Osmaniye’nin yaz aylarında sıcaktan bunalan vatandaşların uğrak noktalarından biri olan Zorkun Yaylası, doğası, serin havası, yöresel ürünleri ve son dönemde yapılan düzenlemelerle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.
Zorkun’da gerçekleştirilen röportajlarda yaylaya gelen vatandaşlardan esnafa, uzun yıllardır Zorkun’da yaşayanlardan tesis sorumlularına kadar birçok kişi, bölgeye ilişkin düşüncelerini anlattı.
“Zorkun’un ruhu var”
Zorkun’un geçmişini yakından bilen isimlerden Fazlı Şanlıtürk Ceyhan, yaylaya olan bağlılığını anlattı.
Antalya’da yaşayan ve yaz aylarında yaklaşık 3,5-4 ay boyunca Zorkun’a geldiğini belirten Ceyhan, yaylaya ulaşmak için yaklaşık 700 kilometre yol kat ettiklerini söyledi.
Ceyhan, Zorkun’a gelişlerinin yalnızca tatil amaçlı olmadığını belirterek, burada aileden kalan evlerinde geçmişin hatıralarını yaşattıklarını ifade etti.
Yaylanın kendileri için memleket, aile ve dostluk anlamına geldiğini anlatan Ceyhan, Zorkun’da akrabalarla ve memleket insanlarıyla buluşmanın önemli bir değer olduğunu söyledi.
Antalya ile Zorkun’u da karşılaştıran Ceyhan’ın sözleri ise dikkat çekti.
“Zorkun’un ruhu var, Antalya’nın güzelliği var ama bence ruhu yok.”
Antalya’da uzun yıllardır yaşamasına rağmen Zorkun’daki sosyal ilişkilerin ve samimiyetin farklı olduğunu dile getiren Ceyhan, yaylada insanların birbirini tanıdığını, akrabaların bir araya geldiğini ve geleneksel lezzetlerin hâlâ yaşatıldığını söyledi.
Özellikle Zorkun pidesi ve yaylada hazırlanan yemeklerin başka yerlerde aynı şekilde bulunamayacağını belirten Ceyhan, bölgenin doğal güzelliklerinin korunması gerektiğini vurguladı.
40 yıldır Zorkun’a geliyor: Kış turizmi için teleferik önerisi
Zorkun’un geçmişine ilişkin dikkat çeken bir diğer değerlendirme ise Atilla Yargıcı’dan geldi.
Doğma büyüme Zorkunlu olduğunu belirten Yargıcı, çocukluğundan bu yana yaylanın değişimine tanıklık ettiğini söyledi.
Zorkun’a yaklaşık 40 yıldır düzenli olarak geldiğini belirten Yargıcı, özellikle yaz aylarında yaylanın yoğun ilgi gördüğünü ifade etti.
Ancak Yargıcı’ya göre Zorkun’un kış turizmi açısından da büyük bir potansiyeli bulunuyor.
Kış aylarında bölgeye ulaşımın kolaylaşması ve bazı yolların açık tutulmasıyla ziyaretçilerin arttığını belirten Yargıcı, buna rağmen soğuk hava ve ısınma sorununun yaylada uzun süreli konaklamayı zorlaştırdığını söyledi.
Yargıcı, Zorkun’un kış turizmine kazandırılması halinde bölgenin önemli bir merkez haline gelebileceğini belirterek, gündeme gelen teleferik projesinin hayata geçirilmesi halinde bölgenin cazibesinin daha da artabileceğini ifade etti.
Teleferik ve konaklama yatırımlarının yanı sıra kış turizmine yönelik çalışmalar yapılması gerektiğini belirten Yargıcı, insanların kar görmek, kayak yapmak ve kış aylarında doğayla buluşmak için bölgeye gelebileceğini söyledi.
“Türkiye’nin her yerinden ziyaretçi geliyor”
Yargıcı, Zorkun’un yalnızca Osmaniye ve çevresinden gelen vatandaşlara hitap etmediğini de belirtti.
Özellikle son dönemde Şelale, Şenlik Tepesi, sosyal tesisler, yürüyüş alanları ve konaklama imkanlarının gelişmesiyle birlikte farklı şehirlerden ziyaretçilerin bölgeye gelmeye başladığını aktardı.
Zorkun’da karşılaştığı ziyaretçilere nereden geldiklerini sorduğunda Türkiye’nin farklı şehirlerinden insanların bölgeyi ziyaret ettiğini gördüğünü belirten Yargıcı, yapılan tanıtım ve yatırımların bölgeye olan ilgiyi artırdığını söyledi.
Zorkun pidesinin sırrı: Hava, su ve doğal üretim
Zorkun’un en çok öne çıkan lezzetlerinden biri olan Zorkun pidesi de röportajlarda geniş yer buldu.
