Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu, Kurtuluş Yolu’nda yayımlanan dikkat çekici makalesinde, Osmaniye’nin Düziçi ilçesinde yapılması planlanan çimento fabrikasına ilişkin çok sert uyarılarda bulundu. Küçükosmanoğlu, projenin yalnızca çevreyi değil; halk sağlığını, tarımsal üretimi, hayvancılığı ve bölgenin doğal yaşamını doğrudan tehdit ettiğini belirterek, “Düziçi Halkı Çimento Fabrikası İstemiyor” mesajı verdi.

“Türkiye Çimento Üretiminde Dünya Lideri Oldu”

Makalesinde Türkiye’nin son yıllarda hızla betonlaşan bir ülke haline geldiğine dikkat çeken Küçükosmanoğlu, sanayi üretiminde istenilen seviyeye ulaşılamamasına rağmen çimento ihracatında dünya liderliği seviyesine çıkılmasını eleştirdi.

Türkiye’de son 30-40 yılda artan yapılaşmanın çevresel etkilerine dikkat çeken Küçükosmanoğlu, üretilen çimentonun önemli bölümünün yurtdışına gönderildiğini belirterek, çevreye verilen zararın ekonomik getiriden çok daha büyük sonuçlar doğurduğunu ifade etti.

“Çimento Fabrikalarının Zararı Yıllardır Biliniyor”

Çimento fabrikalarının insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin uzun yıllardır bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğunu belirten Küçükosmanoğlu, halk sağlığı eğitimlerinde bu tesislerin yerleşim alanlarından, tarım arazilerinden ve yaşam merkezlerinden uzak noktalarda kurulmasının gerektiğinin anlatıldığını söyledi.

Özellikle Adana ve Kahramanmaraş bölgesindeki örnekleri hatırlatan Küçükosmanoğlu, bazı bölgelerde hava kirliliği nedeniyle tarımın yapılamaz hale geldiğini, bölgede yaşayan insanlarda ise ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıktığını kaydetti.

“Akciğer Kanseri ve KOAH Riski Artıyor”

Makaledeki en dikkat çekici bölümlerden biri ise çimento fabrikalarının sağlık üzerindeki etkileri oldu. Küçükosmanoğlu, fabrikalardan yayılan PM10 ve PM2.5 partiküllerinin insan sağlığı açısından büyük risk oluşturduğunu ifade etti.

Bu partiküllerin;

  • Öksürük,
  • Nefes darlığı,
  • Astım atakları,
  • Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH),
  • Akciğer kanseri

gibi ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirtti.

Çimento üretiminde ortaya çıkan silika tozunun da silikozis ve akciğer fibrozisine neden olduğunu vurgulayan Küçükosmanoğlu, uzun süre maruz kalınması halinde ölümcül sonuçların ortaya çıkabileceğini ifade etti.

Af04Ef65 5C3F 47E7 Ae88 65C3Fc5C3B0AAğır Metaller ve Zehirli Gazlar Uyarısı

Makalede ayrıca çimento fabrikalarından yayılan;

  • Kükürt dioksit,
  • Azot oksit,
  • Karbon monoksit,
  • Kurşun,
  • Kadmiyum,
  • Cıva

gibi maddelerin hem çevre hem insan sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturduğu belirtildi.

Bu maddelerin solunum yollarını tahriş ettiği, gözlerde yanmaya neden olduğu, sinir sistemi bozuklukları ile böbrek hastalıklarını tetiklediği ifade edildi.

Küçükosmanoğlu, özellikle çocukların bu kirlilikten daha fazla etkilendiğini belirterek, alerjik astım vakalarının artabileceğini ve çocuklarda gelişim sorunlarının ortaya çıkabileceğini kaydetti.

“Tarım ve Hayvancılık Büyük Zarar Görür”

Düziçi’nin son yıllarda zeytin üretimiyle öne çıkan önemli bir tarım bölgesi olduğuna dikkat çeken Küçükosmanoğlu, kurulacak fabrikanın tarım alanlarına ciddi zarar vereceğini söyledi.

Çimento tozlarının;

  • Zeytinlikleri olumsuz etkileyeceği,
  • Tarımsal verimi düşüreceği,
  • Meraları kullanılamaz hale getireceği,
  • Hayvancılığı sekteye uğratacağı

vurgulandı.

Makaledeki değerlendirmelerde, Düziçi’nin Çukurova’nın devamı niteliğinde verimli bir ova olduğu belirtilirken, ilçenin herhangi bir noktasına kurulacak fabrikanın tüm bölgeyi etkileyebileceği ifade edildi.

Endemik Türler Tehlike Altında

Küçükosmanoğlu, Düldül Dağı çevresinde dünyada başka hiçbir yerde görülmeyen endemik çiğdem türlerinin bulunduğunu da hatırlattı.

Bu bitki türlerinin uluslararası bilimsel yayınlarda yer aldığını belirten Küçükosmanoğlu, bölgenin doğal yapısının korunmasının büyük önem taşıdığını söyledi.

“Kastabala ve Erzin Örneği Unutulmamalı”

Makalesinde geçmişte Osmaniye Kastabala bölgesinde ve Hatay Erzin’de yapılmak istenen çimento fabrikalarının halkın mücadelesiyle engellendiğini hatırlatan Küçükosmanoğlu, çevre hareketlerinin başarılı örneklerine dikkat çekti.

Kastabala bölgesinde yürütülen mücadelede;

  • Halk Sağlığı Uzmanı Dr. Umur Gürsoy,
  • Arif Keskiner (Çiçek Arif),
  • Halet Çambel,
  • Tarık Akan

gibi isimlerin önemli destek verdiğini belirtti.

Bu mücadelenin tarihi ve doğal alanların korunması açısından önemli bir örnek olduğunu ifade etti.

“Düziçi Halkı İlk Tepkisini Gösterdi”

Prof. Dr. Ercan Küçükosmanoğlu, Düziçi halkının çimento fabrikasına ilişkin ilk büyük tepkisini 27 Şubat’ta düzenlenen bilgilendirme toplantısında ortaya koyduğunu belirtti.

Halkın projeye karşı ciddi bir hassasiyet gösterdiğini ifade eden Küçükosmanoğlu, daha önce Yenifarsak bölgesinde başlatılmak istenen altın arama çalışmalarına karşı da benzer bir tepkinin ortaya çıktığını hatırlattı.

“Örgütlü Halk Bu Projeyi Engeller”

Makalesinin sonunda Düziçi halkına çağrıda bulunan Küçükosmanoğlu, insan sağlığını, doğayı, tarımı ve hayvancılığı tehdit eden bu projeye karşı ortak mücadele verilmesi gerektiğini vurguladı.

DİSK Dev Sağlık-İş’ten Düziçi İçin Çimento Fabrikası Uyarısı
DİSK Dev Sağlık-İş’ten Düziçi İçin Çimento Fabrikası Uyarısı
İçeriği Görüntüle

“Örgütlü Düziçi Halkı, Ovasına Çimento Fabrikasını Yaptırmaz.”

ifadelerini kullanan Küçükosmanoğlu, bölgenin geleceği için toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Muhabir: Resul Özdil