Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Çakırkaya Köyü’nün Kozağaç mevkiinde bulunan Çakırkaya Manastırı, kayalara oyularak inşa edilen özgün mimarisiyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 65 metre yüksekliğindeki devasa kaya kütlesinin işlenmesiyle oluşturulan tarihi yapı, bölgedeki mimari özellikleri ve konumuyla halk arasında “Gümüşhane’nin Sümela’sı” olarak anılıyor.
Doğal kaya oluşumuyla bütünleşen manastır, geçmişten günümüze ulaşan önemli inanç merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Kayaların içerisine işlenen yapısıyla ziyaretçilerine farklı bir tarihi ve mimari atmosfer sunan Çakırkaya Manastırı, bölgenin kültürel mirası açısından da önem taşıyor.
Manastırın geçmişi yüzyıllara uzanıyor
Çakırkaya Manastırı’nın kesin inşa tarihini gösteren bir kitabe günümüze ulaşmış değil. Ancak Trabzon ve çevresindeki benzer kilise mimarileriyle yapılan karşılaştırmalar doğrultusunda yapının 13. ile 15. yüzyıllar arasında, Bizans döneminde inşa edilmiş olabileceği tahmin ediliyor.
Tarihi kayıtlara göre manastır, 1848 yılında Piskopos Jeremias Georgiades tarafından kapsamlı şekilde yeniden düzenlenerek yeniden inşa edildi. Bu dönem gerçekleştirilen çalışmalarla yapının günümüze ulaşan mimari karakterinin önemli bir bölümünün şekillendiği belirtiliyor.
Kayaya oyulan özgün mimari
Doğu-batı doğrultusunda uzanan Çakırkaya Manastırı, üç nefli ve kubbeli bazilika planıyla dikkat çekiyor. Ana kayanın oyulmasıyla oluşturulan iç mekânda dört sütunun taşıdığı kare planlı bölüm ve bu alanın üzerinde yükselen bir kubbe bulunuyor.
Tarihi yapı yalnızca ana kiliseden oluşmuyor. Manastır bünyesinde küçük bir şapel ile geçmişte din görevlilerinin konaklaması ve günlük ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla kullanıldığı belirtilen hizmet ve papaz odaları da yer alıyor.
Kayaya işlenen bölümleri ve doğal araziyle bütünleşen yapısı, Çakırkaya Manastırı’nı bölgedeki diğer tarihi yapılardan ayıran başlıca özellikler arasında bulunuyor.
2016 yılında tescillendi
Çakırkaya Manastırı, 2016 yılında resmi olarak tescillenerek koruma altına alınan tarihi yapılardan biri oldu. Yapının geleceğe aktarılması amacıyla rölöve ve restorasyon projeleri hazırlanmış olsa da bugüne kadar uygulama aşamasına geçilmedi.
Koruma çalışmalarının yetersiz kalması nedeniyle tarihi yapı zaman içerisinde bakımsızlıkla karşı karşıya kaldı. Manastırın bazı bölümlerinde defineciler tarafından gerçekleştirilen tahribat ve kaçak kazı izlerinin bulunduğu belirtiliyor.
Tarihi yapının korunması ve gelecek nesillere aktarılması açısından restorasyon çalışmalarının hayata geçirilmesi büyük önem taşıyor.
Tomara Şelalesi güzergâhına yakın
Çakırkaya Manastırı, Şiran ilçe merkezine yaklaşık 13 kilometre mesafede bulunuyor. Yapı, bölgenin önemli doğal güzelliklerinden Tomara Şelalesi güzergâhına da yakın konumda yer alıyor.
Manastıra ulaşım köy yolları üzerinden sağlanırken, güzergâhın bazı bölümlerinde yol şartları engebeli ve bozuk olabiliyor. Buna rağmen bölgede bulunan yönlendirme tabelaları ziyaretçilerin tarihi yapıya ulaşmasına yardımcı oluyor.
Manastıra giriş ise yapının güney cephesinde bulunan ve kayaların içerisine oyularak oluşturulan basamaklardan tırmanılarak gerçekleştiriliyor.
Doğal kaya kütlesiyle bütünleşen mimarisi, yüzyıllara uzanan geçmişi ve bölgedeki konumuyla Çakırkaya Manastırı, Gümüşhane’nin keşfedilmeyi bekleyen tarihi değerleri arasında öne çıkıyor. Yapının kapsamlı şekilde korunması ve restorasyonunun gerçekleştirilmesi halinde bölgenin kültür ve inanç turizmine daha fazla katkı sağlaması bekleniyor.





