Ölçülü Geleneksel Aşure Tarifi2

Aşure Nasıl Yapılır?

Lezzetli bir aşure hazırlamanın ilk adımı, aşurelik buğdayı doğru şekilde hazırlamaktan geçiyor. Buğdayın bir gece önceden bol su içerisinde bekletilmesi, ertesi gün daha kolay pişmesini sağlıyor.

Bekletilen buğdayın suyu süzülerek tencereye alınması ve üzerini geçecek kadar suyla yumuşayana kadar haşlanması gerekiyor. Bu aşamada buğdayın tamamen yumuşaması önemli. Çünkü aşurenin kendine özgü yoğun kıvamının temelini pişen buğday oluşturuyor.

Buğday yumuşadıktan sonra yaklaşık 2 litre sıcak su tencereye ekleniyor. Ardından pirinç ilave edilerek karışım kaynamaya bırakılıyor. Pirincin pişmesiyle birlikte aşurenin kıvamı yavaş yavaş oluşmaya başlıyor.

Bir sonraki aşamada önceden haşlanmış nohut ve kuru fasulye tencereye ekleniyor. Bakliyatların birkaç dakika birlikte kaynaması sağlanarak malzemelerin birbirine iyice karışması bekleniyor.

Daha sonra küp şeklinde doğranmış kuru kayısı, kuru üzüm ve fındık ekleniyor. Kuru meyveler yumuşayana kadar aşure kısık veya orta ateşte pişirilmeye devam ediliyor.

Ceviz Aşureyi Karartır Mı1

Şeker Ne Zaman Eklenmeli?

Aşurenin en önemli aşamalarından biri de şekerin eklenme zamanı. Malzemeler yeterince piştikten sonra toz şeker tencereye ilave ediliyor ve iyice karıştırılıyor.

Şeker eklendikten sonra aşurenin yaklaşık 10-15 dakika daha kaynatılması gerekiyor. Bu süreçte tencerenin dibinin tutmaması için ara sıra karıştırmak büyük önem taşıyor.

Son aşamada küp şeklinde doğranmış kuru incir, portakal kabuğu rendesi ve tarçın ekleniyor. İncirin aşurenin sonlarına doğru ilave edilmesi, renginin fazla koyulaşmasının önüne geçmeye yardımcı oluyor. Portakal kabuğu ise tatlıya hoş bir aroma kazandırıyor.

Aşurenin kıvamı ocaktayken biraz daha akışkan görünebilir. Bunun nedeni, aşurenin soğudukça koyulaşması. Bu nedenle ocaktan almadan önce çok fazla katılaştırmamak gerekiyor. Gerektiğinde bir miktar sıcak su ilave edilerek kıvam ayarlanabiliyor.

Osmaniye’de Humusu Daha Besleyici Tüketmenin Yolları
Osmaniye’de Humusu Daha Besleyici Tüketmenin Yolları
İçeriği Görüntüle

Osmaniye’de Paylaşmanın Tatlı Hali

Aşurenin Osmaniye ve çevresindeki kültürel değerini yalnızca tarifindeki malzemelerle açıklamak mümkün değil. Bu tatlının asıl anlamı, tencereden çıktıktan sonra başlıyor.

Geçmişte olduğu gibi bugün de aşure hazırlayan aileler, yaptıkları tatlıyı yalnızca kendi sofralarında tüketmek yerine çevreleriyle paylaşmayı tercih ediyor. Komşulara gönderilen bir kase aşure, uzun yıllardır devam eden komşuluk ilişkilerinin sıcak bir ifadesi olarak görülüyor.

Özellikle büyüklerin çocuklara aşure geleneğini anlatması, bu kültürün yeni nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynuyor. Bir evde hazırlanan aşurenin komşu kapılarını dolaşması, farklı yaşlardan insanların aynı lezzet etrafında buluşmasını sağlıyor.

Bu nedenle aşure, Osmaniye’de sadece mutfakta hazırlanan bir tatlı değil; aile, komşuluk, yardımlaşma ve paylaşma kültürünü yaşatan geleneksel bir lezzet olarak değerlendiriliyor.

