Yücel, “Yurtta ve dünyada barış tartışmasız Türkiye’de hepimizin ortak hedefidir” diyerek, terör örgütünün silah bırakma kararını önemli bir adım olarak değerlendirdiklerini söyledi. Ancak, geçmişte emperyal güçlerin desteklediği sözde barış girişimlerinin kanlı sonuçlara yol açtığını hatırlatan Yücel, bu süreçte halkın doğru bilgilendirilmesinin kritik olduğunu vurguladı.
“Silah bırakmanın barış iklimine ilerlemesinin en önemli şartı, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısına, milletimizin birlik ve beraberliğine ve cumhuriyetin temel ilkelerine zarar verecek pazarlıkların olmamasıdır” diyen Yücel, Lozan Antlaşması’nın ve 1924 Anayasası’nın Türkiye’nin bağımsızlığının teminatı olduğunu ifade etti. Bu temel belgelerle ilgili çarpık ve yalan açıklamaların kabul edilemeyeceğini kaydetti.
Yücel ayrıca, iktidarın silahlı terör örgütüyle yürüttüğü barış görüşmeleri sırasında, demokratik ortamda düşüncelerini ifade eden üniversite öğrencilerinin ve seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanmasının, atanan kayyumların barış sürecinin samimiyeti konusunda şüphe yarattığını dile getirdi. “İktidarın terör örgütüne gösterdiği ılımlı tavrın, demokratik kesimlere de gösterilmesi gerekir” şeklinde konuştu.
Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak barışın ve demokrasinin ancak Cumhuriyet’in kurucu ilkeleri olan laiklik, bağımsızlık, eşitlik ve hukukun üstünlüğüne dayalı yönetimle mümkün olacağına inandıklarını belirten Adem Yücel, sürecin şeffaflık içinde ve tüm siyasi kesimlerin katılımıyla yürütülmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Yücel, “Cumhuriyet, ‘Yurtta Barış, Dünyada Barış’ sloganıyla kurulmuş; özgür bireyin, yurttaşlığın, bilimsel eğitimin ve laik toplum yapısının teminatıdır. Bu ilke ve kazanımlar esas alındığında, silah bırakmanın kalıcı barışa dönüşmesi zor olmayacaktır” dedi.





