İSTANBUL (AA) - Siemens Healthineers Türkiye'nin halkın sağlık algısını, alışkanlıklarını ve bilgi düzeyini ölçtüğü '3. Sağlık Okuryazarlığı Araştırması'nın sonuçları paylaşıldı.

Şirketten yapılan açıklamaya göre, daha önce 2022 ve 2024'te gerçekleştirilen araştırmaların bu yılki halkası, veri ve araştırma alanında hizmet veren FutureBright Group işbirliğiyle hayata geçirildi.

Türkiye genelinde 18-65 yaş aralığında, farklı sosyoekonomik gruplardan 600 kişiyle nisan ve mayıs aylarında yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilen araştırmanın sonuçları, şirketin toplumda sağlık okuryazarlığını artırmaya yönelik projelerini bir araya getirdiği 'Bilmende Fayda Var' platformu çatısı altında duyuruldu.

Araştırmaya göre, kendini sağlıklı görenlerin oranı bu yıl yüzde 76'ya yükseldi. Bu orana rağmen, hiç spor yapmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 21'den 39'a çıkarken, sigara kullanımı yüzde 46,5 ile yüksek seyrini korudu. Katılımcıların yaklaşık yarısı da kendini stresli olarak tanımladı. Kronik hastalık sahipliği yüzde 23'e ulaşırken, tansiyon yüzde 4'ten 10,3'e ve şeker hastalığı yüzde 4'ten 8'e yükseldi.

Katılımcıların yüzde 52,7'si bir şikayeti ortaya çıktığında sağlık kontrolüne gittiğini belirtti. Rutin kontrol amacıyla doktora başvuranların oranı ise yüzde 23,5 seviyesinde yer aldı. Kontrolünü erteleyenlerin yüzde 32'si, bunun gerekçesini 'Hastalık çıkar' korkusuyla açıkladı.

Düzenli check-up yaptıranların oranı son iki yılda yüzde 22'den 35'e yükselirken, kontrol sıklığı da ortalama 3,5 yıldan 2,2 yıla indi. Sinyal okuryazarlığı tarafında ise tablo daha kırılgan bir yapı sergiledi. Katılımcıların yüzde 66'sı inme belirtilerini bilmediğini, yüzde 45'i Alzheimer'ın erken teşhis edilebileceğinden habersiz olduğunu belirtirken, kalp krizi belirtilerini ayırt edebildiğini söyleyenlerin oranı yüzde 59'da kaldı.

Kadın sağlığı alanında elde edilen sonuçlara göre, 30 yaş üstü kadınlarda mamografi yaptırma oranı iki yılda yüzde 23'ten 54'e yükseldi. Kadınların yüzde 70'i kendi kendine meme muayenesi yöntemini bildiğini, bilenlerin yüzde 80'i ise bunu uyguladığını ifade etti. Mamografi çektirmeyen kadınların yüzde 54'ü bunun gerekçesini 'Şikayetim olmadı' şeklinde açıkladı.

Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri de yapay zekayla kurulan ilişkide ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 40'ı tahlil sonuçlarını yapay zekaya yorumlattığını belirtirken, bunu yapanların yüzde 76'sı sağlığı üzerinde daha fazla kontrol hissettiğini aktardı. Söz konusu grubun yüzde 67'si bu deneyimin kafa karışıklığı, yüzde 62'si ise endişe yarattığını ifade etti.

Doktorun kararını destekleyen yapay zekaya olumlu yaklaşanların oranı yüzde 64, tanı süresini kısaltan teknolojilerin hayat kurtarabileceğine inananların oranı yüzde 69, yapay zekanın görüntülemede hata payını azaltabileceğini düşünenlerin oranı ise yüzde 55 seviyesinde yer aldı.

Halkın sağlık kurumu tercihinde temel beklentileri hekim deneyimi ve doğru teşhis olarak sıralandı. Araştırmaya katılanların sağlık kurumu seçiminde yüzde 58'i hekim deneyimini, yüzde 48'i ise doğru tanıyı önemsediğini belirtti.

Şirket, araştırmanın işaret ettiği bilgi boşluklarını kapatmaya yönelik farkındalık projelerini gelecek dönemde de sürdürmeyi planlıyor.

