ABD Başkanı Donald Trump’ın “Büyük dalga henüz gelmedi” sözleri, Washington–Tahran hattında tansiyonu yeniden yükseltti. Uzmanlara göre bu ifade, şimdiye kadar yürütülen operasyonlardan daha ağır ve kapsamlı bir hava harekâtının işareti olabilir. Ancak bazı değerlendirmeler bunun aynı zamanda psikolojik harp unsuru taşıdığına dikkat çekiyor.

Stratejik Bombardıman Senaryosu

İngiliz basınında yer alan analizlerde, olası “büyük operasyonun” ABD’nin stratejik bombardıman filosunu devreye sokabileceği belirtiliyor. Bu kapsamda üç kritik uçak öne çıkıyor:

Bomba

  • B-1 Lancer

  • B-2 Spirit

  • B-52 Stratofortress

Uzmanlara göre bu platformların devreye girmesi; daha fazla sorti, daha ağır mühimmat ve özellikle yer altı hedeflerine yönelik sığınak delici bombaların kullanılması anlamına geliyor.

B-2 ve Sığınak Delici Bombalar

Bombaa

Özellikle B-2 Spirit, daha önce İran’ın nükleer altyapısına yönelik operasyonlarda kullanılan GBU-57 MOP (Massive Ordnance Penetrator) tipi mühimmatla gündeme gelmişti. Yaklaşık 30 bin libre ağırlığındaki bu bomba, derin yer altı tesislerini hedef almak üzere tasarlandı.

Bu tür mühimmatın yeniden devreye alınması, doğrudan stratejik altyapının hedef alınacağı anlamına gelebilir.

“En Tehlikelisi” B-52 mi?

ABD envanterinin en ağır bombardıman uçaklarından biri olan B-52 Stratofortress, tek uçuşta yaklaşık 32 ton mühimmat taşıyabiliyor. Ancak yavaş ve savunmasız yapısı nedeniyle ancak hava üstünlüğü sağlanmış bölgelerde etkin kullanılabiliyor.

ABD Genelkurmay Başkanı Dan Caine’in İran üzerinde “yerel hava üstünlüğü sağlandığı” açıklaması, bu tür ağır platformların devreye alınabileceği yorumlarını güçlendirdi.

MOAB mı, MOP mu?

Kamuoyunda “tüm bombaların anası” olarak bilinen GBU-43/B MOAB ile yer altı hedefleri için tasarlanan GBU-57 MOP arasında kritik farklar bulunuyor.

Güvenlik uzmanları, bu tür mühimmatların yalnızca askeri değil, diplomatik ve siyasi sonuçlarının da ağır olacağı görüşünde.

“İran, Irak Değil”

Emekli İstihbarat Albay Coşkun Başbuğ, İran’ın geçmişte operasyon düzenlenen Irak, Afganistan ya da Vietnam’la kıyaslanamayacağını belirterek, geniş çaplı bir bombardımanın “bölgesel ve küresel felaket” doğurabileceği uyarısında bulundu.

Başbuğ’a göre Trump’ın açıklamaları bir psikolojik baskı hamlesi de olabilir. Ancak ABD’nin askeri açıdan sıkışması halinde daha sert adımların masaya gelebileceği ihtimali de göz ardı edilmiyor.

Bölgedeki askeri hareketlilik artarken, gözler Washington’un atacağı bir sonraki adıma çevrildi. “Büyük dalga” gerçekten geliyor mu, yoksa bu yalnızca caydırıcılığı artırmaya yönelik bir stratejik mesaj mı? Önümüzdeki günler belirleyici olacak.

Muhabir: Mehmet Çardak