Bu yazdıklarımı siyasi parti gözlüğüyle değil, bir Türk gencinin vatanına ve milletine duyduğu bağlılığın haykırışı olarak okumanızı istiyorum.
Günlerdir “Çerçeve Yasa” adı altında tartışılan düzenleme, Meclis’te 88 vatan evladının bütün itirazlarına ve direnişine rağmen maalesef kabul edildi.
O 88 kişi bugün yalnızca bir oylamada “hayır” demedi. Bana göre milletin vicdanında unutulmayacak bir duruş sergiledi. İsimleri, partileri ve siyasi görüşleri ne olursa olsun; gösterdikleri irade tarihe düşülmüş bir nottur.
Peki diğerleri?
Kürsülerde milliyetçilik nutukları atıp iş oylamaya geldiğinde geri duranları…
Vatan, millet, bayrak diyerek oy isteyip kritik gün geldiğinde o sözlerinin arkasında duramayanları…
Siyasi hesaplarını, makamlarını ve çıkarlarını milletin hassasiyetlerinin önüne koyanları…
Bugün susup yarın yeniden karşımıza “milliyetçilik” söylemiyle çıkacak olanları da unutmayacağız.
Çünkü milliyetçilik seçim meydanlarında söylenecek birkaç güzel söz değildir. Milliyetçilik gerektiğinde bedel ödemeyi, irade göstermeyi ve milletinin karşısında başını eğmeden durabilmeyi gerektirir.
Makamlar geçer.
Koltuklar geçer.
İttifaklar değişir.
Siyasi hesaplar unutulur.
Ama bazı oylamalar vardır ki insanın siyasi kariyerine değil, tarihteki yerine yazılır.
Bugün herkes kendi tercihini yaptı. Millet de gördü, tarih de kaydetti.
Yarın kimse çıkıp bize vatanseverlik ve milliyetçilik dersi vermeye kalkmasın. Çünkü sözün bittiği yerde oylar konuşmuştur.
Bizim tarafımız herhangi bir siyasi parti değildir.
Bizim tarafımız Türk milletidir.
Bizim kırmızı çizgimiz vatandır.
Bizim sevdamız Türkiye Cumhuriyeti’dir. ![]()
Unutmayacağız.
Unutturmayacağız.
Ne mutlu Türk’üm diyene!