Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, son günlerde Borsa İstanbul ve yatırım fonlarında yaşanan sert dalgalanmaların ardından merak edilen sorulara yanıt verdi. NTV canlı yayınında konuşan Şimşek, yaşanan sorunun piyasanın geneline yayılmış yapısal bir kriz olmadığını, sınırlı sayıdaki fonda ortaya çıkan kredi ve likidite problemlerinden kaynaklandığını ifade etti.

Şimşek’in açıklamasına göre Türkiye’de toplam 2 bin 38 fon bulunurken, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından 7 portföy yönetim şirketinin yönettiği 131 fon tasfiye sürecine alındı. Bakan, bu fonların toplam piyasanın sınırlı bir bölümünü oluşturduğunu söyledi.

“Genele Yayılmış Sistemik Risk Yok”

Piyasalarda yaşanan hareketliliği değerlendiren Şimşek, fonlardaki kredi ve likidite sıkışıklığının genel finansal sisteme yayılan bir risk olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Şimşek, “Borsa ve fon piyasasında yapısal bir sorun yok” değerlendirmesinde bulunurken, sorunun özellikle bazı serbest fonlarda yoğunlaştığını belirtti. Serbest fonların dünyada da daha esnek düzenlemelere tabi olduğunu, Türkiye’de ise son dönemde bu alanın daha sıkı kurallara bağlandığını ifade etti.

131 Fon İçin Tasfiye Süreci

Şimşek, sınırlı sayıdaki fonda “piyasa bozucu eylemler” tespit edildiğini belirterek SPK’nın gerekli müdahalelerde bulunduğunu açıkladı.

Bakan Şimşek, 7 portföy yönetim şirketinin işlettiği 131 fonun tasfiye kapsamına alınmasına ilişkin, sürecin SPK tarafından belirlenen esaslar doğrultusunda yürütüleceğini söyledi.

Tasfiye kararının, fonların bütün varlıklarının ortadan kalktığı anlamına gelmediğini belirten Şimşek, sürecin yatırımcı haklarını koruyacak şekilde işletileceğini savundu.

“Sorunlu Alanı Karantinaya Aldık”

Şimşek’in kullandığı dikkat çekici ifadelerden biri de “karantina” benzetmesi oldu.

Bakan, sorunlu fonların sistemin geri kalanına zarar vermemesi için düzenleyici kurumların devreye girdiğini belirterek, piyasanın büyük bölümünün faaliyetlerine sağlıklı şekilde devam ettiğini söyledi.

Şimşek, fon piyasasının yaklaşık yüzde 90’ında sorun bulunmadığını, problemli bölümün toplam fon büyüklüğünün yaklaşık yüzde 10-11’ine karşılık geldiğini ifade etti.

Bu oranların Şimşek’in değerlendirmesi olduğu, tasfiye kapsamındaki fonların tek tek mali durumlarının süreç içerisinde netleşeceği belirtiliyor.

Yatırımcılara “Tasarruflar Korunacak” Mesajı

Fonlarda parası bulunan yatırımcıların en önemli sorusu ise tasfiye sonrasında yatırımlarına ne olacağı.

Şimşek, SPK’nın tasfiye sürecinin yatırımcıların haklarını korumaya yönelik yürütüleceğini belirterek, işlemlerin Borsa İstanbul üzerinde yeni bir satış baskısı oluşturmayacak şekilde planlandığını ifade etti.

“Yatırımcıların tasarrufları korunacak” mesajını veren Şimşek, nitelikli yatırımcı statüsündeki kişilerin de alınan koruyucu tedbirlerden yararlanacağını söyledi.

Tasfiye sonunda yatırımcılara yapılacak ödemenin tutarı ise fonların elindeki varlıkların hangi fiyatlarla nakde çevrileceğine bağlı olacak.

Merkez Bankası Likidite İçin Devrede

Şimşek, piyasadaki sıkışıklığın ardından ekonomi yönetiminin bir dizi önlem aldığını da açıkladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın gerektiğinde piyasaya gerekli likiditeyi sağlamaya hazır olduğunu belirten Şimşek, BDDK ve SPK’nın da kendi görev alanlarında yeni tedbirler uyguladığını söyledi.

Bankaların kendi hisselerini satın almalarına ilişkin sermaye uygulamalarında da düzenlemeye gidildiğini ifade eden Şimşek, ekonomi yönetiminin farklı risk senaryolarına karşı önceden hazırlanmış alternatif planlarının bulunduğunu kaydetti.

“A, B ve C Planlarımız Var”

Şimşek, piyasadaki olası dalgalanmalara karşı ekonomi yönetiminin tek bir senaryoya göre hareket etmediğini söyledi.

“Bu tür senaryolara karşı A-B-C planlarımız var” diyen Şimşek, mevcut aşamada uygulanan tedbirlerin yeterli olduğunu düşündüklerini belirtti.

Finansal piyasalardaki güveni ölçmek için CDS, tahvil faizleri ve Borsa İstanbul’daki hareketlerin takip edildiğini söyleyen Bakan, alınan önlemlerin ardından piyasalardaki stres göstergelerinde düşüş görüldüğünü savundu.

Şimşek: Yanlış Yapanlar Sonuçlarına Katlanacak

Fonlarla ilgili soruşturmaların adli boyutuna ilişkin de açıklama yapan Şimşek, SPK’nın lisans iptalinden suç duyurusuna ve fonların tasfiyesine kadar yetkileri çerçevesinde işlem yaptığını belirtti.

