Ankara’nın Polatlı ilçesine bağlı Temelli’de soğan hasadı yoğun bir çalışma temposuyla başladı. Günün ilk ışıklarıyla tarlaların yolunu tutan mevsimlik işçiler, kavurucu sıcak altında topraktan çıkardıkları soğanları saplarından ayırarak kırmızı çuvallara dolduruyor.
Yaklaşık 2 bin dönümlük alanda sürdürülen hasatta 300 civarında mevsimlik işçi görev yapıyor. İşçiler yalnızca söküm işlemini değil, soğanın kesilmesi, çuvallanması ve kamyonlara yüklenerek depoya ya da piyasaya gönderilmesi aşamalarını da gerçekleştiriyor.
İşçilerin çavuşu Hakim Türe, çalışma günlerinin sabah saat 05.00'te başladığını ve bazı günlerde akşam saat 20.00'ye kadar sürdüğünü belirtti.
Soğanın Sökümünden Çuvallanmasına Kadar Her Aşama Elle Yapılıyor
Hakim Türe, soğan üretimindeki işçilik sürecinin yoğunluğuna dikkat çekerek tarladaki çalışmaların farklı aşamalardan oluştuğunu anlattı.
Türe'nin verdiği bilgilere göre işçiler bazı günler söküm yaparak soğanı topraktan çıkarıyor, bazı günler ise soğanları saplarından makasla ayırıyor. Hasadın bir diğer önemli aşamasını ise ürünlerin çuvallanması ve kamyonlara yüklenmesi oluşturuyor.
Türe, soğan üretiminde işçiliğin belirleyici olduğunu vurgulayarak günlük yaklaşık 200 ton soğanın çuvallanıp teslim edilebildiğini ifade etti.
Soğanlar İriliğine Göre Farklı Alanlarda Satılıyor
Tarladan çıkarılan soğanlar iriliklerine göre üç farklı gruba ayrılıyor. En iri boydaki soğanlar “takoz” olarak adlandırılırken marketlerde satışa sunuluyor.
Orta boy soğanlar daha çok restoranlarda kullanılırken, küçük boy ürünler ise pazarlarda kavurmalık olarak değerlendiriliyor.
Bu sınıflandırma sayesinde hasat edilen ürünler farklı tüketim alanlarına yönlendirilirken, tarladan çıkan soğanların depolama ve pazarlama süreci de bu ayrım üzerinden yürütülüyor.
Hasadın Ekim Ortasında Tamamlanması Bekleniyor
Hakim Türe, soğan üretimindeki çalışmaların yalnızca hasat döneminden ibaret olmadığını belirtti. Türe, soğan ekiminin mart ayında gerçekleştirildiğini, kendilerinin ise mayıs ayından itibaren tarladaki çalışmalarda görev aldığını söyledi.
Çapa, söküm, kesim ve çuvallama gibi aşamaların tamamında işçilerin sorumluluk üstlendiğini aktaran Türe, hasadın hava şartlarına bağlı olarak 15 Ekim civarında tamamlanmasının beklendiğini dile getirdi.
Yağışların artması halinde hasat takviminin değişebileceği de belirtildi.
Bu Yıl Dekara 5-7 Ton Verim Bekleniyor
Bölgede bu yıl hava şartlarının üretim açısından genel olarak olumlu geçtiği belirtilirken, dekara 5 ila 7 ton arasında verim bekleniyor.
Polatlı Hıdırşeyh Köyü'nde çiftçilik yapan ve aynı zamanda ziraat mühendisi olan Hasan Kılınç, ilçenin Türkiye'nin kışlık soğan üretiminde önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.
Kılınç, Polatlı ve çevresinin uzun yıllardır Türkiye'nin kışlık soğan ihtiyacının önemli bölümünü karşıladığını belirterek, ilçedeki üretimin halen ülke genelindeki soğan arzında belirleyici konumda olduğunu söyledi.
Polatlı’da Soğan Ekili Alanı 75 Bin Dekardan 25 Bin Dekara Düştü
Polatlı'da soğan üretimi açısından bu yıl dikkat çeken gelişmelerden biri ise ekim alanlarındaki ciddi düşüş oldu.
