Takvimler 6 Şubat 2023’ü gösteriyordu.
Saat 04.17’de Türkiye derin bir uykudayken, yer aniden sarsıldı. Şehirler karanlığa gömüldü, hayatlar bir anda durdu. O an sadece binalar değil, hayaller, yarınlar ve binlerce umut da yıkıldı.

Deprem sadece 65 saniye sürdü denildi.
Ama o 65 saniye, bir ömür kadar uzun, bir asır kadar ağırdı.

Bir Gecede Değişen Hayatlar

O gece kimileri sevdiklerini kaybetti, kimileri bedeninden bir parçayı, kimileri ise bütün bir hayatı. Enkaz altından yükselen çığlıklar, sessizliğe karıştı. Kurtarılan her can bir umut olurken, ulaşılamayan her ses yürekleri dağladı.

Gidenler sessizce gitti, kalanlar ise eksik kaldı.

Sabah olduğunda güneş doğdu ama içler ısınmadı. Sokaklarda bir sessizlik, gözlerde tarifsiz bir yorgunluk vardı. Aynı tarihin kazılı olduğu mezar taşları, aynı acının farklı hikâyelerini anlatıyordu.

04.17’De Kalan Sessizlik 6 Şubat’ın Unutulmayan Acısı (2)Zaman Geçti Ama Acı Dinmedi

Aylar geçti, mevsimler değişti.
“Zaman her şeyin ilacı” denildi.
Oysa bazı acılar zamana değil, kalbe yazılır.

Osmaniyeliler için  TC Kimlikle 15 Bin TL Nakit Desteği
Osmaniyeliler için TC Kimlikle 15 Bin TL Nakit Desteği
İçeriği Görüntüle

Hâlâ yarım kalan hayaller var.
Hâlâ titreyen dualar, hâlâ dalıp giden bakışlar…
6 Şubat, takvimden silinse bile hafızalardan silinmedi.

Dualarla Anılan Kayıplar

Hayatını kaybedenler, geride gözü yaşlı aileler ve derin bir boşluk bıraktı. O boşluk ne eşyayla ne de sözle doldu. Sadece dualarla sarıldı.

“Allah’ım, bu acıda can veren kullarını rahmetinle karşıla.
Kabirlerini cennet bahçelerine çevir.
Geride kalanlara sabır, yüreklerine güç ver.”

Unutmadık, Unutmayacağız

6 Şubat sadece bir tarih değil;
bir milletin ortak acısıdır.
Ve bu acı, unutulmadıkça vicdanlarda yaşamaya devam edecektir.

Çünkü biliyoruz ki;
Rahmet, bu acıdan da büyüktür.

Muhabir: Resul Özdil