Osmaniye Valiliği önünde açıklama yapan Eğitim Sen Osmaniye Temsilciliği, okullarda artan şiddet vakalarına dikkat çekerek “güvenli çalışma ve öğrenme ortamı” talebini yineledi. Basın açıklamasını Eğitim Sen Osmaniye İl Başkanı Fahri Göl okudu.
Açıklamada, bir yandan Devrim Yasaları’nın ilan edilişinin 102. yılı anılırken, diğer yandan İstanbul’da yaşanan bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden öğretmen için de “acının üzerinin örtülmemesi” çağrısı yapıldı.

Çekmeköy’de bıçaklı saldırı: 1 öğretmen hayatını kaybetti
Eğitim Sen’in paylaştığı bilgilere göre, 2 Mart Pazartesi günü İstanbul Çekmeköy Meslek Lisesi’nde gerçekleşen bıçaklı saldırıda iki öğretmen ve bir öğrenci yaralandı. Yaralılardan öğretmen Fatmanur Çelik, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi.
“Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil; yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık.”
Açıklamada, hayatını kaybeden öğretmenin ailesine, yakınlarına, öğrencilerine ve tüm eğitim emekçilerine başsağlığı; yaralılara ise acil şifa dilekleri iletildi.

“Bu saldırı münferit değil”
Eğitim Sen Osmaniye Temsilciliği, okullardaki şiddetin uzun süredir büyüyen bir tehdit oluşturduğunu belirterek, kalıcı ve önleyici politikaların hayata geçirilmemesini eleştirdi. Açıklamada, güvenlik mekanizmalarının yetersizliği vurgulanırken, okula kesici aletle girilebilmesinin ciddi bir zafiyet olduğuna dikkat çekildi.
“Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır.”
“Kutuplaştırıcı dil ve itibarsızlaştırma şiddeti besliyor”
Basın açıklamasında, şiddetin yalnızca bireysel öfke ile açıklanamayacağı; medyada, siyasette ve bürokraside sertleşen dilin ve eğitim emekçilerini hedef alan söylemlerin bu iklimi büyüttüğü ifade edildi. Öğretmenliğin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, öğretmenlerin kamuoyu önünde haksız şekilde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesinin “hedef haline getirdiği” belirtildi.

Yoksulluk ve “geleceksizlik” vurgusu
Açıklamada, derinleşen yoksulluk, ekonomik krizle mücadele eden aileler, temel ihtiyaçlara erişimde yaşanan zorluklar ve sosyal destek mekanizmalarındaki eksikliğin çocuklar ve gençler üzerinde psikolojik baskı oluşturduğu dile getirildi. Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin yetersizliğinin tabloyu ağırlaştırdığı kaydedildi.
Talepler: Bütünlüklü politika, uzman personel, eylem planı
Eğitim Sen, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere çağrıda bulunarak şu başlıkları öne çıkardı:
-
Okul güvenliği için bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı politika derhal hayata geçirilmeli
-
Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli
-
Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli
-
Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalı
-
Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı eylem planı hazırlanmalı
-
Saldırıların tüm yönleriyle aydınlatılması için ihmal/ihbar iddiaları araştırılmalı, sorumlular hesap vermeli
“Güvenli bir çalışma ortamı talep ediyoruz. Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel hakkımızdır.”
Açıklama, “Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz” vurgusuyla son bulurken, alanda “Susma haykır, şiddete hayır” ve “Kurtuluş yok tek başına; ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.




