Türkiye’nin ilk kıtalararası balistik füze sistemi olarak tanıtılan YILDIRIMHAN, savunma dünyasında büyük tartışma başlattı. 6 bin kilometre menzile sahip olduğu açıklanan yerli füze için uluslararası medyada dikkat çeken analizler yayımlanırken, “nükleer kapasite” iddiaları gündeme geldi.
Milli Savunma Bakanlığı AR-GE Merkezi tarafından geliştirilen YILDIRIMHAN, SAHA EXPO 2026 kapsamında ilk kez görücüye çıktı. Füze üzerinde yaklaşık 10 yıldır çalışma yürütüldüğü belirtildi.
Mach 25 Hıza Ulaşabiliyor
Açıklanan teknik detaylara göre YILDIRIMHAN:
Yaklaşık 6 bin kilometre menzile sahip
Mach 9 ile Mach 25 arasında hipersonik hızlara ulaşabiliyor
3 tonluk harp başlığı taşıyabiliyor
4 sıvı yakıtlı roket motoruyla çalışıyor
Füzede UDMH ve azot tetroksit bazlı yakıt sistemi kullanıldığı ifade edildi. Uzmanlar, bu kapasitenin birçok kıtayı kapsayabilecek stratejik erişim anlamına geldiğini belirtiyor.
“Nükleer Programın Temeli Mi?” Tartışması
Ukrayna merkezli savunma yayın organı Defence Express tarafından yayımlanan analizde, YILDIRIMHAN’ın yalnızca konvansiyonel değil, teorik olarak nükleer başlık taşıyabilecek altyapıya da uygun olduğu öne sürüldü.
Analizde, 3 bin kilogramlık taşıma kapasitesinin çoklu bağımsız hedeflemeli savaş başlıkları için yeterli olabileceği savunuldu. Füzenin menzilinin bazı nükleer silahlı ülkeleri kapsadığı değerlendirmesi dikkat çekti.
Ancak haberde yer alan değerlendirmelerin uzman analizleri ve dış basın yorumları olduğu, Türkiye’nin resmi olarak nükleer silah programı bulunduğuna dair herhangi bir açıklama yapılmadığı vurgulandı.
Hakan Fidan’ın Sessizliği Gündem Oldu
Hakan Fidan’ın daha önce Türkiye’nin nükleer silaha sahip olması gerekip gerekmediği yönündeki soruya verdiği sessiz tepkinin de yeniden gündeme geldiği belirtildi.
Bu sessizliğin bazı yabancı basın organlarında “stratejik mesaj” olarak yorumlandığı ifade edildi.
Savunma Dünyasında Yeni Denge Yorumu
Savunma uzmanları, YILDIRIMHAN’ın Türkiye’nin uzun menzilli caydırıcılık kapasitesinde yeni bir dönemin başlangıcı olabileceğini değerlendiriyor.
Özellikle hipersonik hız ve yüksek taşıma kapasitesi, füzenin bölgesel savunma dengelerinde önemli bir unsur haline gelebileceği yorumlarına neden oldu.