Yöredeki fırın işletmecilerinden alınan bilgilere göre Zorkun pidesinin en önemli özelliklerinden biri, katkı maddesi kullanılmadan hazırlanması.
Bölgenin hava şartlarının ve su yapısının da ekmeğin kalitesinde etkili olduğu belirtilirken, düşük nem oranının ekmeğin daha uzun süre tazeliğini korumasına katkı sağladığı ifade edildi.
Fırıncılar, özellikle sabah saatlerinde sıcak pide almak isteyen vatandaşların yoğunluk oluşturduğunu ve Zorkun’a gelenlerin kahvaltıda yöresel pideyi tercih ettiğini söyledi.
Kaşarlı pide, somun, simit, poğaça ve yağlı ekmek gibi farklı ürünlerin de ziyaretçilere sunulduğu belirtildi.
Zorkun kömbesi için “7 çeşit baharat” detayı
Zorkun’da Osmaniye’nin yöresel lezzetlerinden kömbenin de yoğun ilgi gördüğü anlatıldı.
Kömbe ustalarından alınan bilgilere göre, ürünün hazırlanışında özel olarak hazırlanan 7 çeşit baharat kullanılıyor.
Tarçın başta olmak üzere farklı baharatların karışımından hazırlanan kömbenin içerisine süt ve tahin de eklenebiliyor.
Talebe göre cevizli ve zeytinyağlı çeşitleri de hazırlanırken, ustalar arasında özellikle zeytinyağlı kömbenin daha fazla tercih edildiği ifade edildi.
Zorkun tavasının sırrı ortaya çıktı
Zorkun denildiğinde akla gelen bir diğer yöresel lezzet ise Zorkun Tavası.
Zorkun’da tava ustaları, yemeğin lezzetinin yalnızca kullanılan malzemelerden değil, pişirme yönteminden de kaynaklandığını anlattı.
Ustalara göre Zorkun Tavası; yörede yetişen et, yerli domates, sarımsak, yeşil biber, kapya biber ve kırmızı soğanla hazırlanıyor.
Yemeğin hazırlanmasında kuyruk yağı da önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.
Ustalar, beyaz soğan yerine kırmızı soğan kullanılmasının önemli olduğunu belirterek, beyaz soğanın yemeği fazla sulandırabileceğini, kırmızı soğanın ise Zorkun Tavası için daha uygun olduğunu ifade etti.
Tavanın geleneksel olarak alüminyum tepside pişirildiği, farklı kapların denendiği ancak en iyi sonucun alüminyum tepside alındığı belirtildi.
Pişirme süresinin ise yaklaşık 1 saat 10 dakika olduğu aktarıldı.
Zorkun’a sadece tava yemeye gelenler var
Fırın işletmecileri, Zorkun Tavası ile Zorkun pidesinin adeta ayrılmaz bir ikili haline geldiğini söyledi.

Özellikle Zorkun Tavası yemek için bölgeye gelen vatandaşların yanında sıcak Zorkun pidesi de istediği belirtildi.
Esnaf, yöresel ürünlerin yanı sıra simit, poğaça, yağlı ekmek ve Osmaniye somunu gibi ürünlerin de ziyaretçilere sunulduğunu söyledi.
Mersin’den gelen ziyaretçi: “Sabahın köründe kalktık geldik”
Zorkun’a turla Mersin’den gelen bir vatandaş da yayla hakkındaki ilk izlenimlerini paylaştı.
Sabah erken saatlerde yola çıktıklarını belirten ziyaretçi, Zorkun’un havasını ve suyunu çok beğendiğini söyledi.
Zorkun Çarşısı’nı gezerken yöresel ürünleri de inceleyen ziyaretçi, özellikle kömbenin dikkatini çektiğini ifade etti.
Hataylı olduğunu belirten vatandaş, kendi yöresinde de kömbe bulunduğunu söyleyerek Zorkun kömbesini deneyip iki lezzet arasındaki farkı görmek istediğini dile getirdi.
“Zorkun’un kışını daha çok seviyorum”
Zorkun’u hem yaz hem kış döneminde ziyaret eden Bekir isimli vatandaş ise kış aylarında yaylanın daha farklı bir güzelliğe büründüğünü söyledi.
Karla kaplı Zorkun’un kendisine göre çok daha etkileyici olduğunu belirten Bekir, Zorkun Sosyal Tesisleri’ni de gezdiklerini ve burada sunulan yöresel lezzetleri beğendiklerini ifade etti.
Zorkun’un sucuğu ve pirzolasını da deneyen ziyaretçi, lezzetleri beğendiğini söyledi.