Bundan sonraki aşamanın yargı makamlarında olduğunu kaydeden Şimşek, piyasa bozucu eylemlerde bulunan ve yatırımcıların birikimlerini riske atan kişiler hakkında ayrım gözetilmeden işlem yapılacağını söyledi.

Bu kapsamda haklarında soruşturma yürütülen kişiler bakımından adli süreç devam ediyor; kesinleşmiş mahkeme kararı bulunmayan kişiler için suçluluk hükmü kurulmuş değil.

Evim Şirketleri İçin Yeni Sistem Gündemde

Şimşek, tasarruf finansman şirketleriyle ilgili gelişmeleri de değerlendirdi.

Banka dışı finans sisteminde şu anda sistemik bir sorun bulunmadığını savunan Şimşek, tasarruf finansman sektörünün hızlı büyüdüğüne dikkat çekti.

Osmaniye’de Ana Arı Yetiştiricilerine Sertifika Verildi
Osmaniye’de Ana Arı Yetiştiricilerine Sertifika Verildi
İçeriği Görüntüle

Bu şirketler için uzun vadede bankacılık sistemindeki güvence mekanizmalarına benzer bir fon veya teminat havuzu oluşturulmasının değerlendirildiğini açıklayan Bakan, BDDK’nın gerekli ilave düzenlemeleri yapacağını belirtti.

Şimşek’ten Savaş ve Enflasyon Açıklaması

Bakan Şimşek’in açıklamalarında bölgesel savaşların Türkiye ekonomisine etkisi de önemli bir yer tuttu.

Şimşek, savaşın Türkiye’deki enflasyonu yaklaşık 7 puan yukarı taşıdığı değerlendirmesinde bulundu.

Şimşek’e göre savaş yaşanmasaydı yıl sonu enflasyonu yüzde 21-22 civarında gerçekleşebilecekti. Mevcut durumda ise piyasa beklentilerinin yüzde 28-29 civarına işaret ettiğini söyledi.

Bu rakamlar Bakan Şimşek’in ekonomik değerlendirme ve tahminleri olup, gerçekleşecek yıl sonu enflasyonu gelecek aylardaki fiyat gelişmeleriyle kesinleşecek.

“400 Milyar Liralık Gelirden Vazgeçtik”

Enerji fiyatlarındaki yükselişin vatandaşlara tamamen yansıtılmaması için bütçe imkânlarının kullanıldığını belirten Şimşek, eşel mobil sistemi nedeniyle devletin yaklaşık 400 milyar liralık gelirden vazgeçtiğini söyledi.

Şimşek, söz konusu uygulamanın bütçedeki faiz dışı fazlayı aşağı çektiğini ve borçlanma ihtiyacını artırdığını, ancak dışsal şokların vatandaş üzerindeki etkisini sınırlamak amacıyla bu tercihin yapıldığını ifade etti.

Sanayide Yapısal Dönüşüm Mesajı

Şimşek ekonomi programının bundan sonraki dönemine ilişkin de önemli açıklamalarda bulundu.

Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili üretimde daha üst seviyelere çıkması gerektiğini belirten Şimşek, imalat sanayisinin bütçe ve kamu imkânlarıyla seçici krediler aracılığıyla destekleneceğini söyledi.

Şimşek ayrıca enerji dönüşümünü Türkiye ekonomisinin önemli öncelikleri arasında gösterdi.

Türkiye’nin son 20-25 yılda petrol ve doğal gaz ithalatına yaklaşık 1 trilyon dolar ödediğini belirten Bakan, rüzgâr ve güneş enerjisinin daha fazla kullanılmasıyla enerji ithalatının azaltılmasının hedeflendiğini ifade etti.

Nükleer, 5G ve Fiber Altyapı Vurgusu

Şimşek, teknolojik dönüşümün yalnızca sanayiyle sınırlı olmayacağını kaydetti.

Veri merkezlerinin artan enerji ihtiyacına işaret eden Bakan, nükleer enerji yatırımlarının yanı sıra 5G ve fiber altyapının hızlandırılması gerektiğini söyledi.

İhracatta orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payının artırılmasının Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde daha üst seviyelere çıkması açısından kritik olduğunu belirtti.

Gençlere Yönelik Yeni Programlar Hazırlanıyor

Ekonomi yönetiminin gelecek dönem gündemindeki başlıklardan biri de genç istihdamı olacak.

Şimşek, 15-29 yaş grubunda eğitimde veya istihdamda bulunmayan gençlere yönelik güçlü programların hazırlandığını söyledi.

Daha esnek çalışma modellerinin Türkiye’nin iş gücü piyasası açısından faydalı olabileceğini belirten Şimşek, yapısal reform gündeminin yoğun şekilde devam edeceğini kaydetti.

Gözler Tasfiye Sürecinde

Şimşek’in açıklamalarının ardından yatırımcıların gözü SPK tarafından tasfiye sürecine alınan 131 fona çevrildi.

Ekonomi yönetimi sorunun piyasanın geneline yayılmadığını ve düzenleyici tedbirlerin yeterli olduğunu savunurken, fon yatırımcıları açısından temel gündem; varlıkların hangi yöntemle nakde çevrileceği, ödemelerin hangi takvimde yapılacağı ve tasfiye sonunda oluşacak pay değerleri olacak.

Bakan Şimşek ise ekonomi yönetiminin mesajını, sorunlu alanın sınırlandırıldığı, sistemik risk bulunmadığı ve yatırımcı haklarının korunacağı şeklinde özetledi.

Muhabir: Resul Özdil