Türkiye ile Yunanistan arasında Ege Denizi’ne ilişkin tartışmalara yeni bir başlık eklendi.

Ankara, Yunanistan’ın ağustos ayı içerisinde Ege Denizi’ni de kapsayacak şekilde ilan ettiği üç ayrı mekânsal planlama girişimine ilişkin itirazlarını diplomatik nota ile Yunan makamlarına iletti.

Diplomatik kaynaklara dayandırılan bilgilere göre Türkiye, söz konusu girişimlerin Ege’deki mevcut hukuki durumu değiştiremeyeceğini ve Ankara açısından herhangi bir hak kaybına yol açmayacağını bildirdi.

Türkiye’nin itiraz ettiği düzenlemeler; 7 Ağustos’ta açıklanan Turizm Özel Mekânsal Çerçevesi, 19 Ağustos’ta ilan edilen Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi ve 28 Ağustos’ta duyurulan Sanayi ve Tedarik Zinciri Özel Mekânsal Çerçevesi oldu.

Ağustos Ayında Peş Peşe Üç Adım

Yunanistan’ın Ege’yi de kapsayan ilk girişimi 7 Ağustos 2026 tarihinde geldi.

Atina yönetimi, Turizm Özel Mekânsal Çerçevesi’ni ilan etti.

Türkiye ise aynı gün yaptığı açıklamada, söz konusu planın aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil olmak üzere Ege sorunları bakımından Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını bildirdi.

Dışişleri Bakanlığı, Ege ve Akdeniz gibi kapalı ya da yarı kapalı denizlerde tek taraflı tasarruflardan kaçınılması gerektiğini de vurguladı.

İkinci Adım Yenilenebilir Enerji Alanında Geldi

Yunanistan, 19 Ağustos’ta bu kez Yenilenebilir Enerji Kaynakları Özel Mekânsal Çerçevesi’ni ilan etti.

Planın Ege Denizi’ni kapsaması Ankara’nın yeniden tepki göstermesine neden oldu.

Türkiye, bu girişimin de Yunanistan’ın benzer adımlarında olduğu gibi Ege’deki ihtilaflı konular bakımından Türkiye açısından hukuki sonuç doğurmayacağını açıkladı.

Ankara, bu tür tek taraflı düzenlemelerin Türkiye’nin Ege meselelerine ilişkin yerleşik hukuki tutumunu değiştirmeyeceğinin altını çizdi.

Üçüncü Girişim 28 Ağustos’ta

Atina yönetiminin ağustos ayındaki üçüncü adımı ise Sanayi ve Tedarik Zinciri Özel Mekânsal Çerçevesi oldu.

28 Ağustos’ta açıklanan düzenlemenin Ege Denizi’ni de kapsaması üzerine Türkiye bir kez daha itirazını ortaya koydu.

Dışişleri Bakanlığı, bu planın da aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş coğrafi formasyonlar dahil Ege sorunları bakımından Türkiye açısından herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağını bildirdi.

Türkiye aynı açıklamada, Ege’nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan ile iş birliğine hazır olduğunu da vurguladı.

Ankara Üç Girişimi Tek Notada Ele Aldı

Türkiye’nin Yunan makamlarına ilettiği diplomatik notada, ağustos ayında yapılan üç girişime yönelik görüş ve itirazların bütüncül şekilde ortaya konulduğu bildirildi.

Ankara’nın, çevre, turizm, enerji veya sanayi planlaması adı altında yapılacak düzenlemelerin Ege’deki ihtilaflı alanlar konusunda tek taraflı bir hukuki durum oluşturamayacağı görüşünü Yunan tarafına aktardığı belirtildi.

Notada Türkiye’nin Ege’deki hak ve menfaatlerini etkileyebilecek tek taraflı girişimlere karşı tutumunun sürdürüleceği kaydedildi.

“Fiili Durum Oluşturulamaz” Mesajı

Diplomatik kaynaklara göre Türkiye’nin en güçlü itirazlarından biri, aidiyeti uluslararası antlaşmalarla Yunanistan’a devredilmemiş ada, adacık ve kayalıklar üzerinde planlama yoluyla fiili durum oluşturulması ihtimali oldu.

Ankara, herhangi bir ulusal planlama belgesinin ihtilaflı coğrafi formasyonların statüsünü tek taraflı olarak değiştiremeyeceğini savunuyor.

Türkiye, Yunanistan’ın yayımladığı harita ve planların Ankara’nın hukuki hak ve menfaatlerini etkilemeyeceğini kayda geçirdi.

