Osmaniye’nin sıcaklığından Torosların serinliğine uzanan yolculuğun önemli duraklarından biri olan Zorkun Yaylası, doğası, kültürü, gelenekleri ve güçlü insan ilişkileriyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.

Yıllardır Antalya’da yaşayan emekli İngilizce öğretmeni Fazlı Şanlıtürk de her yaz yüzlerce kilometre yol katederek Zorkun’a gelen isimlerden biri. Şanlıtürk, yaylanın kendisi için yalnızca serin bir tatil bölgesi değil; çocukluk hatıralarının, aile bağlarının ve dostlukların yaşadığı özel bir memleket olduğunu söyledi.

1952 Yılından Beri Zorkun’u Tanıyor

Ceyhan’ın Burhanlı köyünden olduğunu belirten Şanlıtürk, Zorkun Yaylası’yla tanışıklığının 1952 yılına kadar uzandığını anlattı.

Emekli olduktan sonra Antalya’da yaşamını sürdüren Şanlıtürk, yaz aylarında yaklaşık üç buçuk-dört ay boyunca Zorkun’da kaldığını belirterek şöyle konuştu:

“Zorkun Yaylası’nı 1952 yılından beri biliyorum. Şu anda emekli İngilizce öğretmeniyim ve Antalya’da yaşıyorum. Yazları yaklaşık üç buçuk-dört ay süreyle Zorkun Yaylası’na geliyoruz. Burası bizim doğup büyüdüğümüz, hatıralarımızın bulunduğu yer.”

Şanlıtürk “Antalya Güzel Ama Zorkun’un Bir Ruhu Var” (1)“700 Kilometre Yol Geliyoruz”

Şanlıtürk, ailesinden kalan yayla evinde geçmişin hatıralarını yaşatmaya çalıştıklarını ifade etti. Zorkun’a gelebilmek için yaklaşık 700 kilometre yolculuk yaptıklarını söyleyen Şanlıtürk, bu mesafenin kendileri için hiçbir zaman engel olmadığını dile getirdi.

Şanlıtürk, “Burada annemizden ve babamızdan kalan evimiz var. Onların hatıralarını yaşatmak için yaklaşık 700 kilometre yol katedip geliyoruz. Memleketimizin insanlarını özlüyoruz. Buraya geldiğimiz zaman eş, dost ve akrabalarımızla buluşma imkânı buluyoruz” dedi.

Gelenekler ve Akrabalık Bağları Yaşatılıyor

Zorkun Yaylası’nı farklı kılan en önemli özelliklerden birinin insanlar arasındaki güçlü bağlar olduğunu söyleyen Şanlıtürk, yayla kültürünün aileleri ve akrabaları bir araya getirdiğini belirtti.

Büyükşehirlerde giderek zayıflayan komşuluk, dostluk ve akrabalık ilişkilerinin Zorkun’da hâlâ canlı olduğunu vurgulayan Şanlıtürk, yaylaya geliş amaçlarını şu sözlerle anlattı:

“Burada akrabalarımızla, dostlarımızla ve memleketimizin insanlarıyla buluşuyoruz. Başka yerlerde kolay kolay bulamayacağınız samimi ilişkiler var. Yaylada her şey çok güzel.”

“Zorkun’un Ruhu Var”

Uzun yıllardır Antalya’da yaşayan Fazlı Şanlıtürk, Türkiye’nin önemli turizm merkezlerinden Antalya ile Zorkun Yaylası’nı da karşılaştırdı.

Antalya’nın doğal ve turistik güzelliklere sahip olduğunu ancak Zorkun’un insanı içine alan farklı bir manevi atmosfer taşıdığını belirten Şanlıtürk, dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:

“Zorkun’un ruhu var. Antalya’nın güzelliği var ama bana göre ruhu yok. Ben yaklaşık 30 yıldır Antalya’da yaşıyorum. Buna rağmen orada dost edinmek kolay değil. Burada ise dostlarım, akrabalarım ve beni tanıyan insanlar var.”

Bu sözler, Zorkun’un yalnızca doğasıyla değil, yıllardır koruduğu toplumsal bağlarıyla da ziyaretçilerinin gönlünde özel bir yer edindiğini ortaya koydu.

Osmaniye’nin Edebiyattaki Sesi: Bestami Yazgan
Osmaniye’nin Edebiyattaki Sesi: Bestami Yazgan
İçeriği Görüntüle

Zorkun’un Otantik Lezzetlerine Övgü

Şanlıtürk, yaylanın kültürel değerlerinin yanı sıra yöresel yemeklerine de dikkat çekti. Sıcak pidenin yanında hazırlanan geleneksel Zorkun tavasının başka bölgelerde aynı atmosfer içinde tadılamayacağını söyledi.

Yaylada kurulan sofraların yalnızca yemek yenen yerler olmadığını, aynı zamanda dostlukların ve aile bağlarının güçlendiği buluşma noktalarına dönüştüğünü ifade eden Şanlıtürk, “Burada sıcak pideyi alıp Zorkun tavasıyla birlikte doğanın içinde yemek bambaşka bir duygu. Bu lezzeti ve ortamı başka bir yerde bulamazsınız” diye konuştu.

“Türkiye’nin Her Yerini Gezdim, Böyle Bir Yayla Yok”

Türkiye’nin birçok bölgesini gezdiğini ifade eden Şanlıtürk, Zorkun Yaylası’nın ormanları, serin havası, gelenekleri ve insan ilişkileriyle kendine özgü olduğunu dile getirdi.

Çevresindeki ormanlık alanları işaret eden Şanlıtürk, Zorkun’un doğal güzelliklerinin korunması gerektiğini vurgulayarak şunları söyledi:

“Türkiye’nin birçok yerini gezdim ancak böyle bir yayla yok. Şu ormanlara, doğaya ve manzaraya bakın. Buralara kıymet biçilemez. Allah kaza ve bela vermesin. Bu güzellikleri korumamız gerekiyor.”

Belediye Hizmetlerine Teşekkür

Zorkun Yaylası’nda son dönemde gerçekleştirilen belediye çalışmalarını da değerlendiren Şanlıtürk, yapılan hizmetlerin kayda değer olduğunu söyledi.

Şanlıtürk, “Yeni Belediye Başkanımızın yaptığı hizmetler gerçekten kayda değer. Yaylada gerçekleştirilen çalışmaları görüyoruz. Emeği geçenlerden Allah razı olsun” ifadelerini kullandı.

Şanlıtürk “Antalya Güzel Ama Zorkun’un Bir Ruhu Var” (2)Zorkun, Hatıraların ve Dostlukların Yaylası

Fazlı Şanlıtürk’ün anlattıkları, Zorkun Yaylası’nın neden kuşaklar boyunca vazgeçilmez bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha gösterdi. Yaz aylarında farklı şehirlerden gelen binlerce kişinin buluştuğu yayla; serin havası, çam ormanları ve yöresel yemeklerinin yanı sıra geçmişten bugüne taşınan hatıralarıyla da önemini koruyor.

Yaklaşık 700 kilometre uzaklıktaki Antalya’dan her yaz Zorkun’a dönen Şanlıtürk için bu yolculuk, yalnızca bir tatil yolculuğu değil; ailesine, geçmişine, dostlarına ve memleket kültürüne kavuşmanın yolu anlamına geliyor.

Muhabir: Resul Özdil