65 yıldır Zorkun’da: “Burada insan gençleşir”
Zorkun’un en dikkat çeken hikâyelerinden biri ise 65 yıldır yaylada yaşayan bir vatandaşın anlattıkları oldu.
Zorkun’un havasını çok sevdiğini belirten vatandaş, bölgedeki gelişmelerden dolayı memnuniyetini dile getirdi.
“Zorkun’da insan gençleşir” sözleriyle yaylanın kendisi için taşıdığı anlamı anlatan vatandaş, Zorkun’a gelenlere yaylanın farklı noktalarını gezmelerini tavsiye etti.
Zorkun Tavası’nın da mutlaka denenmesi gerektiğini belirten vatandaş, yaylaya gelen ziyaretçilerin esnafı ve yöresel ürünleri görmeden dönmemesi gerektiğini söyledi.
60 yıllık meslek hayatından Zorkun’a mesaj
Zorkun’da 60 yıldır aynı mesleğin içerisinde olduğunu belirten 75 yaşındaki bir esnaf da yaylanın korunması gerektiğini vurguladı.
25 yıldır Zorkun’da bulunduğunu, çocukluğunun da burada geçtiğini anlatan esnaf, Zorkun’un özellikle yaz aylarında tercih edildiğini söyledi.
Yaylaya gelenlere ise tek bir mesaj verdi:
“Zorkun’u kirletmesinler.”
Yaylanın doğal güzelliklerinin korunmasının herkesin sorumluluğu olduğunu belirten esnaf, Zorkun’un temiz tutulması halinde gelecek nesillere de aynı güzellikle aktarılabileceğini söyledi.
Şenlik Tepesi ziyaretçilerin ilgisini çekiyor
Zorkun gezisi kapsamında Şenlik Tepesi’ni ziyaret eden vatandaşlar da bölgenin serin havasından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Osmaniye’deki sıcak ve nemli havadan bunaldıklarını belirten ziyaretçiler, Şenlik Tepesi’nde havanın oldukça serin olduğunu söyledi.
Bazı vatandaşlar bölgeye teleferik yapılmasının ulaşımı kolaylaştırabileceğini ve araç yoğunluğunu azaltabileceğini ifade etti.
Ziyaretçiler ayrıca yürüyüş, alışveriş ve yöresel lezzetleri deneyimlemekten memnun olduklarını belirtti.
Adana’dan gelen ziyaretçi cam terası çok beğendi
Adana’dan Zorkun’a ilk kez gelen Dürdane Karpınar, yaylada özellikle cam terastan etkilendiğini söyledi.
Daha önce farklı yaylaları da gezdiğini belirten Karpınar, Zorkun’daki cam terası “doğa harikası” olarak değerlendirdi.

Günübirlik turlar düzenleyen arkadaşlarına da Zorkun’u tavsiye edeceğini belirten Karpınar, bölgenin daha fazla tanıtılması gerektiğini ifade etti.
Ziyaretçi, bölgede sosyal etkinliklerin ve canlı müzik gibi aktivitelerin artırılması halinde Zorkun’un daha hareketli hale gelebileceğini de söyledi.
İskenderun’dan gelen ziyaretçi: “Şu an bile üşümeye başladım”
İskenderun’dan Zorkun’a ilk kez gelen Mehmet Kıraç ise sıcak havadan bunaldıkları için yaylaya geldiklerini söyledi.
Zorkun’un havasını oldukça serin bulan Kıraç, bölgenin konaklama açısından da geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Özellikle otel ve pansiyon tarzı konaklama alanlarının artırılmasının ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre kalmasına katkı sağlayacağını belirtti.
Zorkun Sosyal Tesisleri’nde yoğun ilgi
Zorkun Sosyal Tesisleri Alan Sorumlusu Murat Üstüner, tesislerde yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi.
Tesislerde güvenlikten temizliğe, aktivitelerden konaklama alanlarına kadar birçok hizmetin yürütüldüğünü belirten Üstüner, alan içerisinde kitap kafe, restoran, kafeterya, bungalov evler, kamp alanları ve mesire alanlarının bulunduğunu söyledi.
Kitap kafeden öğrencilerin sabah saatlerinden akşam saatlerine kadar yararlanabildiğini belirten Üstüner, yaz döneminde ortaokul ve lise öğrencilerine yönelik kamplar düzenlendiğini aktardı.
Bu kamplarda gençlere kamp kurma, bisiklet, tırmanış, ilk yardım ve dart gibi çeşitli eğitimler verildiği belirtildi.
Bungalovlara yoğun talep
Tesislerde bulunan bungalov evlerin de ziyaretçilerden yoğun ilgi gördüğü açıklandı.
Üstüner, 10 bungalovun aktif olarak kullanıldığını ve yoğun talep nedeniyle belirli tarihlere kadar doluluk yaşandığını söyledi.
