Birleşmiş Milletler’in El Niño iklim olayının güçlenebileceğine ilişkin değerlendirmeleri, küresel ölçekte iklim risklerini yeniden gündeme taşıdı. Meteorologlar ve iklim analistleri, güçlü bir El Niño’nun dünyanın farklı bölgelerinde aşırı hava olaylarının daha şiddetli yaşanmasına yol açabileceği konusunda uyarılarda bulunuyor.

Türkiye Gazetesi’nin Guardian’dan aktardığı habere göre, yaklaşan El Niño olayının son bin yılda görülen en güçlü örneklerden biri olabileceği öne sürülüyor. Bu değerlendirmeler henüz gelecekteki gelişmelere ilişkin öngörüler kapsamında bulunurken, olası etkilerin farklı bölgelerde birbirinden oldukça farklı şekilde ortaya çıkabileceğine dikkat çekiliyor.

İngiltere’de Vatandaşlara Erzak Ve Su Uyarısı

El Niño’ya ilişkin uyarılar İngiltere’de de olası acil durumlara karşı hazırlık tartışmasını beraberinde getirdi. İngiliz hükümetinin, aşırı hava koşulları sırasında acil servislerin bazı bölgelere ulaşmasının zaman alabileceği gerekçesiyle vatandaşların temel ihtiyaçlarını önceden hazırlamasını teşvik eden yeni bir kampanya üzerinde çalıştığı aktarıldı.

Çevre Bakanı Angela Eagle’ın da şiddetli hava koşullarında yaşanabilecek ulaşım ve hizmet aksaklıklarına dikkat çekerek hanelerde temel ihtiyaç malzemelerinin bulundurulmasının önemini vurguladığı belirtildi.

Bu kapsamda vatandaşların birkaç gün boyunca ihtiyaç duyabileceği miktarda gıda ve suyu evlerinde bulundurmaları isteniyor. Uyarının temel amacı, olası elektrik ve su kesintileri ya da ulaşım sorunları sırasında hanelerin kısa süreli ihtiyaçlarını karşılayabilmesi olarak öne çıkıyor.

El Niño Nedir, Nasıl Ortaya Çıkar?

El Niño, Pasifik Okyanusu’nun tropikal bölümünde deniz yüzeyi sıcaklıkları ve atmosferik dolaşımda meydana gelen değişimlerle bağlantılı doğal bir iklim olayıdır. Okyanus ve atmosfer arasındaki bu değişimler, yalnızca Pasifik çevresini değil, dünyanın farklı bölgelerindeki yağış ve sıcaklık düzenlerini de etkileyebilir.

Haberde yer alan verilere göre El Niño’nun merkezindeki okyanus sıcaklığının 30 yıllık ortalamanın yaklaşık 2,6 derece üzerine çıktığı ve sıcaklık farkının kasım ayında daha da yükselmesinin beklendiği ifade ediliyor.

El Niño’nun gücü ve etkileri, oluştuğu dönem ile bölgesel koşullara göre değişiklik gösterebildiği için olası sonuçların bütün dünyada aynı şekilde ortaya çıkması beklenmiyor.

Kuraklık, Sel Ve Orman Yangını Riski

Güçlü bir El Niño’nun farklı kıtalarda farklı hava koşullarını beraberinde getirebileceği belirtiliyor. Hindistan’da muson yağışlarının zayıflaması, Endonezya ve Avustralya’da orman yangını riskinin yükselmesi ve Güney Amerika’nın bazı bölgelerinde daha şiddetli yağış ve seller yaşanması ihtimaller arasında gösteriliyor.

Bu nedenle El Niño yalnızca sıcaklıkların yükselmesiyle ilişkilendirilen bir hava olayı olarak değil, yağış düzenleri ve aşırı hava koşulları üzerindeki olası etkileri nedeniyle küresel ölçekte takip edilen bir iklim gelişmesi olarak değerlendiriliyor.

Özellikle kuraklık ve aşırı yağışların tarımsal üretim üzerindeki etkileri, gıda arzı açısından da önem taşıyor.

50 Milyon Kişi İçin Gıda Sıkıntısı Uyarısı

Haberde Dünya Gıda Programı’nın değerlendirmesine de yer veriliyor. Buna göre güçlü bir El Niño olayının gelecek yıl yaklaşık 50 milyon kişiyi ciddi gıda sıkıntısıyla karşı karşıya bırakabileceği konusunda uyarı yapılıyor.

Bu riskin özellikle tarımsal üretimin yağış düzenlerine yüksek oranda bağlı olduğu bölgelerde daha belirgin hale gelebileceği ifade ediliyor. Yağışların azalması veya aşırı hava olaylarının tarımsal üretimi olumsuz etkilemesi, bazı bölgelerde gıda arzı ve fiyatları üzerinde baskı oluşturabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Ancak söz konusu 50 milyonluk rakamın bir risk ve öngörü kapsamında ifade edildiği, kesinleşmiş bir gıda krizi anlamına gelmediği de göz önünde bulundurulmalı.

İngiltere Su Kaynaklarına Karşı Da Hazırlık Yapıyor

Soğan Hasadı Başladı! Polatlı’da 2 Bin Dönüm Tarlada Yoğun Mesai
Soğan Hasadı Başladı! Polatlı’da 2 Bin Dönüm Tarlada Yoğun Mesai
İçeriği Görüntüle

İngiltere yönetimi açısından gündemin bir diğer başlığını ise su kaynakları oluşturuyor. Ülkede yaşanan sıcak hava dalgalarının ardından su kaynakları üzerindeki baskının azaltılması ve kış aylarında oluşabilecek sel risklerine karşı altyapının güçlendirilmesi için yeni baraj ve su havzası projelerinin gündeme alındığı aktarılıyor.

Böylece olası iklim risklerine karşı yalnızca bireysel hazırlıkların değil, altyapı ve su yönetimi politikalarının da önem kazandığı görülüyor.

El Niño’nun önümüzdeki aylarda nasıl gelişeceği ve farklı bölgelerde hangi etkileri ortaya çıkaracağı ise meteorolojik gözlemler ve yeni iklim verileriyle daha netleşecek.

Muhabir: Resul Özdil