Yoğurt, tek başına da besleyici bir seçenek olurken içerisine eklenen farklı besinlerle lif ve besin değerini artırmak mümkün. Bu noktada chia tohumu, içerdiği lif, bitkisel protein ve omega-3 yağ asitleriyle dikkat çekiyor.
Sıvıyla temas ettiğinde jel kıvamına gelen chia tohumu, sindirim sürecinin daha yavaş gerçekleşmesine yardımcı olabiliyor. Bu özelliği sayesinde daha uzun süre tokluk hissine katkı sağlayabilirken karbonhidratların emilim hızının yavaşlamasına da yardımcı olabiliyor.
Bağırsak Sağlığını Destekleyebiliyor
Chia tohumunun öne çıkan özelliklerinden biri yüksek lif içeriği. Lif, yeterli sıvıyla birlikte tüketildiğinde dışkı hacminin artmasına ve bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olabiliyor.
Canlı kültür içeren yoğurt çeşitleri de bağırsak mikrobiyotasını destekleyebilen besinler arasında bulunuyor. Bu nedenle yoğurt ve chia tohumu, günlük beslenmesinde yeterli miktarda lif tüketmeyen kişiler için pratik bir alternatif oluşturabiliyor.
Ancak lif tüketiminin bir anda artırılması gaz, şişkinlik ve karın rahatsızlığına neden olabilir. Bu nedenle chia tohumu tüketimine küçük miktarlarla başlanması ve gün içerisinde yeterli su alınması önem taşıyor.
Kan Şekerindeki Ani Yükselişleri Yavaşlatabilir
Chia tohumunda bulunan çözünür lif, sıvıyla temas ettiğinde jel benzeri bir yapı oluşturuyor. Bu yapı mide boşalmasını ve besinlerin sindirim sisteminden geçişini yavaşlatabildiği için yemek sonrasında kan şekerinin daha kontrollü yükselmesine katkı sağlayabiliyor.
Özellikle karbonhidrat içeren öğünlerde chia tohumu, tokluk süresinin uzamasına da yardımcı olabilir.
Ancak chia tohumunun kan şekerini tek başına düzenleyen veya diyabeti tedavi eden bir besin olmadığı unutulmamalı.
Diyabeti bulunan veya kan şekerini etkileyen ilaçlar kullanan kişilerin beslenme düzenlerinde yapacakları değişiklikleri doktorları ya da diyetisyenleriyle değerlendirmeleri gerekiyor.