“Maksimalist İddialar Kabul Edilemez”

Notada çevresel ve sektörel planlamaların sınır aşan etkilerine de dikkat çekildiği bildirildi.

Türkiye’nin, çevrenin korunması veya ekonomik planlama gibi başlıkların Ege’de maksimalist deniz yetki alanı iddialarını desteklemek amacıyla kullanılmasını kabul etmediği belirtildi.

Ankara, çevre ve ekonomik faaliyetlerle ilgili iş birliğine karşı olmadığını ancak bunun iki ülkenin ihtilaflı konulardaki hukuki pozisyonlarını değiştirecek şekilde kullanılamayacağını vurguluyor.

Deniz Sınırlarında Hakkaniyet Vurgusu

Türkiye, Ege Denizi’ndeki deniz yetki alanları konusunda uzun süredir sınırların tek taraflı işlemlerle belirlenemeyeceği görüşünü savunuyor.

Ankara’nın notasına göre deniz sınırlarının ilgili tüm koşullar dikkate alınarak, uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri çerçevesinde iki ülkenin anlaşmasıyla belirlenmesi gerekiyor.

Türkiye’nin bu konudaki yerleşik tutumunun yeni diplomatik nota ile Yunan tarafına bir kez daha iletildiği belirtildi.

İş Birliği Mesajı da Verildi

Türkiye’nin açıklamalarında yalnızca itiraz değil, diyalog ve iş birliği mesajı da öne çıktı.

Dışişleri Bakanlığı, uluslararası deniz hukukunun Ege ve Akdeniz gibi kapalı veya yarı kapalı denizlerde kıyıdaş devletler arasında iş birliğini teşvik ettiğini belirtiyor.

Ankara, Ege Denizi’nin iki kıyıdaş devletinden biri olarak Yunanistan ile iş birliğine hazır olduğunu daha önceki açıklamalarında da ifade etmişti.

Türkiye ayrıca sorunların uluslararası hukuk, hakkaniyet ve iyi komşuluk ilkeleri temelinde çözülmesi gerektiği görüşünü koruyor.

Atina Bildirgesi Hatırlatıldı

Türkiye, 7 Aralık 2023 tarihinde imzalanan Dostane İlişkiler ve İyi Komşuluk Hakkında Atina Bildirgesi’ne de vurgu yaptı.

Ankara, iki ülke ilişkilerindeki sorunların gerilimi artıracak tek taraflı adımlar yerine diyalog yoluyla ele alınması gerektiği görüşünü sürdürüyor.

Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamalarında, Yunanistan’ın da Atina Bildirgesi’yle uyumlu bir yaklaşım benimsemesi gerektiği ifade edildi.

Avrupa’nın En Büyük Düzlük Şelalesi Ren Şelalesi
Avrupa’nın En Büyük Düzlük Şelalesi Ren Şelalesi
İçeriği Görüntüle

Deniz Parkları Konusunda da Karşılıklı Nota Verilmişti

Türkiye ile Yunanistan arasındaki Ege gündeminde daha önce deniz parkları konusu da tartışma yaratmıştı.

Türkiye’nin Fethiye-Kaş ve Kuzey Ege Deniz Milli Parklarının kurulmasına ilişkin kararlarının ardından Yunanistan Türkiye’ye nota vermişti.

Atina, açıklanan bazı koordinatların kendi karasuları dışında olmasına rağmen Yunanistan’ın kıta sahanlığı iddialarıyla örtüştüğünü savunmuştu.

Türkiye ise Ege’deki hak ve yetki alanlarına ilişkin kendi hukuki pozisyonunu koruduğunu bildirmişti.

Ege Gündemi Yeniden Hareketlendi

Ağustos ayında art arda yaşanan gelişmeler, Türkiye-Yunanistan ilişkilerinde Ege başlığını yeniden ön plana çıkardı.

Bir yandan iki ülke arasında diyalog ve iyi komşuluk mesajları devam ederken diğer yandan deniz yetki alanları, aidiyeti tartışmalı coğrafi formasyonlar ve tek taraflı planlama girişimleri konusundaki görüş ayrılıkları sürüyor.

Türkiye’nin son nota ile verdiği temel mesaj ise net oldu: Ege’de tek taraflı planlamalarla mevcut hukuki durum değiştirilemez ve tarafların haklarını ilgilendiren konular ancak uluslararası hukuk, hakkaniyet ve karşılıklı mutabakat çerçevesinde çözülebilir.

Muhabir: Resul Özdil