Araştırma sonuçları, FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula moderatörlüğünde gerçekleşen panelde kamuoyuna aktarıldı. Panelde, İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Radyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şükrü Mehmet Ertürk ve aynı fakülteden Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Aydın, araştırma sonuçlarını hekim gözüyle değerlendirdi. Siemens Healthineers Türkiye Görüntülemeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Ertan Cömert ve Laboratuvar Diagnostiği ve İnovasyon Yönetiminden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Gürdal Şahin de panelde sağlık teknolojilerinin hastalara, hekimlere ve sağlık kurumlarına yarattığı değere dikkati çekti.

- 'Belirtileri tanımak hayat kurtarıyor'

Açıklamada paneldeki görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Şükrü Mehmet Ertürk, araştırmanın net bir mesaj verdiğini vurgulayarak, iyi hissetmenin, her şeyin yolunda olduğu anlamına gelmediğini aktardı.

Toplumun yarısından fazlasının şikayet ortaya çıkmadan doktora gitmediğini belirten Ertürk, ' Bu da erken tanı şansını en başından kaçırdığımız anlamına geliyor. Özellikle inme ve kalp krizi gibi zamanla yarıştığımız hastalıklarda belirtileri tanımak, hayat kurtarıyor. Sağlık okuryazarlığı dediğimiz şey, aslında tam da burada başlıyor, vücudumuzun bize verdiği sinyalleri doğru okuyabilmek.' değerlendirmesini yaptı.

Ertan Cömert de halkın ve hekimlerin beklentisinin doğru tanı olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

'Sağlık teknolojileri alanında faaliyet gösteren bir şirket olarak sorumluluğumuz, daha fazla insanın doğru tanıya zamanında erişebilmesini sağlamak. Bunun için görüntüleme çözümlerimizi daha fazla sağlık kurumuna ulaştırırken, hekimlerin karar süreçlerini destekleyen güçlü tanı araçlarının yaygınlaşmasına katkı sağlıyoruz. Ancak teknolojiye erişim kadar, toplumun bu teknolojiler hakkında doğru bilgiye sahip olması da kritik. Sağlık okuryazarlığını güçlendirmek, doğru zamanda doğru sağlık hizmetine başvurmayı ve erken teşhisin önemini anlamayı destekliyor. Bizim için teknoloji, yalnızca gelişmiş cihazlar sunmak değil, doğru bilgi ve teknolojiyle doğru tanıya erişimi herkes için güçlendirmek anlamına geliyor.'

Gürdal Şahin de doğru tanıya giden yolun önemli bir parçasının güvenilir laboratuvar verilerine zamanında erişimden geçtiğini vurgulayarak, laboratuvar teknolojilerinin ve erken evrede hastalıkların tespitini mümkün kılan testlerin daha fazla sağlık kurumunda kullanılmasının, tanı süreçlerini güçlendirmede kritik rol oynadığını ifade etti.

Amaçlarının, gelişmiş ve yeni nesil laboratuvar çözümlerini yaygınlaştırarak hekimlerin karar süreçlerini güvenilir ve doğru verilerle desteklemek olduğunu aktaran Şahin, 'Laboratuvar okuryazarlığını artırmak, insanların tahlil sonuçlarını kendi başlarına yorumlaması değil, düzenli kontrollerin ve erken tanının değerini kavraması anlamına geliyor. Otomasyon ve yapay zeka gibi teknolojilerin yaygınlaşmasıyla hem sağlık profesyonellerinin karar süreçlerini güçlendirmeyi hem de toplumda şikayet ortaya çıkmasını beklemeden kontrol olma kültürünü desteklemeyi hedefliyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.

27 yıllık eşinden aldığı böbrekle sağlığına kavuştu
27 yıllık eşinden aldığı böbrekle sağlığına kavuştu
İçeriği Görüntüle

Prof. Dr. Fatih Aydın ise laboratuvar okuryazarlığının toplum sağlığı açısından stratejik önemine dikkat çekerek, 'Sağlık sistemlerinin önceliği yalnızca hastalıkları tedavi etmek değil, hastalıkları mümkün olan en erken aşamada fark ederek koruyucu ve önleyici sağlık yaklaşımını güçlendirmek. Seçili laboratuvar verileri henüz belirti vermeyen riskleri görünür kılarak, hekimlerin kararını destekliyor ve erken müdahale imkanı sağlıyor.' ifadelerini kullandı.

Kaynak: AA