Mağarayı ilginç kılan unsurların başında ise “su incileri” olarak nitelendirilen doğal oluşumlar geliyor. Altın veya değerli madenlerin aksine tamamen taş ve mineral oluşumlarından meydana gelen bu doğal güzellikler, mağaranın en dikkat çekici bölümleri arasında gösteriliyor.
İşçilerin merakı mağaranın derinliklerine götürdü
Anlatılanlara göre Adana-Mersin arasındaki otoyol yapım çalışmaları sırasında bazı işçiler, boş zamanlarında yol kenarında gördükleri mağarayı merak ederek incelemek istedi.
Kuyu gibi derin bir yapıya sahip olduğu belirtilen mağaraya çevrede yaşayan köylülerin zaman zaman girdiğinin görülmesi, işçilerin de mağaranın derinliklerini keşfetme isteğini artırdı.

İpler yardımıyla yaklaşık 40 metre derinliğe inildiği ve burada mağaranın doğal oluşumlarıyla karşılaşıldığı aktarılıyor.
İlk bakışta bir define arayışını andıran keşif, ilerledikçe altın ya da başka bir maden yerine çok daha farklı bir doğal hazineyi ortaya çıkardı.
Altın yerine milyonlarca yıllık taş hazinesi
Mağaranın derinliklerinde karşılaşılan oluşumlar, bölgenin jeolojik geçmişine ilişkin de önemli ipuçları taşıyor.
Kalker içeren suların mağara içerisinde zaman içerisinde oluşturduğu birikimler, milyonlarca yıl boyunca farklı şekiller meydana getiriyor. Sarkıt ve dikitlerin yanı sıra mağaranın bazı bölümlerinde suyun hareketiyle oluştuğu düşünülen sıra dışı yapılar da göze çarpıyor.

Bu nedenle Taşkuyu Mağarası, yalnızca içerisinde bulunan oluşumlarla değil, bu oluşumların meydana gelme biçimleriyle de ziyaretçilerin ilgisini çekiyor.
Mağaranın en dikkat çekici oluşumlarından biri su incileri
Taşkuyu Mağarası’nı farklı kılan oluşumlardan biri de “su incileri” olarak adlandırılan doğal yapılar.
Bu oluşumlar, mağara içerisinde su damlalarının çevresinde zaman içerisinde biriken mineral ve kalker tabakalarının meydana getirdiği küçük, yuvarlak yapılar olarak dikkat çekiyor.
Milyonlarca yıllık doğal süreçlerin sonucunda meydana gelen bu taş oluşumları, mağaranın içerisinde adeta bir hazine görünümü oluşturuyor.
Ancak bu hazinenin değeri altında veya mücevherde değil, doğanın milyonlarca yıl boyunca oluşturduğu eşsiz görüntüde yatıyor.
Sarkıt ve dikitler mağarayı süslüyor
Taşkuyu, tipik bir damlataş mağarasında görülebilecek sarkıt ve dikit oluşumlarına da ev sahipliği yapıyor.
Kalker içeren suyun mağara içerisindeki hareketi sırasında yüzeylerde bıraktığı minerallerin zaman içerisinde birikmesiyle meydana gelen bu oluşumlar, mağaranın duvarlarını ve tavanını adeta doğal bir sanat eserine dönüştürüyor.
Bazı bölümlerde sarkıt ve dikitlerin birleşerek sütun benzeri yapılar meydana getirdiği görülürken, farklı şekillerdeki oluşumlar mağaranın her bölümünde ayrı bir görüntü ortaya çıkarıyor.
Suyun yönüyle ilgili dikkat çeken görüntüler
Mağaranın en merak uyandıran yönlerinden biri ise bazı oluşumların oluşma biçimi.
Kaynak anlatımda, bazı doğal yapıların suyun yukarıdan aşağıya doğru hareket etmesiyle değil, adeta aşağıdan yukarı doğru yükselmesiyle oluşmuş gibi göründüğü ifade ediliyor.
Bu durum, mağarayı ziyaret edenler açısından dikkat çekici bir görüntü oluştururken, Taşkuyu’nun içerisinde hâlâ keşfedilmeyi bekleyen pek çok doğal ayrıntının bulunduğu düşüncesini de güçlendiriyor.
Tarsus’un kuzeyinde ziyaretçilerini bekliyor
Taşkuyu Mağarası, Tarsus’un kuzeyinde ve Eshab-ı Kehf Mağarası’nın yakınında bulunuyor.
Mağaranın ziyaret edilebilmesi için belediye tarafından güvenli merdivenlerin yapıldığı ve ziyaretçilerin mağaranın iç bölümlerine daha rahat ulaşabilmesinin sağlandığı aktarılıyor.
Doğal oluşumları görmek, mağaranın derinliklerini keşfetmek ve milyonlarca yıllık jeolojik sürece tanıklık etmek isteyenler için Taşkuyu, bölgedeki dikkat çekici doğal alanlardan biri olarak öne çıkıyor.
Doğal mirasın korunması büyük önem taşıyor
Mağaralarda bulunan sarkıt, dikit ve diğer mineral oluşumları son derece uzun zaman dilimlerinde meydana geliyor. Bu nedenle ziyaret sırasında doğal yapıların korunması, oluşumlara zarar verilmemesi ve çevrenin temiz tutulması büyük önem taşıyor.
Taşkuyu Mağarası’nın sahip olduğu doğal güzelliklerin gelecek kuşaklara aktarılabilmesi için ziyaretçilerin de çevre konusunda duyarlı davranması gerekiyor.

Milyonlarca yıl içerisinde oluşan bu doğal yapıların birkaç saniyelik dikkatsizlikle zarar görebileceği düşünüldüğünde, mağaranın korunması yalnızca bölge açısından değil, doğal ve jeolojik mirasın geleceğe taşınması açısından da önem taşıyor.
Altın yerine taşlardan oluşan bir hazineyi barındıran Taşkuyu Mağarası, sıra dışı doğal oluşumları ve “su incileriyle” keşfedilmeyi bekleyen dikkat çekici bir yer olarak öne çıkıyor.