Aşurenin Geçmişten Günümüze Yolculuğu

Aşure geleneği, Anadolu'nun farklı bölgelerinde farklı malzemeler ve pişirme yöntemleriyle yaşatılıyor. Her yörenin kendi mutfak alışkanlıklarına göre şekillenen tarifler, aslında aynı kültürel mirasın farklı yorumlarını oluşturuyor.

Geçmişte evlerde büyük kazanlarda hazırlanan aşure, bugün daha modern mutfaklarda ve farklı ölçülerde yapılabiliyor. Ancak temel anlayış değişmiyor. Buğdayın, bakliyatların, kuru meyvelerin ve kuruyemişlerin aynı tencerede buluşmasıyla ortaya çıkan aşure, nesilden nesile aktarılan tariflerden biri olmayı sürdürüyor.

Günümüzde bazı aileler geleneksel tarife kuru incir, kuru üzüm ve ceviz eklerken bazıları portakal kabuğu, fındık veya Antep fıstığı gibi malzemelerle tarifi zenginleştiriyor. Böylece her evin kendine özgü bir aşure tarifi ortaya çıkıyor.

Kolay Ve Nefis Aşure Tarifi4

Aşureyi Daha Lezzetli Yapmanın Püf Noktaları

Aşurenin kıvamının güzel olması için buğdayın yeterince iyi pişirilmesi gerekiyor. Bakliyatların önceden haşlanması da pişirme süresini kısaltırken malzemelerin daha dengeli bir şekilde tencerede buluşmasını sağlıyor.

Kuru meyvelerin aşureye aynı anda eklenmesi yerine pişme sürelerine göre sırayla ilave edilmesi, malzemelerin dağılmasını önlüyor. Özellikle kuru incirin son aşamada eklenmesi, aşurenin renginin daha açık kalmasına yardımcı oluyor.

Şekerin ise bakliyatlar ve buğday yeterince yumuşadıktan sonra eklenmesi tavsiye ediliyor. Şeker eklendikten sonra aşurenin kıvamı değişeceği için pişirme sırasında sıcak su bulundurmak ve gerektiğinde azar azar eklemek faydalı oluyor.

Aşure kaselere alındıktan sonra bir süre dinlendirildiğinde kıvamı daha da yoğunlaşıyor. Ilındıktan sonra üzerinin nar taneleri, ceviz, fındık, kuş üzümü, tarçın ve isteğe bağlı Antep fıstığıyla süslenmesi ise hem geleneksel hem de iştah açıcı bir görünüm ortaya çıkarıyor.

Hazırlanan aşure kapalı bir şekilde buzdolabında saklandığında birkaç gün içerisinde tüketilebiliyor. Üzerindeki süslemelerin servis öncesinde yapılması ise aşurenin daha taze ve canlı görünmesini sağlıyor.

Kolay Ve Nefis Aşure Tarifi2

Bir Kâse Aşureden Çok Daha Fazlası

Osmaniye’de sofralara gelen bir kase aşure, içerisinde buğdayın, bakliyatın, kuru meyvenin ve kuruyemişin ötesinde çok daha büyük bir anlam taşıyor. Çünkü bu gelenek, paylaşmanın insanları birbirine yaklaştırdığı düşüncesini yaşatıyor.

Kimi zaman bir komşunun kapısını çalan bir kase aşure, kimi zaman aile büyüklerinden öğrenilen eski bir tarif, kimi zaman da çocukların ellerinde taşınan küçük bir kap olarak karşımıza çıkıyor. Değişen zamanlara rağmen aşurenin paylaşma kültürüyle birlikte yaşatılması, geleneksel mutfağın gelecek kuşaklara aktarılması açısından da büyük önem taşıyor.

Bu nedenle Osmaniye’de hazırlanan geleneksel aşure, yalnızca sofrayı tatlandıran bir lezzet değil; geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirasın, bereketin ve dayanışmanın sıcak bir yansıması olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Enes şimşek