Bunun yanında otel projesinin de devam ettiğini belirten Üstüner, tesisin konaklama kapasitesinin artırılması için çalışmaların sürdüğünü ifade etti.
Kamp alanında ise vatandaşların çadır kurmasına imkan sağlandığı, elektrik, su ve temizlik hizmetlerinin sunulduğu belirtildi.
Zorkun’da çocuk şenliği hazırlığı
Zorkun’da düzenlenecek çocuk şenliğine de değinen Üstüner, etkinliğin 21-23 Ağustos tarihlerinde gerçekleştirileceğini ve Osmaniyeli vatandaşların şenliğe davet edildiğini söyledi.
Çocuklara yönelik çeşitli spor ve eğlence etkinliklerinin planlandığı belirtilirken, bölgedeki sosyal hareketliliğin artırılması hedefleniyor.
Üniversite öğrencilerine yönelik kampların da ilerleyen dönemlerde hayata geçirilmesinin planlandığı ifade edildi.
Ultramaratonun ikincisi planlanıyor
Zorkun’da gerçekleştirilen ultramaratonun yoğun ilgi gördüğünü belirten Üstüner, organizasyonun ikinci kez düzenlenmesinin planlandığını söyledi.
Tarih konusunda henüz netlik bulunmadığını belirten Üstüner, etkinliğin Türkiye genelinden ilgi gördüğünü ve Zorkun’un spor turizmi açısından da değerlendirilebileceğini ifade etti.
Zorkun’a gelen vatandaşlardan hizmetlere tam not
Adana Ceyhan’dan gelen Aynur Bozdağ, Zorkun’da son dönemde önemli değişiklikler gördüğünü söyledi.
Yaklaşık 5-6 aylık süreçte bölgedeki değişimin dikkat çekici olduğunu belirten Bozdağ, yapılan çalışmaların diğer il ve ilçelere örnek olması gerektiğini ifade etti.
Seyir alanlarından sosyal tesislere kadar birçok noktayı beğendiğini belirten Bozdağ, Karaçay Şelalesi’ni de ziyaret ettiğini ve bölgenin doğal güzelliklerinden etkilendiğini söyledi.
Özellikle daha önce ulaşılması zor olan bazı alanlara artık daha rahat gidilebilmesini olumlu değerlendiren Bozdağ, vatandaşların yapılan çalışmalara destek vermesi gerektiğini dile getirdi.
Gençlerden daha fazla spor etkinliği talebi
Zorkun’da düzenlenen etkinliklere katılan gençler de beklentilerini anlattı.
Muhammed Ali Toksöz, özellikle ayak tenisi, koşu yarışları ve okçuluk gibi etkinliklerin artırılmasını istedi.
Çocuk şenliği kapsamında koşu, yumurta taşıma ve basketbol gibi etkinliklere katıldığını belirten Toksöz, Zorkun’da farklı spor branşlarının da yaygınlaştırılabileceğini söyledi.

Ahmet Gül ise Zorkun’da futbol oynadığını, zaman zaman voleybol ve basketbolla da ilgilendiğini belirtti.
Okçuluk gibi etkinliklerin ilerleyen dönemlerde yapılmasının güzel olacağını ifade eden Gül, spor faaliyetlerinin gençlerin bölgeye olan ilgisini artıracağını söyledi.
Zorkun hem geçmişini koruyor hem geleceğe hazırlanıyor
Zorkun Yaylası’nda gerçekleştirilen röportajlar, bölgenin yalnızca yaz aylarında serinlemek için gidilen bir yayla olmadığını ortaya koydu.
Geçmişten bugüne Zorkun’da yaşayan insanların anıları, yöresel lezzetler, geleneksel esnaflık kültürü, doğal güzellikler ve son dönemde yapılan sosyal tesis yatırımları bölgenin farklı yönlerini gözler önüne serdi.
Bir yanda 65 yıldır Zorkun’da yaşayan vatandaşların anıları, diğer yanda 40 yıldır yaylaya gelenlerin kış turizmi beklentileri bulunurken; yeni sosyal tesisler, bungalovlar, kamp alanları, çocuk şenlikleri ve spor organizasyonları Zorkun’un gelecekte daha geniş bir ziyaretçi kitlesine ulaşabileceğine işaret ediyor.
Zorkun’a gelen ziyaretçilerin ortak noktası ise bölgenin serin havası, doğal güzellikleri ve yöresel lezzetleri oldu.
Zorkun Tavası, sıcak Zorkun pidesi ve yöresel kömbeden cam terasa, Şenlik Tepesi’nden sosyal tesislere kadar yayla, hem Osmaniye’den hem de farklı şehirlerden gelen ziyaretçileri ağırlamaya devam ediyor.





