İSTANBUL (AA) - Lokman Hekim Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Hüseyin Koşak, risk gruplarında gribin daha ağır seyredebileceğini belirtti.
Üniversiteden yapılan açıklamada görüşlerine yer verilen Koşak, kış mevsiminde artan grip hastalığının belirtileri, tedavi süreci ve korunma yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Gribin, ani başlayan yüksek ateş, baş ağrısı, yaygın kas ve eklem ağrıları, belirgin halsizlik, boğaz ağrısı ve öksürükle seyreden viral bir solunum yolu enfeksiyonu olduğu bilgisini paylaşan Koşak, hastalığın soğuk algınlığından farklı olarak daha ağır seyrettiğini günlük yaşamı ciddi biçimde etkilediğini aktardı.
Koşak, çoğu hastada gribin 5-7 gün içinde istirahat ve destek tedaviyle düzeldiğini, bu süreçte bol sıvı tüketimi, yeterli dinlenme ve ateş ya da ağrı için uygun dozlarda ateş düşürücü ilaç kullanımının genellikle yeterli olduğunu vurguladı.
Gribin bir virüs hastalığı olduğu için antibiyotiklerin rutin tedavide yerinin bulunmadığını belirten Koşak, ancak bazı hastalarda bakteriyel enfeksiyonun eklenmesi durumunda antibiyotik tedavisinin gündeme gelebileceğini kaydetti.
Koşak, risk gruplarında gribin daha ağır seyredebileceğini aktararak, 65 yaş üzerindeki bireyler, hamileler, kalp, akciğer, diyabet ve böbrek hastalığı bulunanlar ile bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde hastalığın seyrinin ağırlaşabildiğini ifade etti.
Söz konusu gruplarda, hastalığın ilk 48 saati içinde başlanan antiviral ilaçlardan fayda görülebileceğini kaydeden Koşak, erken dönemde hekime başvurulmasının önemli olduğunun altını çizdi.
Grip aşısının önemine değinen Koşak, özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanmasının önemli olduğunu vurguladı.
El hijyenine dikkat edilmesi ve kalabalık ya da kapalı ortamlarda maske kullanılmasının önemine işaret eden Koşak, öksürürken ağız ve burnun kapatılması ve hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmasının da korunma yöntemleri arasında yer aldığını vurguladı.
Koşak, ateşin 3 günden uzun sürmesi, nefes darlığı, göğüs ağrısı, bilinç bulanıklığı, dudaklarda morarma, sürekli kusma ya da sıvı alamama gibi durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini aktardı.




