18. Çukurova Kitap Fuarı’nda bu yıl sessiz ama güçlü bir ilk yaşandı. Otizmle Barış Derneği, kitap fuarında ilk kez stand olarak yer aldı.
18. Çukurova Kitap Fuarı’nda bu yıl sessiz ama güçlü bir ilk yaşandı.
Otizmle Barış Derneği, kitap fuarında ilk kez stand olarak yer aldı.
Bir afişten, bir broşürden ibaret olmayan; duran, anlatan, temas eden bir yerdi burası.
Standda Otizmle Barış Derneği’nin üç kitabı vardı.
Hemen yanında Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler Okulu öğrencilerinin yazdığı iki kitap.
Fuar boyunca bu kitaplar üzerinden konuşulan şey sadece edebiyat değildi.
Otizm konuşuldu.
Görme engelli çocukların üretme cesareti konuşuldu.
Ailelerin gündelik hayatı, yükü, umudu konuşuldu.
İnsanlar durdu.
Hızını kesti.
Dinledi.
Soru sordu.
Bazısı sadece dinleyip başını salladı, bazısı kendi hikâyesini bıraktı masanın kenarına.
Standın en doğal misafirleri çocuklardı.
Otizmli çocuklar geldi.
Oturdu, kalktı, oyun oynadı, balonlarla vakit geçirdi.
Kimse susturmadı.
Kimse yönlendirmeye çalışmadı.
Aileler için belki de en rahat anlar buradaydı; çocuklarının olduğu hâliyle kabul edildiğini görmekti.
Bir süre sonra standı sadece dernek değil, aileler de taşıdı.
Kitap anlatan anneler oldu.
Deneyimini paylaşan babalar.
Stand, tanıtım alanı olmaktan çıktı; birlikte durulan bir yere dönüştü.
Fuarda şunu net biçimde gördük:
Otizm için “ayrı” alanlar değil, aynı alanlar gerekli.
Kitap fuarında yer almak tam olarak bunu sağladı.
Bu nedenle hatırlatalım:
713 C numaralı Otizmle Barış Derneği Standı ve
823 numaralı Oğuz Kağan Köksal Görme Engelliler Okulu Standı
tüm kitap severleri bekliyor.
Adanalı şairler, yazarlar, yayıncılar standlara yoğun ilgi gösterdi.
Sohbet edildi, kitaplar imzalandı, yeni bağlar kuruldu.
Sıcak bir şehirdeyiz.
Sıcağı sadece havasından değil, insanından alan bir şehirde.
Bu günlerde kitapla buluşan sıcak insanların arasında,
otizmi ve özel çocukları anlatmaya, görünür kılmaya,
yan yana durmaya devam ediyoruz.