İSTANBUL (AA) - HALİL İBRAHİM MEDET - Otizmli bireyler 18 yaşına kadar okul ve rehabilitasyon merkezlerinde eğitim alabilirken, sonrasında gündüz bakım hizmeti olmaması nedeniyle ebeveynler eve kapanmak zorunda kalıyor ve psikolojik sorunlar yaşıyor.

Genellikle yaşamın ilk üç yılında fark edilen, sosyal etkileşim, iletişim zorlukları ve tekrarlayan davranış kalıplarıyla karakterize nörogelişimsel bir bozukluk olan otizm, yaşam boyu devam eden bir özellik arz ediyor.

Otizm spektrumunda yer alan çocuk oranının son yirmi yılda hızla yükselerek, Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC - Centers for Disease Control and Prevention) verilerine göre yaklaşık her 36 çocukta 1'e ulaştığı bildiriliyor.

Uzmanlar, bu artışın çevresel faktörlerden kaynaklanabileceği gibi tanı kriterlerinin genişlemesi, erken teşhis yöntemlerinin gelişmesi ve toplumsal farkındalığın artmasından kaynaklandığını belirtiyor.

Türkiye'de de 2 milyondan fazla bireyi etkilediği tahmin edilen otizm, erkek çocuklarda kızlara kıyasla 4 kat daha sık görülüyor.

Otizm ve Engelli Dernekleri Federasyonu (OTEF) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ali Büyükkara, AA muhabirine, özellikle yerel yönetimlerin 18 yaş üzeri otizmli bireyler için gündüz bakım hizmeti taleplerini görmezden gelmesinin yol açtığı sorunları değerlendirdi.

Büyükkara, 33 yaşında otizmli bir çocuğu olduğunu, oğlu ve diğer otizmli bireylerin iyi şartlarda eğitilmesi ve yaşam sürmesi için çabaladığını, bu kapsamda OTEF'te görev aldığını söyledi.

Otizmli bir çocuğun okul çağında Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde eğitimine devam edebildiğini, hafif düzeyde otizmi olan bireylerin kaynaştırma eğitimi kapsamında normal okullara gidebildiğini kaydeden Büyükkara, okul dönemi ve 18 yaş sonrasında otizmli bireylerin bağımsız vakit geçirebileceği alanların çok sınırlı olması nedeniyle ailelerin çeşitli zorluklar yaşadığını anlattı.

- 'Kendi çocuğunun düğününde bir iki saat görünüp evlerine dönmek zorunda kalıyorlar'

Büyükkara, 18 yaşından büyük otizmli bireylerin aileleri için, gezmeye gitmenin, misafir kabul etmenin veya dışarıda yemek yemenin neredeyse tamamen sona erdiğini belirterek, 'Cenaze, düğün veya hac kurası çıkması gibi zaruri durumlar oluyor. Annesinin ya da babasının cenazesine katılamayan veya diğer çocuklarının düğününde sadece bir iki saat görünüp evine dönmek zorunda kalan aileler biliyorum. Çünkü çocuğu oraya getiremez, onun yanından da ayrılamaz.' dedi.

Yetişkin grubundaki otizmli bireyler için hayata devam edebilecekleri üç seçenek bulunduğunu belirten Büyükkara, korumalı iş yerleri, halk eğitim merkezlerinde uygun faaliyetler ve umut evleri projelerinde bakıcı desteğiyle yaşamlarını sürdürebilme imkanlarının Türkiye'de oldukça sınırlı olduğuna dikkati çekti.

Büyükkara, otizmli bireylerin gerekli imkanlar sağlanmadığı için hayatlarını sürekli ailelerinin yanında sürdürmek durumunda kaldığını belirterek, bu durumun ailelerde boşanmayla sonuçlanabilen sorunlara yol açtığını anlattı.

- Otizm tanısı alan çocuk sayısındaki artış dikkati çekiyor

Otizmli bireylerin hayatlarına bağımsız şekilde devam edebilmesini sağlayacak üç seçeneğin de kısıtlı olması nedeniyle, asli çözüm olmasa da gündüz bakım seçeneğinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Büyükkara, gündüz bakım hizmeti sağlamanın hem Avrupa'da hem de Türkiye'de belediyelerin sorumluluğunda olduğunu ancak Türkiye'de bu hizmeti sunan belediye sayısının bir elin parmaklarını geçmediğini söyledi.

Büyükkara, otizmli doğum oranının çığ gibi arttığını ve adeta bir ulusal felakete dönüştüğünü belirterek, buna rağmen yerel yönetimlerin otizmli bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştırmak için gerekli sorumlulukları yerine getirmediğini ifade etti.

OTEF olarak İstanbul'un Anadolu yakasında tüm belediyelere ve Avrupa yakasındaki birçok belediyeye giderek taleplerini ilettiklerini anlatan Büyükkara, belediyelerin bu konudaki sorumluluklarından kaçındığını ve bunun ciddi mağduriyetlere yol açtığını söyledi.

Hatay'da tırda 30 bin paket kaçak sigara ele geçirildi
Hatay'da tırda 30 bin paket kaçak sigara ele geçirildi
İçeriği Görüntüle

Büyükkara, belediyelerin sahip olduğu büyük bütçelerle köpekler için devasa bakım tesisleri kurmalarına karşın otizmli bireylerin ailelerinden gelen talepleri görmezden gelmesinin kendilerini üzdüğünü belirterek şunları kaydetti:

'Otizmli bireylere özel, bağımsız uygun bir mekanın ayrılması ve başlarında da bu alanda uzmanlaşmış personelin bulunması gerekiyor. Bu yüzden birçok belediyede mevcut 'engelsiz yaşam merkezleri' maalesef derde deva olmuyor. Elbette hayvanlar için de tesisler yapılsın. Ancak bunlar yapılırken cevapsız kalan taleplerimiz aklımıza geliyor ve üzülüyoruz. Burada doğrudan insanımızla, vatandaşımızla ilgili çok daha önemli ve büyük bir ihtiyaç var. Durumun vahametini anlamaları için o belediye başkanlarını getirip bu ailelerin yanında birkaç saat geçirmelerini sağlamak lazım.'

Kaynak: AA