Yaklaşık 7 yıldır bölgede çiftçilere hizmet verdiğini belirten Ziraat Mühendisi Kerem Güler, geçen yıl yaklaşık 75 bin dekar olan soğan ekim alanının bu yıl 25 bin dekara kadar gerilediğini ifade etti.
Güler, bu düşüşün en önemli nedenlerinden birinin su kaynaklarının yetersizliği ve yaşanan susuzluk problemi olduğunu belirterek, çiftçilerin bu nedenle soğan ekimine daha az yöneldiğini söyledi.
Yağışlar Fayda Sağladı Ancak Güneş Eksikliği Verimi Etkiledi
Bu yıl yağışların bol olmasının soğan üreticileri açısından avantaj sağladığını belirten Güler, sezonun başlangıcında farklı bir sorun yaşandığını ifade etti.
Şubat ve mart aylarında havanın uzun süre kapalı gitmesinin, soğanın gelişim döneminde ihtiyaç duyduğu güneşlenmeyi sınırladığını belirten Güler, bu durumun bitkinin yeşil aksamının yeterince gelişmemesine ve verimin etkilenmesine neden olduğunu söyledi.
Polatlı'da bazı üreticilerin uygun şartlarda dekardan 10-11 tona kadar ürün alabildiğini belirten Güler, bu yıl için ise ortalama verimin yaklaşık 5 ton seviyesinde olmasının beklendiğini aktardı.
Üretim sezonu boyunca hastalık ve zararlılarla da mücadele edildiği ifade edildi.
“Üreticinin Üretmekten Vazgeçmemesi Çok Önemli”
Kerem Güler, soğanın Türkiye'nin mutfak kültüründeki önemine dikkat çekerek üretimin devam etmesinin önemini vurguladı.
Güler, çiftçilerin karşılaştığı su, maliyet ve üretim koşullarına rağmen tarımsal faaliyetlerini sürdürmesinin ülkenin kendi kendine yeterliliği açısından önemli olduğunu ifade etti.
Polatlı'nın uzun yıllardır soğan üretimi konusunda oluşmuş güçlü bir üretim kültürüne sahip olduğunu belirten Güler, bu yıl ekim alanları azalmış olsa da soğan tarımının bölgede devam edeceğini düşündüğünü söyledi.
İşçilerin Yaşam Koşullarının İyileştirilmesi Talep Ediliyor
Hasat döneminde tarlalarda yoğun mesai yapan mevsimlik işçilerin yaşam koşulları da gündeme geldi.
Hakim Türe, işçilerin çadırlarda kaldığını, elektrik ve su ihtiyaçlarının dışarıdan karşılandığını belirterek çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Türe ayrıca üreticilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Üreticinin zarar etmesi halinde gelecek sezon soğan ekiminden vazgeçebileceğini belirten Türe, üretimin sürdürülebilmesi için çiftçinin desteklenmesi gerektiğini vurguladı.
Polatlı’da Soğan Üretiminin Geleceği Su Kaynaklarına Bağlı
Polatlı'daki üreticiler açısından su kaynaklarının durumu, önümüzdeki yıllarda soğan ekim alanlarının seyrini belirleyecek önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Bu yıl ekim alanlarının 75 bin dekardan 25 bin dekara gerilemesi, üretimde su kaynaklarının ne kadar kritik olduğunu ortaya koyarken, bölgedeki üreticiler tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için destek ve uygun üretim koşullarına ihtiyaç duyuyor.
Türkiye'nin mutfak kültüründe önemli yere sahip olan soğanın üretim zincirinin devam etmesi için tarla, işçilik, sulama, hastalıklarla mücadele, depolama ve pazarlama gibi birçok aşamanın birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Polatlı'da başlayan hasat ise bu uzun üretim zincirinin en yoğun dönemlerinden birini oluşturuyor. Yaklaşık 300 işçinin gün doğmadan başlayan mesaisi, ürünlerin çuvallanıp kamyonlara yüklenmesiyle günün ilerleyen saatlerine kadar devam ediyor.



