Geri ödemede 2 kat fark: Taksitler yarı yarıya düşüyor
Eylül ayının ilk haftası verilerine göre katılım bankalarının 60 ay vadeli konut finansmanı oranı ortalama yüzde 3 seviyesinde seyrediyor. Bu oranla kullanılan 3 milyon TL’lik kredinin aylık taksiti 108 bin 300 TL olurken, toplam geri ödeme 6,5 milyon TL’ye ulaşıyor.
Tasarruf finansmanı şirketlerinde ise aynı tutar için yüzde 8,5’lik çekilişli organizasyon bedeliyle birlikte toplam maliyet 3 milyon 255 bin TL seviyesinde kalıyor. Aylık taksit ödemesi 54 bin 260 TL olarak gerçekleşiyor.
“Hemen teslim” avantajı ve fiyat artışı riski
Banka kredisinde yüksek kâr payı ve toplam geri ödeme tutarına rağmen en büyük avantaj, konutun hemen satın alınabilmesi olarak öne çıkıyor. Böylece alıcı, tasarruf finansmanındaki bekleme sürecinde yaşanabilecek konut fiyat artışlarından korunuyor.
Hemen teslim alınan ev sayesinde mevcut kira ödemesi sona erebiliyor ya da konut kiraya verilerek ek gelir elde edilebiliyor. Yüksek taksit ödeme gücüne sahip ve krediye erişebilen tüketiciler için bu model zaman riskini ortadan kaldırıyor.
Teslimat için en az 6 ay bekleme şartı
Tasarruf finansmanı sisteminde faiz veya kâr payı bulunmaması ve daha düşük taksitler cazip görünürken, teslimat için belirli bir süre beklemek gerekiyor.
BDDK kuralları kapsamında teslimat için en az 6 aylık bekleme şartı bulunuyor. Çekilişsiz sistemde 6 ayda teslimat alabilmek için toplam tutarın yüzde 45’inin ödenmiş olması gerekiyor.
Çekilişli sistemde ise teslimat süresi, finansman tutarının yüzde 45’i tamamlanana kadar uzayabiliyor. 60 aylık bir planda bu süre 27 aya kadar çıkabiliyor.
Bekleme süresi toplam maliyeti nasıl etkiliyor?
Tasarruf finansmanında 6 ila 27 ay arasında değişebilen bekleme süresi, konut fiyatlarının yükseldiği enflasyonist ortamlarda risk oluşturuyor. Teslimat günü geldiğinde, başlangıçta hedeflenen konutun aynı fiyatta kalmaması ihtimali bulunuyor.
Bunun yanı sıra tüketicinin bekleme sürecinde ödemeye devam ettiği kira da toplam maliyete ekleniyor.
Öte yandan BDDK'nın ikinci konut alımlarında krediyi yüzde 22,5 seviyesine kadar sınırlandırması veya yüksek taksit ödeme imkânı bulunmayan tüketiciler açısından tasarruf finansmanı şirketleri alternatif olarak öne çıkıyor.







