Dünya genelinde doğum oranları hızlı bir düşüş trendine girerken, küresel nüfus artışı birçok ülkede yavaşlama hatta gerileme sinyalleri veriyor. Uzmanlara göre bu durum yalnızca demografik bir değişim değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal dengeleri derinden etkileyen küresel bir kriz niteliği taşıyor.

Genç nüfusun azalması üretim ve iş gücünü zayıflatırken, yaşlı nüfusun artışı sosyal güvenlik ve sağlık harcamalarını büyütüyor. Bu tablo, hemen her ülke için uzun vadeli sürdürülebilirlik sorunlarını beraberinde getiriyor.


Doğurganlık Neden Düşüyor?

Doğurganlık hızındaki gerilemenin arkasında birden fazla faktör yer alıyor.
Öne çıkan nedenler arasında:

  • Evlilik yaşının yükselmesi

  • Çocuk sahibi olma isteğinin azalması

  • Ekonomik belirsizlikler

  • Kariyer ve yaşam tarzı tercihleri

  • Çocuk yetiştirme maliyetlerinin artması

yer alıyor. Bu eğilim, yalnızca bireysel tercihlerle sınırlı kalmayıp, toplumsal yapıların dönüşümüyle de doğrudan bağlantılı görülüyor.


Küresel Nüfus Verileri Ne Diyor?

2025 yılı verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 132 milyon doğum, 63 milyon ölüm gerçekleşti. Bir önceki yıla kıyasla dünya nüfusu 69 milyon artarak 8,2 milyara ulaştı. Ancak bu artış, büyük ölçüde Asya ve Afrika kaynaklı.

Gelişmiş ülkelerin neredeyse tamamı, nüfusun kendini yenileyebilmesi için gereken kadın başına 2,1 doğum seviyesinin altında kalmış durumda.


Sadece 12 Ülkede Artış Var

2019–2024 yılları arasında yapılan karşılaştırmalara göre:

  • Sadece 12 ülkede doğurganlık oranı arttı

  • 185 ülkede oranlar düştü ya da sabit kaldı

Bu durum, küresel ölçekte doğurganlık düşüşünün ne kadar yaygınlaştığını gözler önüne seriyor.

Gelişmiş Ekonomiler Rekor Yük Altında!
Gelişmiş Ekonomiler Rekor Yük Altında!
İçeriği Görüntüle

Avrupa ve Doğu Asya Hızla Yaşlanıyor

Avrupa ve Doğu Asya’da yaşlanan nüfus dikkat çekiyor.
Almanya, Birleşik Krallık, Fransa ve İtalya’da yıllık doğum sayısı 750 binin altında. Japonya’da da doğum sayısı 2025’te bu seviyeyi aşamadı.

Bu ülkelerde düşük doğurganlık, uzun vadede iş gücü açığı ve ekonomik daralma riskini artırıyor.


Güney Kore ve Şili Kritik Eşik Altında

  • Güney Kore:
    1950’de kadın başına 6,1 olan doğurganlık oranı bugün 0,7’ye geriledi. Yüksek yaşam maliyetleri, iş-yaşam dengesi sorunları ve katı çalışma kültürü temel nedenler arasında.

  • Şili:
    OECD ülkeleri arasında 1,1 doğum oranıyla en düşük ikinci ülke konumunda. 1950’de bu oran 4,8’di.


Afrika Yükseliyor, Avrupa Geriliyor

Afrika, doğum oranlarının en hızlı arttığı bölge olarak öne çıkıyor.
Nijerya, 2025’te 7,6 milyon doğumla, Avrupa’nın tamamında gerçekleşen doğum sayısını geride bıraktı.

Bu durum, küresel nüfus ağırlık merkezinin giderek Afrika’ya kaydığını gösteriyor.


OECD Ülkelerinde Tehlike Büyüyor

OECD’ye üye 38 ülkenin 37’sinde doğurganlık oranı yenilenme seviyesinin altında.
En düşük oranlar Güney Kore ve Şili’de görülürken, en yüksek oranlar:

  • İsrail: 2,8

  • Meksika: 1,9

olarak kayıtlara geçti.


Doğumların Merkezi Asya

2025’te dünya genelindeki doğumların büyük bölümü Asya’da gerçekleşti:

  • Hindistan: 23 milyon doğum

  • Çin: 8,7 milyon

  • Pakistan, Bangladeş, Endonezya: Üst sıralarda

Hindistan tek başına küresel doğumların yaklaşık altıda birini oluşturdu.


Günün Özeti

  • Doğurganlık oranları dünya genelinde hızla düşüyor

  • Sadece 12 ülkede artış yaşandı

  • Avrupa ve Doğu Asya hızla yaşlanıyor

  • Afrika ve Asya küresel doğumların merkezi haline geldi

  • OECD ülkelerinde nüfus yenilenme eşiği aşılamıyor

Muhabir: Öznur Atayeter