ANTALYA (AA) - AYŞE YILDIZ - Antalya'da, önce bir böbreğini kaybeden ardından akciğer kanserine yakalanan 65 yaşındaki Ayten Özer, 14 yıldır yatağa bağımlı oğlunu şefkatiyle yaşama bağlıyor.

Üç çocuk annesi Özer, 39 yıl önce prematüre dünyaya gelen ve ikizi vefat eden oğlu Kenan'ın hayata tutunması için mücadele ediyor.

Astım, bronşit ve alerjik hastalığı olan anne Özer, 2012'de kist ameliyatı oldu. Bir sene sonra sol böbreği ameliyatla alınan Özer, 2015'e akciğer kanserine yakalandı.

Kendisine teşhis konulduğu gün kardeşinin eşini bağırsak kanserinden kaybeden Özer; kemoterapi, akıllı terapi ve bazı tedavilerle kanseri yenmeyi başardı. Hem yatağa bağımlı oğluna hem de felç geçiren annesine özenle bakan Özer, 9 yıllık mücadelenin sonunda annesini kaybetti.

Evinin işlerinin yanı sıra tarlasında çalışan, küçükbaş hayvanların bakımına katkı sağlayan Özer, 'ölürsem ona kim bakar' dediği oğlunun tüm bakımlarını kendisi yapıyor.

Vücudunda yaralar çıkmaması için eşinin desteğiyle oğlunu günde 3-4 kez çeviren Özer, yemeğini yedirip, suyunu, ilaçlarını düzenli içirip, öpüp koklayarak baktığı evladına moral veriyor.

Ömrünü mücadeleyle geçiren Özer, AA muhabirine, evlendiğinde gelinlik işleyerek, taç yaparak ev ekonomisine katkı sunmaya çalıştığını söyledi.

Üç çocuğunun da prematüre dünyaya geldiğini belirten Özer, 'Oğlum doğduktan sonra hayatımız çok daha zor olmaya başladı. Kenan, 7 aylık prematüre doğdu, 45 gün küvözde kaldı. 7 aylıkken düştü, daha kötü şeyler yaşamaya başladık. Ameliyat edildi, kafatası ile beyin zarı arasındaki pıhtı iltihaba dönüşmüş. Ondan sonra hayatımız hep hastanelerde geçti.' dedi.

Özer, oğlu Kenan'ın 7 yaşına kadar çok sayıda ameliyat geçirdiğini, ilkokula başladığında da beyincikte oluşan ödem sonucu komaya girdiğini dile getirdi.

- 'Profesör, 'Oğlun en fazla 12 yaşına kadar yaşar' demişti'

Oğlunun tekrar ameliyat edildiğini ve bir süre tekerlekli sandalyeyle yaşamını sürdüğünü anlatan Özer, şunları kaydetti:

Antalya'da park halindeki yanan otomobil kullanılamaz hale geldi
Antalya'da park halindeki yanan otomobil kullanılamaz hale geldi
İçeriği Görüntüle

'Yaklaşık 5 yıl paytak paytak da olsa yürüdü. 2012'den sonra tamamen yatalak kaldı. Bakımı bebekten çok daha özen istiyor. Bebeğin suyunu, mamasını verirsin, altını değiştirirsin, uyutursun. Kenan'ın bakımı çok zor. Artık sinirli, anksiyetesi de var. Gündüz sol, gece sağ tarafında yatırıyoruz. Oğlum kafasını bile kendi kıpırdatamıyor. Bir insanın yapabileceği bütün vazifeleri Kenan'a ben yapıyorum. Yüzünün terini siliyorum, dişlerini fırçalıyorum, tuvaletini yaptırıyorum.'

Kendisine akciğer kanseri teşhisi konduğunda en çok oğlu nedeniyle endişe yaşadığını dile getiren Özer, 'Allah'ım oğlumu benden sonraya bırakma. Ya bana şifa ver, evladıma faydalı olayım ya da onu benimle beraber al.' diye çok dua ettiğini söyledi.

Annesinin 9 yıl yatağa bağımlı olduktan sonra vefat ettiğini belirten Özer, 'Bir odada annem, bir odada Kenan yatıyordu. Rabb'ime şükürler olsun, öyle baktık işte. Anne demek fedakarlık demek. Gerçek annelik yürek ister. Profesör, 'Oğlun en fazla 12 yaşına kadar yaşar' demişti, şimdi 39 yaşında.' dedi.

Yemesinden içmesine her şeyiyle ilgilendiği evladına gözü gibi baktığını anlatan Özer, bir annenin evladı için yapabileceği tüm fedakarlıkları ortaya koymaya çalıştığını dile getirdi.

Kaynak: AA