Bağımsız Türkiye Partisi Sözcüsü Lütfullah Önder, Türkiye’de son dönemde yeniden gündeme gelen yargı bağımsızlığı tartışmaları ve siyasi davalarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Parti genel merkezinde basın mensuplarına konuşan Önder, hem seçim güvenliği hem de hukuk sistemine ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı.
Önder’in açıklamalarında özellikle 2017 anayasa referandumu, mühürsüz oy tartışmaları ve CHP’ye yönelik “mutlak butlan” iddiaları öne çıktı.
“Türkiye Hukuk Güvenliğinde Geriye Gitti”
Konuşmasına Türkiye’deki hukuk sistemiyle ilgili eleştirilerle başlayan Önder, yargı bağımsızlığının ciddi şekilde zedelendiğini savundu.
Türkiye’nin uluslararası hukuk ve demokrasi endekslerinde geriye düştüğünü ifade eden Önder, şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye yargı bağımsızlığında ve hukuka erişim indeksinde artık dünyanın geri kalmış ülkelerinin, Afrika ülkelerinin bile gerisine düşmüş durumda.”
Yargıya olan güvenin zayıflamasının toplumda büyük bir güvensizlik oluşturduğunu söyleyen Önder, demokratik sistemin temel dayanağının bağımsız hukuk olduğunu belirtti.
YSK Tartışmalarına Dikkat Çekti
Açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu başkanlığı sürecine de değinen Önder, son günlerde kamuoyuna yansıyan kulis bilgilerine dikkat çekti.
YSK içerisindeki tartışmaların bağımsızlık algısını zedelediğini savunan Önder, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Son dönemde ne konuşuluyor? İktidara yakın iki grup arasındaki çekişme konuşuluyor. Böyle bir ortamda demokratik bir seçimden ve bağımsız yargı denetiminden söz etmek mümkün mü?”
Önder, seçim güvenliğine yönelik tartışmaların toplumdaki demokrasi algısını da olumsuz etkilediğini söyledi.
CHP ve “Mutlak Butlan” Tartışması
BTP Sözcüsü’nün açıklamalarında en dikkat çeken bölüm ise Cumhuriyet Halk Partisi hakkında yürütülen “mutlak butlan” tartışmaları oldu.
Ankara kulislerinde CHP kurultayıyla ilgili çeşitli iddiaların konuşulduğunu ifade eden Önder, seçim kurulu kararlarına rağmen genel mahkemelerin devreye sokulmasının ciddi hukuki sorunlar doğurabileceğini savundu.
Önder, örnek olarak 2017 anayasa referandumunda mühürsüz oyların geçerli sayılmasını gösterdi.
“2017’den Sonraki Tüm İşlemler Tartışmalı Hale Gelir”
Önder, CHP’nin mühürsüz oylarla ilgili yargı yoluna gitmesi halinde ortaya çıkabilecek olası senaryoya dikkat çekerek şunları söyledi:
“Cumhuriyet Halk Partisi bugün genel mahkemelere gidip 2017 seçimlerinde mühürsüz oyların geçerli sayılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek dava açsa ve mahkeme de ‘Bu işlem mutlak butlanla batıldır’ dese, 2017’den sonraki bütün işlemlerin altı boşalır.”
Bu durumun başkanlık sistemiyle birlikte alınan tüm kararları hukuki tartışmaya açabileceğini belirten Önder, mevcut süreç ile CHP’ye yönelik mutlak butlan iddiaları arasında benzerlik olduğunu öne sürdü.
“Yargı Bağımsız Değilse Hiçbir Hak Güvende Olamaz”
Yargının bağımsız olmadığı bir ortamda vatandaşların temel haklarının korunamayacağını ifade eden Önder, hukuk mücadelesinin yalnızca siyasi partilere bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Baroları, sivil toplum kuruluşlarını, sanatçıları ve toplumun tüm kesimlerini ortak demokrasi mücadelesine çağıran Önder, şu ifadeleri kullandı:
“Yargının bağımsız olmadığı bir yerde hiçbir hakkın güvence altında olması mümkün değildir.”
“Toplumun Her Kesimi Bir Araya Gelmeli”
Muhalefetin yalnızca siyasi partiler düzeyinde kalmaması gerektiğini savunan Önder, geniş tabanlı bir demokrasi ittifakı çağrısı yaptı.
Toplumun her kesiminin hukuk ve demokrasi ortak paydasında buluşması gerektiğini belirten Önder, ana muhalefetin bu organizasyonu hızla hayata geçirmesinin önemli olduğunu dile getirdi.
Açıklama, Türkiye’de hukuk devleti ve demokrasi tartışmalarının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde siyaset gündeminde geniş yankı uyandırdı.




