Ofis Ortamında Görünmeyen Tehlike
Çalışma hayatında klima, klavye, fan ve monitör gibi cihazlardan gelen düşük seviyeli seslerin “sessiz gürültü” olarak tanımlandığı ve sanıldığından çok daha ciddi sağlık etkileri oluşturduğu belirtildi.
Odyoloji Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Gökçe Gültekin, bu seslerin fark edilmese bile beyin ve vücut üzerinde sürekli bir stres yükü oluşturduğunu vurguladı.
Beyin Sürekli Alarmda
Gültekin’e göre düşük şiddetteki arka plan gürültüsü bile vücutta stres yanıtını tetikliyor. Bu durum; kalp atış hızında artış, tansiyon yükselmesi ve stres hormonlarında değişim gibi sonuçlar doğurabiliyor.
Uzman, “Beyin bu sesleri sürekli filtrelemek zorunda kalıyor. Bu da zihinsel yorgunluk ve dikkat kaybına yol açıyor” ifadelerini kullandı.

Kalp ve Sinir Sistemi Etkileniyor
Gürültünün sadece işitme sistemini değil, tüm vücudu etkileyen bir stres faktörü olduğuna dikkat çekildi. Uzun süreli maruziyetin kalp hastalıkları riskini artırabileceği belirtildi.
Ayrıca sindirim sistemi bozuklukları ve nörolojik etkilenmelerin de görülebileceği ifade edildi.

Sessiz Ama Kümülatif Etki
Uzmanlar, gürültünün etkisinin zamanla biriktiğini ve “kümülatif etki” oluşturduğunu belirtiyor. Yani düşük sesler bile uzun süre devam ettiğinde kalıcı hasar riski taşıyabiliyor.
Dünya Sağlık Örgütü’ne göre 85 dB üzeri sesler kritik eşik kabul ediliyor.
Zihinsel Yorgunluk Artıyor
Sürekli arka plan sesleri beynin dikkat kapasitesini zorlayarak gün sonunda açıklanamayan yorgunluk, sinirlilik ve odaklanma sorunlarına neden olabiliyor.
Gültekin, “Beyin sürekli aktif bir izleme modunda kalıyor, bu da zihinsel enerjiyi tüketiyor” dedi.
Sessizlik Artık Lüks Değil
Modern yaşamda sessizliğe ulaşmanın giderek zorlaştığını belirten uzman, şehir yaşamı ve dijital cihazların bu durumu daha da artırdığını ifade etti.
Sessizliğin bir konfor değil, biyolojik bir ihtiyaç olduğu vurgulandı.




