ABD doları son dönemde dirençli bir görünüm sergilese de uzun vadeli görünüm konusunda önemli soru işaretleri bulunuyor. Avustralya’nın büyük bankalarından Westpac tarafından yayımlanan değerlendirmede, dolar üzerindeki baskının yalnızca kısa vadeli piyasa hareketlerinden kaynaklanmadığı, ABD ekonomisindeki yapısal sorunların da gelecekte belirleyici olabileceği ifade edildi.
Bankanın değerlendirmesinde özellikle ABD’nin bütçe dengesizliği, yükselen kamu borcunun finansman maliyetleri ve Federal Reserve’in para politikasına ilişkin piyasa beklentileri öne çıkarıldı. Bu unsurların bir araya gelmesinin doların uzun vadeli görünümünü zorlaştırabileceği belirtildi.

Dolar üzerindeki temel risk bütçe dengesi
Westpac’e göre dolar açısından en önemli risklerden biri ABD’nin bütçe pozisyonundaki yapısal dengesizlik. Kamu borcunun yüksek seviyelerde bulunması ve bu borcun finansman maliyetlerinin artması, ABD ekonomisi üzerindeki baskıyı artırıyor.
Bankaya göre Avrupa ve İngiltere de kamu borcu konusunda benzer sorunlarla karşı karşıya bulunuyor. Ancak ABD’nin bütçe dengesindeki yapısal bozulmanın ülkeyi diğer büyük ekonomilerden farklı bir noktaya taşıdığı değerlendiriliyor.
Artan borç servis maliyetleri de bu tabloyu daha karmaşık hale getiriyor. ABD’nin borçlarını çevirmek için yaptığı faiz ödemelerinin yükselmesi, bütçe üzerindeki baskının daha da artmasına neden olabilecek unsurlar arasında gösteriliyor.
Dolar endeksi kararsız seyrediyor
Dolar endeksi son dönemde belirgin bir yön oluşturmakta zorlandı. 10 Temmuz seviyesinin yaklaşık 0,5 puan üzerine çıkan endeks, daha sonra 1,5 puanlık düşüşle 99,5 seviyesinde dönemi tamamladı.
Westpac’in dikkat çektiği noktalardan biri de doların piyasalardaki gelişmelere verdiği sınırlı tepki oldu. ABD ekonomisine ilişkin beklentiler ve Fed’in faiz politikasına yönelik değerlendirmeler gündemde kalmaya devam ederken doların güçlü bir yükseliş sergilememesi dikkat çekti.
Bu durum, piyasalarda ABD ekonomisine yönelik iyimserlik ile enflasyon ve para politikasına ilişkin endişelerin aynı anda fiyatlandığı bir ortam bulunduğuna işaret ediyor.
Euro ve sterlin dolar karşısında güçlendi
Doların son dönemdeki hareketinde euro ve sterlin de önemli rol oynadı. Son 30 günlük dönemde her iki para biriminin de dolar karşısında yaklaşık 1,5 sent değer kazandığı belirtiliyor.
Euro 1,16 dolar seviyesine ulaşırken sterlin 1,36 dolar seviyesini gördü. Westpac, bu seviyelerin her iki para birimi açısından da ulaşılması zor tarihi zirveler olmadığını değerlendiriyor.
Bankanın öngörüsüne göre euro ve sterlinin önümüzdeki dönemde dolar karşısında değer kazanma potansiyeli bulunuyor. Westpac, EUR/USD paritesinin 2027 yılının sonunda 1,21 seviyesine, GBP/USD paritesinin ise 1,39 seviyesine yükselmesini bekliyor.

ABD’nin ekonomik üstünlüğü tartışma konusu
Doların geleceğine ilişkin değerlendirmeler yalnızca para politikası ve faiz oranlarıyla sınırlı kalmıyor. Westpac, ABD’nin uzun yıllardır sahip olduğu ekonomik üstünlüğün sürdürülebilirliği konusunda da soru işaretlerinin arttığına dikkat çekiyor.
Raporda Avrupa’nın savunma ve ekonomik kalkınma alanlarında ortak hedeflere daha fazla odaklanmaya başladığı değerlendirilirken, ABD’de siyasi ayrışmanın ekonomik politikalar üzerinde etkili olmaya devam ettiği ifade ediliyor.
Bu gelişmeler, küresel yatırımcıların ABD varlıklarına ve dolara yönelik uzun vadeli bakışını etkileyebilecek faktörler arasında değerlendiriliyor.
Fed’in mesajları da yakından izleniyor
Federal Reserve’in faiz politikasına ilişkin beklentiler de doların yönü açısından kritik önem taşıyor. Piyasaların Fed’in gelecek dönemde atacağı adımlara ilişkin beklentileri, ABD tahvil getirileri ve dolar üzerinde doğrudan etkili olabiliyor.
Westpac’in değerlendirmesinde Fed’in sözlü yönlendirmesinin piyasalarda eskisi kadar güçlü bir yönlendirici olmayabileceğine ilişkin endişelere de dikkat çekiliyor.
Bu durum, yatırımcıların yalnızca merkez bankası açıklamalarına değil, ABD’nin enflasyon, büyüme, bütçe açığı ve borç dinamiklerine ilişkin verilerine de daha fazla odaklanmasına neden olabilir.
Dolar için uzun vadeli tablo nasıl şekillenebilir?
Westpac’in değerlendirmesi, doların kısa vadede güçlü kalabileceği ancak uzun vadede yapısal risklerle karşı karşıya olabileceği görüşünü ortaya koyuyor.
Özellikle ABD’nin yüksek borç yükü, bütçe dengesizliği ve artan borç servis maliyetleri dolar açısından takip edilmesi gereken başlıca riskler arasında gösteriliyor.
Buna karşılık euro bölgesi ve İngiltere’de büyüme ile enflasyon görünümünün daha dengeli bir yapıya doğru ilerlemesi, euro ve sterlin açısından destekleyici bir unsur olarak değerlendiriliyor.
Westpac’in 2027 sonuna ilişkin tahminleri gerçekleşirse euro ve sterlinin dolar karşısında mevcut seviyelerden daha güçlü bir konuma gelmesi bekleniyor. Ancak döviz piyasalarında faiz kararları, enflasyon, ekonomik büyüme, jeopolitik gelişmeler ve kamu maliyesi gibi çok sayıda faktörün aynı anda etkili olduğu unutulmamalı.
Bu nedenle doların geleceğine ilişkin tahminler kesin sonuç olarak değil, mevcut ekonomik koşullar üzerinden oluşturulan beklentiler olarak değerlendirilmelidir.





