Erzin'in ekonomik geleceği, narenciye üreticisinin yaşadığı sorunlar ve deprem sonrası ticari hayatın geldiği nokta... Serbest Muhasebeci Mali Müşavir (SMMM) Oktay Vaysal Özsoy, Ali Demiral'ın sorularını yanıtlayarak Erzin'in ekonomik fotoğrafını tüm yönleriyle değerlendirdi. Çiftçinin maliyet baskısı altında üretim yapmaya çalıştığını belirten Özsoy, narenciyenin sadece üreticiyi değil, ilçe ekonomisinin tamamını ayakta tuttuğunu vurgulayarak entegre tesis yatırımları çağrısında bulundu.
"Erzin'in Ekonomik Lokomotifi Narenciye"
Röportajın başında kendisini tanıtan Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Oktay Vaysal Özsoy, 2015 yılından bu yana Erzin'de mali müşavirlik hizmeti verdiğini, aynı zamanda Erzin Belediyesi ile Hatay Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi olarak görev yaptığını ifade etti.
Erzin'in ekonomik yapısının büyük ölçüde narenciye üretimine dayandığını belirten Özsoy, ilçede yetiştirilen satsuma mandalinası, Washington portakalı ve diğer narenciye ürünlerinin yıllardır Türkiye ekonomisine önemli katkılar sunduğunu söyledi.
Özsoy, Erzin'in kaliteli narenciye üretiminde Türkiye'nin önde gelen merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekerek, ilçede üretilen ürünlerin uzun yıllar boyunca Rusya, Irak ve Avrupa ülkelerine ihraç edildiğini ifade etti. Özellikle Avrupa pazarında faaliyet gösteren ihracatçı firmaların Erzin ekonomisine önemli katkılar sağladığını belirten Özsoy, geçmiş yıllarda üreticinin emeğinin karşılığını alabildiğini dile getirdi.
Deprem Sonrası Tarım da Ağır Darbe Aldı
6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yalnızca binaları değil, bölge ekonomisini de derinden etkilediğini söyleyen Özsoy, Erzin'de fiziksel yıkımın diğer ilçelere göre daha az yaşanmasına rağmen ekonomik etkilerin çok ağır hissedildiğini belirtti.
Deprem sonrasında yaşanan belirsizlik, ihracatta yaşanan daralma, iklim değişikliği nedeniyle görülen aşırı sıcaklıklar ve yangınların üretimi olumsuz etkilediğini ifade eden Özsoy, son üç yılda narenciye sektörünün ciddi kayıplarla karşı karşıya kaldığını söyledi.
Bir dönem kaliteli ürün elde edilmesine rağmen ihracat kanallarının yeterince çalışmaması nedeniyle ürünlerin iç piyasada değer bulamadığını dile getiren Özsoy, bunun üreticiyi mali açıdan çıkmaza sürüklediğini kaydetti.
"Girdi Maliyetleri Katlandı, Ürün Aynı Fiyata Satıldı"
Narenciye üreticisinin en büyük sorununun artan maliyetler olduğunu vurgulayan Özsoy, gübre, zirai ilaç, mazot, işçilik ve sulama giderlerinin son yıllarda ciddi oranda yükseldiğini ifade etti.
Buna karşın narenciye fiyatlarının aynı oranda artmadığını belirten Özsoy, bazı üreticilerin ürünlerini yalnızca bahçede kalmaması için maliyetinin çok altında satmak zorunda kaldığını söyledi.
"Bir önceki sezon narenciye kilogram başına 1 liraya kadar satıldı. Oysa üretim maliyetleri bunun birkaç kat üzerindeydi. Çiftçi zarar edeceğini bile bile ürününü toplattı. Çünkü toplatmazsa gelecek yıl ağaç zarar görecekti." değerlendirmesinde bulundu.
Çiftçi Krediyle Üretmeye Devam Ediyor
Ekonomik sıkıntılara rağmen üreticinin bahçesini terk etmediğini ifade eden Özsoy, birçok çiftçinin banka kredileri kullanarak üretimini sürdürmeye çalıştığını söyledi.
