Saç dökülmesi, hem kadınlarda hem de erkeklerde sık karşılaşılan ve estetik görünümün yanı sıra kişinin özgüvenini de etkileyebilen bir sorun. Dökülmenin nedenine göre farklı tedavi seçenekleri değerlendirilirken, saç mezoterapisi de destekleyici uygulamalardan biri olarak öne çıkıyor.
SAÇ MEZOTERAPİSİ NEDİR?
Saç mezoterapisi, saçlı deriye ince uçlu iğneler aracılığıyla küçük dozlarda çeşitli maddelerin uygulanması esasına dayanıyor. Tedavide biotin ve B grubu vitaminleri, mineraller, aminoasitler ve bazı durumlarda doktorun uygun görmesi halinde minoksidil gibi içerikler kullanılabiliyor.
Uygulamanın amacı saç köklerini desteklemek, saçlı derinin beslenmesine katkı sağlamak, saç tellerinin kalitesini artırmak ve bazı saç dökülmesi türlerinde dökülmenin azalmasına yardımcı olmak.
Tedavi planı, saç dökülmesinin nedenine ve şiddetine göre kişiye özel olarak belirleniyor. Genellikle birkaç seanstan oluşan uygulamalarda seanslar arasında 2-4 haftalık aralıklar bulunabiliyor.
SAÇ MEZOTERAPİSİ KALICI MI?
Saç mezoterapisi kalıcı bir tedavi olarak değerlendirilmemeli. Uygulamanın etkisi, saç dökülmesine neden olan temel soruna ve kişinin tedaviye verdiği yanıta göre değişiyor.
Özellikle genetik ve hormonal nedenlere bağlı erkek veya kadın tipi saç dökülmesinde mezoterapi, hastalığın temel nedenini ortadan kaldırmıyor. Mevcut saç köklerini destekleyerek dökülmenin yavaşlamasına ve saçların görünümünün iyileşmesine katkı sağlayabiliyor.
Tedaviden elde edilen etkinin korunması için doktorun önerisine göre belirli aralıklarla bakım seanslarının yapılması gerekebiliyor. Uygulama tamamen bırakıldığında, altta yatan nedene bağlı olarak saç dökülmesi yeniden artabiliyor.
SAÇ MEZOTERAPİSİNİN ETKİSİNİ NELER BELİRLİYOR?
Tedavinin sonucu kişiden kişiye değişebiliyor. Dökülmenin nedeni bu noktada en önemli faktörlerden biri. Beslenme eksiklikleri, stres veya geçici hormonal değişiklikler gibi nedenlere bağlı saç dökülmelerinde altta yatan sorunun düzelmesiyle saç kaybı da azalabilir.
Bunun yanı sıra seansların düzenli yapılması, bakım uygulamaları, kişinin genel sağlık durumu, hormonal dengesi ve saç köklerinin mevcut durumu tedaviye verilen yanıtı etkileyebilir.
Mezoterapinin başka saç tedavileriyle birlikte uygulanıp uygulanmayacağı ise uzman değerlendirmesine göre belirleniyor.
SAÇ MEZOTERAPİSİ HAKKINDA DOĞRU BİLİNEN YANLIŞLAR
“Tek seans yeterli olur.”
Saç mezoterapisinde tek uygulamayla kalıcı sonuç beklemek doğru değil. Tedavi genellikle birden fazla seanstan oluşuyor ve sonuçlar zaman içerisinde ortaya çıkıyor.
“Saç ekimiyle aynı sonucu verir.”
Mezoterapi ve saç ekimi aynı yöntem değil. Saç ekiminde saç kökleri cerrahi yöntemle başka bölgeye nakledilirken mezoterapide mevcut saç kökleri desteklenmeye çalışılıyor. Mezoterapi, saçsız bölgelere yeni saç kökü oluşturmaz.
“Her saç dökülmesinde aynı etkiyi gösterir.”
Saç dökülmesinin birçok farklı nedeni bulunuyor. Genetik dökülme, geçici saç kaybı veya bazı otoimmün hastalıklarda tedaviye verilen yanıt farklı olabilir. Bu nedenle öncelikle dökülmenin nedeninin belirlenmesi gerekiyor.
“Evde yapılan uygulamalar da aynı sonucu verir.”
Saçlı deriye enjeksiyon yapılan işlemlerin steril koşullarda ve sağlık uzmanı gözetiminde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Uygunsuz koşullarda yapılan işlemler enfeksiyon ve alerjik reaksiyon gibi riskler oluşturabilir.
“İlk uygulamadan hemen sonra saç dökülmesi durur.”
Saç büyüme döngüsü nedeniyle tedavilerin etkisi genellikle anında ortaya çıkmaz. Sonuçların görülmesi zaman alabilir ve kişiden kişiye değişebilir.
SAÇ MEZOTERAPİSİNDEN ÖNCE DOKTORA BAŞVURUN
Saç dökülmesi yaşayan kişilerin doğrudan mezoterapiye başlamadan önce dermatoloji uzmanı tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor. Dökülmenin altında farklı bir sağlık sorunu bulunabileceğinden öncelikle nedenin belirlenmesi gerekiyor.
Özellikle ani ve yoğun saç kaybı, saçlı deride kızarıklık, kaşıntı, pullanma veya yara, belirli bölgelerde yuvarlak kellik alanları ya da saç dökülmesine başka fiziksel belirtilerin eşlik etmesi halinde uzman görüşü alınmalı.
Mezoterapi sonrasında uygulama bölgesinde şiddetli ağrı, kalıcı kızarıklık, belirgin şişlik veya iltihap görülmesi durumunda da sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor. Yüzde şişme, nefes darlığı veya yaygın alerjik reaksiyon gibi belirtiler ortaya çıkarsa acil değerlendirme gerekebilir.









