Kişinin her türlü aşırılıktan sakınarak doğruluk üzere bulunması anlamında ahlâk ve tasavvuf terimi gibi gözüksede , hakikattede istikamet sahibi olmamız gerektiği herbirimizin temennisidir.
Allah'tan istikamet beklemek ne demek?
İslam, bu yolu Müslümana bir hedef olarak sunmuş, Kur'an bizi bu yola çağırmış, Peygamberimiz bu yol üzere bize rehberlik etmiştir. İşte bu yol, sırat-ı müstakimdir. Hayatı bu doğrultuda tanzim etmek, bu yolda istikrarlı bir şekilde yürümek ise istikamettir. İstikamet, kişinin imanla Allah'ın emniyetine sığınmasıdır.
Âyetin muhâtabı sevgili Peygamberimiz’dir. O, doğru yolda, dürüst bir yaşayışa sahipti. Zaten doğru yolda olan Peygamber’e “doğru ol!” emrini vermek, “doğrulukta devam et!” anlamındadır. Bu sebeple tercümeyi buna göre yaptık.
“Emrolunduğun gibi dosdoğru olmaya devam et”
فَاسْتَقِمْ كَمَٓا اُمِرْتَ وَمَنْ تَابَ مَعَكَ وَلَا تَطْغَوْاۜ اِنَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَص۪يرٌ ﴿١١٢﴾
Festakim kemâ umirte vemen tâbe me’ake velâ tetġav(c) innehu bimâ ta’melûne basîr(un)
Öyleyse sana emredildiği gibi dosdoğru ol. Daha önce gittikleri yanlış yolları bırakarak Allah’a yönelen ve senin maiyetine girenler de dosdoğru olsunlar! İstikâmeti terk edip doğru yoldan dışa taşmayın. Hiç şüphesiz Allah, ne yapıyorsanız hepsini hakkıyla görmektedir.
“İstikamet, yaşadığın zaman içinde kıyametin koptuğunu ve Allah’ın huzurunda bulunduğunu düşünmektir.”
Şeyh Seyyid Mustafa Hayri Malatyevî (ks), istikamet hakkında şöyle derdi:
“Bir istikamet, bin kerametten üstündür.
Allahu Teâlâ’nın Nahl Sûresi’nde beyan buyurduğu gibi “İpliği güzel bir şekilde eğirdikten sonra tekrar bozan kadın gibi olmayınız.
Resûlullah Aleyhissalâtu vesselâm şöyle buyurmuştur:
“Tam olarak başaramazsanız bile yine de istikamet üzere olun. Biliniz ki, dini hükümlerin en hayırlısı namazdır. Müminden başkası abdesti muhafaza edemez. İstikamet, her şeyin kendisi ile kemâl bulduğu ve ahlakı tamamlayan dini bir derecedir. Her nevi hayrın husûle gelmesi, nizamın konulması istikametin varlığı ile mümkündür.”
“Allah Azze ve Celle buyurdu ki”
"Rabb'imiz Allah'tır." deyip, dosdoğru olanlara gelince, onlara melekler gelerek: "Korkmayın ve üzülmeyin. Söz verildiğiniz Cennet'le sevinin!" derler.
اِنَّ الَّذ۪ينَ قَالُوا رَبُّنَا اللّٰهُ ثُمَّ اسْتَقَامُواتَـتَنَزَّلُ عَلَيْهِمُ الْمَلٰٓئِكَةُ اَلَّا تَخَافُوا وَلَاتَحْزَنُوا وَاَبْشِرُوا بِالْجَنَّةِ الَّت۪ي كُنْتُمْتُوعَدُونَ
İnnellezine kalu rabbunallahu summestekamu tetenezzelu aleyhimul melaiketu ella tehafu ve la tahzenu ve ebşiru bil cennetilleti kuntum tuadun.
(Ahkaf Sûresi, ayet 13)
Hakikatin rehber, doğruluğun pusula olduğu bir medeniyetin evlatlarıyız.
Rabbim bizleri doğruluktan ayırmasın; hakkın ve hakikatin izinden yürüyen, dosdoğru kullarından eylesin.