Zirai ilaç bayilerine ve tarımsal girdi sağlayan işletmelere borçlanan üreticilerin, yeni sezonun daha iyi geçeceği umuduyla üretime devam ettiğini belirten Özsoy, ancak piyasa fiyatlarının halen beklentilerin altında seyrettiğini ifade etti.
Yeni hasat dönemine umutla girildiğini söyleyen Özsoy, üreticilerin tek beklentisinin ürünlerini maliyetlerinin üzerinde satabilecekleri bir piyasa oluşması olduğunu dile getirdi.
Mücbir Sebep Kararı Esnafı Rahatlattı
Deprem sonrasında ilan edilen mücbir sebep uygulamasının bölge ekonomisi açısından önemli bir destek olduğunu belirten Özsoy, vergi yükümlülüklerinin ertelenmesi ve SGK primlerinin ötelenmesinin işletmelere nefes aldırdığını söyledi.
Devletin sağladığı bu kolaylıkların özellikle küçük esnafın ayakta kalmasına katkı sunduğunu belirten Özsoy, ancak ekonomik toparlanmanın üretimin yeniden güçlenmesiyle mümkün olacağını ifade etti.
"Çiftçi Kazanamazsa Erzin Ekonomisi Durur"
Erzin ekonomisinin tamamen birbirine bağlı sektörlerden oluştuğunu vurgulayan Özsoy, çiftçinin gelir elde edememesinin yalnızca tarımı değil ilçedeki tüm ticari hayatı etkilediğini söyledi.
Narenciyeden para kazanamayan üreticinin zirai ilaç bayisine, gübre satıcısına, esnafa ve diğer işletmelere ödeme yapamadığını belirten Özsoy, bunun zamanla tüm ekonomik zinciri olumsuz etkilediğini ifade etti.
Kendisinin de mali müşavir olarak bu sürecin etkilerini yakından gördüğünü belirten Özsoy, işletmelerin kapanmasının yalnızca işverenleri değil, çalışanları ve ilçe ekonomisini de doğrudan etkilediğini söyledi.
Çözüm Entegre Tesislerde
Narenciye sektörünün geleceği için en önemli çözümün sanayi yatırımları olduğunu ifade eden Özsoy, Erzin'de meyve suyu, konsantre, marmelat, kurutulmuş meyve ve benzeri katma değerli üretim tesislerinin kurulması gerektiğini söyledi.
Bugün ürünün büyük bölümünün yaş meyve olarak satılmaya çalışıldığını belirten Özsoy, ihracatta yaşanacak en küçük sıkıntının fiyatların çökmesine neden olduğunu dile getirdi.
Yerel yönetimlerin ve kooperatiflerin bu konuda öncü olması gerektiğini ifade eden Özsoy, kurulacak entegre tesislerin hem üreticiye hem de ilçe ekonomisine uzun vadeli katkı sağlayacağını vurguladı.
Narenciye Bahçeleri Umutla Ayakta Kalmalı
Röportajda son yıllarda zarar eden bazı üreticilerin narenciye ağaçlarını keserek farklı ürünlere yöneldiği de gündeme geldi.
Özsoy, yılların emeğiyle yetiştirilen ağaçların kesilmesinin üreticiler açısından kolay alınan bir karar olmadığını belirterek bunun ekonomik zorunluluktan kaynaklandığını ifade etti.
Narenciyenin Erzin'in kimliği olduğunu söyleyen Özsoy, üreticinin yeniden umutla üretime devam edebilmesi için sürdürülebilir tarım politikalarının hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Yörük Türkmen Şöleni Bu Yıl da Düzenlenecek
Röportajın sonunda kültürel etkinliklere de değinen Oktay Vaysal Özsoy, geçen yıl büyük ilgi gören Erzin Yörük, Türkmen ve Avşar Türk Halkları Şöleni'nin bu yıl da gerçekleştirileceğini açıkladı.
Festival hazırlıklarının sürdüğünü belirten Özsoy, organizasyonun zamanı ve sanatçı kadrosuna ilişkin çalışmaların devam ettiğini ifade ederek, Erzin'in kültürel değerlerini yaşatmaya yönelik etkinliklerin süreceğini söyledi.





